banner863

Kaçırılan aileler orduya karşı 'canlı kalkan' yapılıyor

Nusra ve El İslam adlı terör örgütleri Adra’da 80 sivili öldürdükten sonra, Suriye Ordusu’nun bozgunundan kurtulmak için, kaçırdıkları aileleri ‘canlı kalkan’ olarak kullanmaya başladı. Cenevre-2 konferansından önce Suudi istihbaratının ülkeyi cehenneme sürüklemeye çalıştığı yorumları yapılıyor

Kaçırılan aileler orduya karşı 'canlı kalkan' yapılıyor

Şam’ın kuzey batısındaki Adra kasabasına saldıran İslamcı teröristler 80 kişiden fazla sivili öldürdü. Rusya’nın Russia Today(RT) televizyon kanalına konuşan Suriye Ordu kaynakları, öldürülenler dışında çok sayıda Suriyelinin, orduya karşı kalkan olarak kullanılmak üzere kaçırıldığını belirtti.

Suriye Ordusu, başkent Şam’ın 20 km kuzey batısındaki bu bölgede Cabhat El Nusra ve Liva El İslam adlı terör gruplarına karşı geniş çaplı bir operasyon başlattı.

Suriye Devlet Ajansı SANA’ya göre, Suriye Ordusu Cuma günü kasabayı kuşattığında orada 1000 kadar terörist bulunuyordu.

RT’nin Arapça yayın yapan kanalın muhabiri Abutalip Albohaya’ya konuşan askeri kaynak, teröristlerin Adra’da sivil kıyımı yaptığını belirtti; “şimdiye kadar kesinleşen ölü sayısı 80, bazı ailelerin tamamen katledildiği bilgilerini alıyoruz” dedi.

Ordunun kasabayı tamamen geri almasından sonra, öldürülen sivil sayısının daha fazla olduğunun ortaya çıkacağından endişe duyuluyor. Kaynaklar, kasabanın nüfusunun 20 bin civarında olduğunu hatırlatıyor.
RT Arapça muhabiri Albohaya, “bazı ailelerin bütünüyle kaçırıldılar ve Suriye Ordusu’nun şu an kurtarmaya çalıştığı bölgelerde, orduyu engelleyecek şekilde ‘canlı kalkan’ olarak kullanılıyorlar” dedi. Irak’ın El Ahd kanalı da bu bilgiyi doğrulayacak haberler yaptı ve Suriye Ordusu’nun çocuk ve kadınların da içinde olduğu sivillerden oluşan ‘canlı kalkan’ nedeniyle Pazar günü, uzun mesafeden savaşamadıklarını, yani teröristlerin bulundukları noktaları bombalayamadıklarını belirtti.

Albohaya, “askeri kaynaklar kaçırılan ailelerin aynı zamanda, Adra’nın da kuzeyindeki Duma bölgesine götürüldüğünü belirtiyor. Bu bölgenin Suriye krizinin başladığı Mart 2011 tarihinden bu yana teröristlerin stratejik üssü olduğu biliniyor. Bu bölge aynı zamanda teröristlerin en önemli tahkimatının olduğu yer olarak biliniyor” dedi.

El Meyadin televizyonunun saha muhabirine göre Suriye ordusu Adra'nın yaklaşık yüzde 30'unu ele geçirmiş durumda. Nusra ve İslam Tugayında, 50'ye yakın kayıptan bahsediliyor.
Adra'da halen Suriye ordusu ve Suriye Ulusal Savunma Güçleri ile el-Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi örgütü ve binlerce Suudi militanın yer aldığı İslam Tugayı ile çatışmaların devam ettiği bildiriliyor.

Adra saldırısı nasıl oldu?
Ordunun bulunmadığı, sadece bir karakolun olduğu Adra'ya baskın, sabaha karşı saat 5 sıralarında başladı. Öncelikle, Suriye'de işe sabah erken saatlerde başladıkları bilinen açık bir fırına saldırıldı, tonlarca un çuvalları kaçırıldı ve karşı koyan fırın işçileri de katledildi. Adra'nın ilk kurbanları fırın işçileriydi.

Ardından devlet kurumları ve hükümet binaları işgal edilip görevlilerin ve memurların bir kısmı infaz edildi. Sokaklarda, iç organları görünecek şekilde vahşice katledilmiş cesetlerin olduğu söylenenler arasında.

