Suriye Ulusal Uzlaşma Bakanı Ali Haydar: Federasyon olmayacak

Ulusal Kanal Suriye Temsilcisi Mehmet Kıvanç'ın sorularını yanıtlayan Ali Haydar Türkiye'yi de yakından ilgilendiren Suriye'nin yönetim şekliyle ilgili net konuştu. Suriyeli Bakan PKK/PYD'nin istediği fedaratif yönetim sistemiyle ilgili 'yozlaşmış' tabirini kullandı

Suriye Ulusal Uzlaşma Bakanı Ali Haydar: Federasyon olmayacak

Ulusal Kanal Suriye Temsilcisi Mehmet Kıvanç'ın sorularını yanıtlayan Ali Haydar Türkiye'yi de yakından ilgilendiren Suriye'nin yönetim şekliyle ilgili net konuştu. Suriyeli Bakan PKK/PYD'nin istediği fedaratif yönetim sistemiyle ilgili 'yozlaşmış' tabirini kullandı

M.K: Sayın Bakan Suriye krizinin tam olarak neresindeyiz? Hangi aşamadayız?


Ali Haydar: İşin aslına bakarsak biz zor kısmını geride bıraktık. Mecazi anlamda; biz şişenin dar kısmından çıktık. Suriye krizini sonlandırmak istiyoruz. Bu aşamada Suriye krizinde nihai çözüme ulaşmak istiyoruz.

M.K: Karışık bir askeri ve siyasi tablo var. Halep, Rakka, Musul...

Ali Haydar: Doğru İdlib Halep Al bab ve Rakka'dan bahsettiğin gibi Musul'dan bahsetmen güzel bir şey. Olayın gerçek yönüne bakacaksak bu aslında tek bir savaştır. Çatışmaların aynı alanda yaşandığı bir savaş. Şu an Musul'da yaşanan savaşın IŞİD'e karşı olmadığını biliniyor. Asıl olay, IŞİD'in Musul topraklarından çıkması itibariyle başlayacak. Musul'un kimliği bölgenin siyasi kimliği ve bölgeyi kimlerin yöneteceği konularında savaş olacak. Biz IŞİD'ten teröristler sonrası dönemden bahsediyoruz.

M.K: Bazı silahlı gruplar İdlip'e naklediliyor. Uzlaşma faaliyetlerinde istediğiniz sonuçları alıyor musunuz?

Ali Haydar: Bugün teröristlerin çoğu bulundukları yerden çıkıp İdlip'e doğru gitmek istiyorlar. Çünkü İdlip, onların kuluçka merkezi. İdlip'te silahlı örgütlerin merkezleri var. Sınırda bulunan bir il. Ve herkesin bildiği gibi, İdlip'le Türkiye arasındaki sınır tamamen açık. Bunlar göz önünde tutulursa teröristleri bölgelerinden çıkartıp, İdlip'e gitmeleri hiç bir şeyi değiştirmiyor. Çünkü esasen o bölge bir çatışma alanı ve çok sayıda teröristi barındırıyor. Sınır açık. Bu sınırdan Türkiye tarafından büyük sayılarda terörist geçiş yapıyor. Teröristlerin bulundukları bölgelerden çıkıp İdlip'e gitmeleri güç dengesini değiştirmiyor. Ancak bize silah ve teröristlerin olmadığı bir bölge sağlıyor ve böylece bu bölgelerden teröristlerin çıkmasının ardından sivil halkın bölgeye dönmesini sağlanıyor. Bugün, elli bölgeyi aşkın alanda uzlaşmaya ulaşıldı. İki milyon Suriyelinin evlerine dönmesini ve normal hayat şartlarına dönmesini sağladık.

M.K: Halep'te son durum nedir? Uzlaşma yoluyla bir çözüm mümkün mü? Ya da daha şiddetli bir savaş mı göreceğiz?

