Dostluğa ve işbirliğine mahkûm olmak


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

22 Aralık 2015, 17:21

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”
Anadolu insanı bu Atasözüyle, yanyana yaşamak durumunda olanların her zaman birbirlerine ihtiyacı olduğunu ve dayanışma içinde olmalarının kendi çıkarlarına olduğunu anlatmaya çalışmıştır.
Aynı durum komşu halklar ve milletler için de geçerlidir.
Atasözleri bin yılların toplumsal pratiğinden süzülmüş bilincin ifadesidir.
Her ne kadar sınıflı toplumlarla birlikte komşu halklar birbirlerinin en büyük düşmanları olmuşlarsa da, bu durum halkların çıkarlarının birbirleriyle çeliştiği anlamına gelmez.
Köleci ve feodal hakim sınıflar, sömürü ve egemenlik alanlarını genişletmek için komşu halklara hep saldırdılar. Ama halkların birbirleriyle sorunları yoktu. Nitekim yüzyıllar boyunca yanyana ve içiçe barış içinde yaşayan halklar örneği dünyanın her yanında tarih boyunca hep var oldu.
Aynı durum kapitalizm-emperyalizm çağının“milletleri” için de geçerlidir.

Batı Asya’nın komşu milletleri
Ama komşunun komşuya muhtaçlığı, herhalde hiçbir zaman şimdi hep beraber emperyalist tehdidin hedefi haline gelen Batı Asya milletlerinin birbirleriyle dostluğa ve işbirliğine muhtaç oldukları kadar yakıcı olmadı.
Irak ve özellikle Suriye halkının yaşadığı yıkımın bir benzeri tarih boyunca çok az yerde görülmüştür.
Yıkımın baş sorumlusu Atlantik ötesinden gelen büyük emperyalisttir. Ama Suudiler, Körfez Emirlikleri, İsrail ve Türkiye gibi komşuların desteği olmasaydı, ABD’nin saldırıya cesaret edemeyeceği de bir başka gerçektir.

AKP’nin sorumluluğu
AKP iktidarının ABD’nin bölge planlarıyla uyum içinde yıllardır izlediği politika, son olarak Suriye’de bir Rusya uçağının düşürülmesi ve Musul’a, Irak Hükümeti’ne rağmen Türk askerinin gönderilmesi ile birlikte ortaya çıkan durum, Anadolu halkının o binlerce yıllık bilincinin ürünü olan değerlendirmenin tam zıddı bir durumu ortaya çıkarmış bulunuyor.
AKP, binlerce kilometre uzakta bulunan bir emperyalistin çıkarları uğruna komşularını arkadan hançerliyor. Suriye’de iç savaş çıkartıyor. Irak’ın bölünmesi için çalışıyor. Bir başka komşusunun uçağını düşürüyor. Tam 400 yıldır hiçbir sorun yaşamadığı İran ile çatışma çıkarmak için elinden geleni yapıyor.
Ortaçağ’ın mezhepçi kafası ile 21. Yüzyılda Türkiye gibi bir devlet yönetilmeye kalkışılınca ortaya çıkacak manzaranın böyle olması kaçınılmazdır.
Devlet aklından yoksunluk, bir adım ötesini hesaplayamama, bilimin yol göstericiliğine düşmanlık, kafası koparılmış tavuk görüntülerinin ortaya çıkmasına yol açıyor.

Rusya ve İran’ın sorumluluğu
AKP için söylediklerimizi Rusya ve İran için başka bir çerçeve içinde söylemekte yarar vardır.
Türkiye’yi bugün yönetmekte olanlar geçicidir. AKP’nin emperyalistler adına yaptıklarından hareketle sonuç olarak Türkiye’yi bölünme ve parçalanma yoluna itecek olan politikalar, döner dolaşır ve Rusya ve İran’ı da vurur.
Etnik ve dinsel çatışmaların yaratacağı yangının İran’a ve Rusya’ya sıçraması kaçınılmazdır.
Onun için Rusya ve İran’dan gelen, AKP’nin yanlışlarını Türkiye’ye fatura etme yönündeki kimi işaretler kaygı vericidir.
AKP’nin bu ülkelerin zararına attığı adımlara, Türkiye’yi hedef alan etnik bölücülüğü çeşitli yollarla kaşıyarak cevap vermek, tıpkı bu Parti’nin yaptığı gibi bir adım sonrasını hesap etmeyen dar görüşlü bir politikanın ürünü olacaktır.
Batı Asya ülkeleri ve Rusya; ancak barış ve dayanışma içinde kendilerini güvenceye alabilirler.
Bu bir mecburiyettir. İşbaşındaki yönetimlerin yanlış politika ve eylemleri bu mecburiyeti belki biraz kesintiye uğratabilir ve önleyemez.
Onun için Türkiye başta olmak üzere Batı Asya’nın bütün devlet yöneticilerinin, halklarının binyıllar içinde ulaştıkları bilince uygun davranmaları, aklın ve sağduyunun gereğidir.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.