Yüz bine yakın mültecinin bulunduğu Adra'da, Yarmuk kampından göç eden Filistinli mülteciler de var. Silahlı gruplar beldede bulunan Filistin Kurtuluş Ordusu ile de çatıştı ve yaşları 19-24 arasında değişen, sonradan isimleri de öğrenilen 5 FKÖ'lü militanı öldürdü.

Rastgele olmak üzere evlere girip sivillerin kaçırıldıkları da aktaran bilgiler arasında. Kaçırılanlar arasında mezhep ayrımı yapmaksızın, infazlar gerçekleştiren silahlı radikal militanların, yüzleri maskeli halde, beldede azınlık olarak yaşayan Alevi ve Hıristiyanların evlerini soruşturduğu açıklandı.

Suriye resmi yetkilileri katliamın boyutunun büyük olduğunu; ancak abluka altında olan bölgeden ayrıntılı bilgi almakta zorlanıldıklarını belirtiyor. Bilgiler şimdilik daha çok görgü tanıklarından ve saha muhabirlerinden elde ediliyor.

Adra'ya neden saldırıldı?

Yakın Doğu Haber Ajansı’nda çıkan bir yorum habere göre Suriye’de, son dönemlerde Şam kırsalında yaşanan çatışmalar krizin belki de en sert çatışması yaşandı. Çatışmaların, Suriye'nin orta kesimlerinde şiddetlenmesinin belli başlı sebepleri var. Şam'ın kuzeydoğusunda bulunan Adra'ya saldırının ve ardından bölgede meydana gelen çatışmaların en önemli sebebi ise: Kalamun Savaşı. Kalamun, Suriye'nin kuzeyinde, Humus ile Şam'ı birbirine bağlayan bir hat üzerinde ve Lübnan sınırına yakın bir bölgede yer alıyor.

Muhaliflerin, Kusayr yenilgisinden sonra orta kesimlerde başlayan gerilemelerine, sınır kentlerinde silahlı gruplar arasında başlayan çatışmalar eşlik etti. Bu çatışmalar, zaten dağınık olan silahlı muhalefetin daha çok parçalanmasına ve dağılmaya doğru gitmesine neden oldu.

Öte yandan ilk planda ‘kuzey Suriye'de Emirlik’ kurmayı amaçlayan Ebu Bekir Bağdadi liderliğindeki Irak-Şam İslam Devleti, Özgür Suriye Ordusu ve Nusra dahil olmak üzere diğer silahlı İslami gruplarla hegemonya savaşına girdi.
Yaz boyunca süren bu çatışmalar, daha çok dağılan silahlı grupların, orta kesimlerde ciddi gerilemeler yaşamasına neden olurken, Suriye ordusu ve aynı safta hareket eden Suriye Ulusal Savunma Güçlerinin -Kimyasal saldırı ve sonrasındaki süreçte duraklamalar olsa da- stratejik ilerleyişler elde etmelerini sağladı.

Bunun ardından orta kesimlerde, silahlıların elinde geriye bir tek Kalamun ve Doğu Guta kaldı.

Kalamun operasyonu, en kuzeyinde yer alan ‘Kara’ beldesinin, ordu tarafından alınmasıyla başladı. Ardından ilerlemeler hızlı gelişti ve güneye doğru sırasıyla Deyr Atiyye ve en son el-Nabk Suriye ordusunun kontrolüne geçti.

Cenevre-2 öncesi Körfez ülkeleri tedirgin
Suriye sorununa siyasi çözüm bulunmasını öngören Cenevre-2 konferansının artık kesinlik kazanması ve silahlı muhaliflerin Kalamun'u kaybetme ihtimali, Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölge ülkelerini tedirgin etmişti.
Bu sebeple Kalamun'daki ilerlemelere cevap niteliğinde olması amacıyla, hızlı bir şekilde yardım toplandı, koordinasyon sağlandı ve Doğu Guta baskını düzenlendi; fakat silahlı gruplar istedikleri sonucu elde edemeyip çok sayıda kayıp verdiler.

Bu sırada Yabrud'da bulunan, Aramilerin yaşadığı Malula ve Deyr Atiyye'de bir hastane silahlı gruplar tarafından basılmıştı. Deyr Atiyye'de doktorlar katledildi Malula'da ise kiliseler ateşe verildi ve 12 rahibe kaçırıldı.

Aydınlık

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.