Ali Haydar: Kesinlikle yaygınlık kazanan bir görüş var; "Halep çetin bir bölgedir." Ya da başka bir değişle Suriye’de savaşın yoğunlaştığı yer Halep’tir. Suriye coğrafyasında yaşanan savaşın özeti Halep’tedir. Herkesin bildiği gibi Halep’te savaşan terörist grupların siyasetle hiç bir ilgisi yok. Siyasi muhattap değiller. Kendilerine ait siyasi organizasyonları yok. Bu örgütler Nursa’nın müttefikidirler. "Fetih Ordusu" adlı terör örgütü ve Halep operasyon odasında beraber savaşıyorlar, ölüm kalım savaşı veriyorlar. Yani başlangıç olarak siyasi bir çözüm yok. Çözüm teröristlerin çıkmasıyla sağlanır. Siyasi çözüm Suriye’deki savaşın çözülmesiyle olur.

M.K: Uzlaşma çabaları kriz bu noktaya gelmeden devreye girebilir miydi? Bu konuda hükümet olarak Suriye'nin eksik bıraktığı noktalar olduğunu düşünüyor musunuz?

Ali Haydar: Gerçekten bu çok önemli bir soru. Ve bana sorulması çok önemli çünkü bilindiği gibi Suriye hükümetine muhalif siyasetten gelen birisiyim. Bizler bu kriz başlamadan önce muhalif partiler olarak ki hala da öyleyiz, sistemin bünyesine işlevlerine ve çatısına çeki düzen vermek istiyorduk. Suriye’nin bütün siyasi katmanlarında yeni düzeltmelerin yapılmasını istedik. İktisat, sosyoloji ve benzeri alanlarda. Suriye’de durumun nasıl daha iyi olabileceğini konuştuk. Bu normal bir şey. Peki, bu reformlar gerçekleşti mi? Aslında reformlar kriz başlamadan önce 15.03.2011 tarihinden önce başlamıştı. Reformların tam anlamıyla gerçekleşmiş olsa şu an gördüğümüz görüntüleri görür müydük? Ben beş buçuk yıl hükümetin içinden ve dışından bu deneyimi yaşadıktan sonra ve muhalif konumdan bir gerçeği söyleyeceğim; hayır diyorum. Çünkü bu mesele Suriye’yi yok etmek için Suriye’yi parçalayarak yeni bir ülke ortaya çıkarmak için altyapısıyla, yeni görevlileriyle tamamen eski devletten farklı bir devlet oluşturmak için uygulamaya konulan dış projedir. Bu konu bellidir. Suriye devleti, Sayın Cumhurbaşkanı, kriz başında işe sarılarak siyasi çözümler üretmeye başladı. İlk siyasi çözümü söylüyorum 7 Temmuz 2011’de ulusal diyalog konferansını oluşturdu. Bu konferanstan çıkan fikirler ve öneriler çözüm için ortaya atıldı. Şunu hatırlatmak isterim; Sayın Cumhurbaşkanı, 2013 yılının birinci ayında krizde iki yılı arkada bıraktığımız sırada bir siyasi proje başlattı. Şu ana kadar BM ve uluslararası kuruluşlar Cenevre’de ve Moskova’da yapılan toplantılar ele aldıkları siyasi projeler Cumhurbaşkanın sunduğu düzeye ulaşamadı. Suriye’de olanlar içerde bazı yanlışlıkların var olduğu ve zayıf bir kaç noktanın bulunduğunu gösteriyor. Ama esas başlık şudur; bu savaş Suriye'ye karşı olan bir savaştır. Amacı; Suriye devletini zayıflatıp çökertmek, ve işlevlerini yok etmektir.



'TALEP EDİLEN BÖLGELERDE KÜRTLER ÇOĞUNLUK DEĞİL'

M.K: Suriye'de uzlaşı olabilmesi için federasyon benimsenmeli fikrine katılıyor musunuz?

