banner863

Dokunulmazlık


Barış Tınay

Barış Tınay

22 Nisan 2016, 14:40

Dünya'nın hiçbir yerinde bir siyasi partinin milletvekilleri, insanları katleden canlı bombalar için taziye çadırı kurmaz, terörü kutsamaz, teröristi övmez. Bu, evrensel hukuk içerisinde de suçtur.
 
PKK cenazelerine katılan, özerklik ilanına destek çıkan HDP milletvekillerinin saymakla bitmeyecek suçları var ama dokunulmazlıklarının kaldırılması, terörle mücadeleye gerçekten katkı sağlayacak mı?
 
Şimdi bazılarınız bana sitem edecek ve hatta kızacak. 
 
Lakin bilmeliyiz ki uluslararası güçlerin piyonu olmuş bir hareket, dokunulmazlıkların kaldırılmasını ve milletvekillerinin yargılanmasını kendi lehine çok iyi değerlendirecektir.
 
PKK bu sayede, kendisinin bir terör örgütü olmadığı, meclis çatısı altında siyaset yapma imkânı tanınmadığı ve silaha sarılmasının meşru olduğu propagandasını yürütecektir. Yani diyecektir ki ben haklarımı savunmak için bir özgürlük savaşı veriyorum.
 
"IŞİD" ile özdeşleştirilen, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında ağır eleştirilere maruz kalan bir Türkiye algısını düşündüğümüzde durumun vahametini anlamalıyız.
 
Çin'den Rusya'ya, AB'den ABD'ye kadar bir ilişki ağı oluşturmuş ve uluslararası kamuoyunda sempati ile bakılan bir PYD, çözüm süreci ile muhatap alınarak meşruluğu arttırılmış bir PKK ve meclise sokulmuş bir HDP varken; iç siyasete yönelik atılacak, yeni anayasa - başkanlık sistemi hedeflerini gözeten popülist adımlar, ülke bütünlüğünü tehlikeye atabilecek gelişmelere yol açabilir.
 
PKK Hendeklere Gömülürken, Siyaseten Hata Yapmamalıyız.
 
Kandil’in isteği de aslında, HDP’lilerin yaka paça hapse atılmasıdır.
 
Burada terör örgütü üç amaç hedefliyor:
 
1. Özerklik ilanları, Kızılay terör saldırısı ve TSK operasyonları karşısında alınan ağır yenilgi sonrasında, örgüt direncini arttırabilmek ve az da olsa kalan sivil desteği koruyabilmek;
 
2. Terör meselesini askeri boyuttan çıkartarak, siyasi zemine çekmek.
 
3. Uluslararası alanda kendisini terör kapsamından çıkartmak ve meşru kılmak.
 
Demirtaş’ın da her fırsatta Türkiye’yi ABD’ye, AB’ye, NATO’ya ve BM’ye şikâyet etmesi ve sürekli olarak Türkiye’ye baskı yapılması çağrısında bulunması boşuna değildir.
 
Bu sebeple, adımlarımızı bir değil, bin kere düşünerek atmalıyız.
 
CHP, Dokunulmazlıkların Kaldırılmasına “Evet” Demek Zorunda Kalmıştır.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun AKP'nin meclise sunduğu dokunulmazlık yasa tasarısına evet denileceğini açıklaması parti içerisinde bir tartışma başlattı. Bazı CHP milletvekilleri de, şimdiden hayır oyu kullanacağını açıkladı hatta bu konu ile ilgili genel merkezin vekilleri uyardığı da belirtiliyor.
 
Öncelikle anayasa değişikliklerinde, grup kararı alınamadığını belirtmeliyiz. Yani burada milletvekillerinin hür iradeleri ile "gizli" olarak oy kullanılması isteniyor. Dolayısı ile genel başkanın söylemine rağmen, milletvekillerinin hayır oyu kullanması için önlerinde bir engel bulunmuyor.
 
"Anayasa aykırı ama evet diyeceğiz" açıklamasını da yasanın geçip, anayasa mahkemesine götürme durumu oluştuğunda, CHP’nin buna destek vermeyeceği anlamında okumamız gerekiyor.
 
CHP'nin bu kararı aldırtan ana sebebin, HDP/PKK'yı koruyor ve terörle mücadeleyi engelliyor görüntüsü vermemek olduğu anlaşılıyor. Bu haklı ve de gerçekçi de bir gerekçedir.
 
Bazı milletvekili ve parti yöneticisinin, CHP'ye çok ciddi zararlar verdiği biliniyor. Bir milletvekili PKK kanalına çıkıyor, bir diğeri de PKK'lı canlı bombayı anlamak lazım diyerek terörü meşrulaştırma gayretine kalkışıyor. İşte bütün bu hezeyanlar, AKP'nin çözüm sürecini unutturma ve başkalarını suçlama gayreti ile birleşince, halkta CHP'ye karşı bir tepki yaratılıyor.
 
Son dönemde CHP'lilere yönelik artan şiddet eylemlerini de bu karardan ayrı ele alamayız.
 
Bu karar aynı zamanda, CHP ile HDP/PKK arasına da net bir çizgi çekecektir.

Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.