banner863

AB'de siyasi deprem

Avrupa Birliği'nde, Avrupa Parlamentosu için yapılan seçimler tamamlandı. Seçimlere, aşırı sağ ve Avrupa Birliği karşıtı partilerin zaferi damga vurdu. Almanya'da Başbakan Angela Merkel'in başını çektiği Hristiyan Birlik'in parlamentodaki koltuk sayısı azaldı.

AB'de siyasi deprem

Avrupa Birliği seçimleri tamamlandı. Avrupa Parlamentosu yeniden şekillendi. Seçimlerinden çıkan sonuçlar, birliğin siyasi geleceği için deprem yaratacak nitelikte. Zira, seçimlere, aşırı sağ ve Avrupa Birliği karşıtı partilerin zaferi damga vurdu. 

Kesin olmayan sonuçlara göre; Almanya'da Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hristiyan Birlik partilerinin koltuk sayısı 42’den 35’e düştü. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti ise oy oranını yüzde 6,8 artırdı. 

Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Cephe ile İngiltere’de AB karşıtı UKIP seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Ulusal Cephe oyların yüzde 25’ini, UKIP ise yüzde 33’ünü aldı.

İtalya’daki seçimlerde Demokrat Parti oyların yüzde 41,4’ünü alarak birinci parti oldu. Beş Yıldız Hareketi de yüzde 22 oy oranı ile ikinci oldu. Eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin partisi Forza İtalya ise 15,7’de kaldı.

İspanya’nın iki büyük siyasi geleneği Halk Partisi ve Sosyalist Parti ise oy kaybetti. Yeni kurulan İşgal Hareketi Avrupa Parlamentosu’nda 5 koltuk kazanmayı başardı.

Portekiz’de kemer sıkma politikalarını uygulayan merkez sağ koalisyon yenilgiye uğradı. Muhalefetteki Sosyalist Parti oy oranını artırarak yüzde 31,45’e yükseldi.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MSS - 3 yıl önce
uluslararası i̇lişkileri ve tarihi izleyen herkesin fark edebileceği gibi; uluslararası güç dengesinde bozulma, ekonomik krizler ve siyasi belirsizlikler tüm dünyada bölgesel çalkantılara, aşırı görüşlerin iktidara gelmesine ve ardından da savaşlara yol açacak.