Ali Haydar: Biz bir hastayı kontrol etmeden doğru teşhis koymadan reçete yazarsak verdiğimiz ilaç gerçek tedaviyi sağlamaz. Bir yerde doğru olabilir ama başka bir yerde de yanlış olabilir. Öneriler arasında federasyon sistemi konuşuluyor. Federasyon bazı ülkelerde kabul edildi. Ama belli sebepleri vardı. O ülkelerde bulunan ırki, dini mezhebi bölünmelerden dolayı ve tarihi nedenlerden kaynaklı o şekilde bir sistem ortaya çıktı. Ama Suriye'de durum farklı. Öncelikle, Suriye'de ırki, dini ya da mezhepsel bölünmeler yoktur. Bunun nedeni ise Suriye halkı birine bağlı bir dokudan oluşmasıdır. Dini ayrımlara bölünecek bir coğrafya değil burası. Orası Kürtlerin bölgesi ya da Ermenilerin bölgesi ya da mezhepçiliği işaret eden bölgeler yok. Suriye'nin herhangi bir beldesinde tüm dinlerden mezheplerden aşiretlerden ve renklerden oluşan bir halkla karşılaşırsınız. Bu şekilde bu toplumları bir araya getiren Suriye kimliğidir.
Federallik sisteminde Kürtlerin sorunu, ve problemlerinin ortaya atılmasından sonra bahsedildi. Daha önce dediğim gibi gerçek teşhisi koyacaksak kuzey doğu bölgesine gittiğimizde Kürtlerin orada azınlık olduğunu görüyoruz. Bunu az bir kesim biliyor. Suriye'de federallik olması için istedikleri bölgenin yüzde %30'u Kürtlerden oluşuyor. Yüzde 70'i ise başka unsurlardan meydana geliyor. Suriye'nin başka bölgelerinde federallik sistemini kağıt üzerinde çizdiklerinde o bölgede bulunan azınlıklara kantonlar veriliyor.

Biz, Suriye için yeni bir anayasayı tartışıp konuşabiliriz, yeni bir sistem için ve bu sistem tüm vatandaşlara eşit bir şekilde davranmasıyla kanun ve sistemlerin yenilemekten bahsedebiliriz. Anayasadan başlayarak. Ancak dediğim gibi dışarıdan hazırlanmış çözümlerin bize sunulmasını istemiyoruz. Yaşadığımız bu gerçeklik doğrultusunda Suriye halkı ve topraklarına çözümlerin sunulmasını istiyoruz. Kısaca şunu diyeceğim; Suriye'de federallik sistemi yozlaşmış bir tariftir, uygun değildir. Merkezi olmayan daireler/kurumlar hakkında konuşacak olursak bu ayrı bir şeydir. Esasen Suriye hükümeti krizden önce merkezi olmayan daireler politikasını benimsemişti. İllere ve yerel yönetim merkezlerine geniş yetkiler verildi. Bu yetkiler verildikten sonra olumlu sonuçlar alındı. Ancak federallik sistemi siyasi bir kimliktir. Ve her bir bölgenin ayrı bir kimliği olur ve bu bize aykırıdır.

M.K: Açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz.

Ali Haydar: Buradaki doğru fotoğrafı doğru görüntüleri Türk halkına uzun aradan sonra ulaştırdığınız için size teşekkür ediyorum. İlk başta dediğimiz gibi Türk halkına saygı ve sevgiyle bakıyoruz. Komşu halkımızdır, barışçı, sevecen, hakkı savunan, insani kıymetleri bilen, ortak olduğumuz gerçek islamı savunan bir halktır. Teşekkür ederim. Bütün gazete ve televizyon kurumlarına, yaklaşık bine yakın yayın kurumunun yaptığı gibi düşmanca davranıp yalan yanlış kurguların peşinde koşmayan Suriye'deki gerçeklerin neler olduğunun fotoğrafını gerçek bir şekilde oluşturmak isteyen basına Suriye içinden davettir. Sizlere bir daha teşekkür ediyorum.

ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.