Suriye'de operasyondan diplomasiye geçiş

Suriye'de operasyondan diplomasiye geçiş

30 Eyül’de Suriye’de hava operasyonlarına başlayan Rusya, Cenevre üç sürecinde askeri gücünün kısmen geri çekme kararı aldı. Putin açıklamasında; “Askerlerimizin etkili çalışmaları barış sürecinin başlaması için gereken koşulları yarattı. Rus askerlerinin desteğiyle Suriye ordusu ve Suriye’nin vatansever güçleri, uluslararası teröre karşı mücadeledeki durumu köklü bir şekilde değiştirmeyi ve neredeyse tüm yönlerde üstünlüğü ele geçirmeyi başardı." dedi. 

Genel Durum

Rus uçakları Suriye’de bugüne kadar terör hedeflerine 9000’in üzerinde sorti yaptı, terör örgütlerinin gelir kaynağı olarak kullandığı 209 petrol üretim ve dağıtım tesisini vurdu, Suriye Ordusu’na 400’ün üzerinde yerleşim yerini geri almasında yardımcı oldu, toplamda 10000 km kare alan Rus uçakları desteğiyle yeniden Suriye Hükümeti’nin kontrolüne geçti.

Rus operasyonları esas olarak ülkenin büyük yerleşim birimlerinin bulunduğu batı şeridinde yoğunlaştı. Halep, İdlib Lazkiye hattında yapılan hava akınlarıyla Suriye Ordusu’nun terör örgütlerine karşı avantajlı konuma geçmesi sağlandı. Dört yıl aradan sonra stratejik noktalar yeniden Suriye Ordusu’nun kontrolüne geçti. Ülkenin doğusunda ise IŞİD’in mali kaynakları hedef alındı. Örgütün petrol tankerleri imha edilerek IŞİD’in gelir kalemlerine önemli darbe vuruldu.

Rus operasyonlarıyla Şam yönetimi büyük ölçüde silahlı grupların destek ve lojistik hatlarını kesti. Suriye diplomasi masasında IŞİD dışındaki örgütlere taviz verdirebilecek asgari kazanımları elde etti. Öte yandan Rusya kısmi geri çekilmeye rağmen IŞİD’i vurmaya devam edeceğini ilan etti. Bu durum Suriye Ordusu’nun IŞİD’e karşı operasyonlarında ABD koalisyonuna karşı avantajlı olmasını sağlayacak. Suriye Ordusu ABD’nin Rakka’ya sürmeye hazırlandığı kuvvetlerden önce IŞİD’in işgal ettiği bölgeleri kurtarma olananağın hala sahip. Suriye Ordusu bunu başarırsa YPG’nin ana bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin daha fazla alanda hakimiyet kurmasının önüne geçebilir. Aksi takdirde ABD’nin dizayn ettiği bir kuvvetin ülkenin doğu ve kuzeyinde büyük toprakları kontrol ettiği bir tablo ile karşılaşılabilir. Antik kent Palmira yakınlarında IŞİD’le çarpışan Suriye Ordusu’nun, bir sonraki hamle olarak Deyr Zor’daki IŞİD kuşatmasını kırmayı, Halep güney doğusundan ise Rakka’ya doğru operasyonları genişletmeyi planladığı belirtiliyor. 

Halep Cephesi

Suriye’deki askeri cephelerin en kritik noktası Halep. Ülkenin ekonomi başkenti olan Halep Şam’ı düşürmek isteyen kuvvetlerin baş hedefiydi. 2015 Mart ayında İdlib’i ele geçiren Fetih Ordusu aynı yılın Temmuz ayında Halep’e saldırdı. Amaç Suriye Ordusu’nu Halep’ten çıkartıp başkent Şam’a yürümekti. Fetih Ordusu’nun Halep operasyonu doğrudan Suudi Arabistan ve AKP yönetimi tarafından tasarlandı.

Halep’te direnen Suriye Ordusu Rus hava gücü ve İranlı askeri danışmanların desteğiyle 16 ekimde (2015) karşı atağa geçti. Halep güney cephede derinlemesine hakimiyet kurdu. El Kaide uzantısı Nusra cephesini uluslararası otobana kadar geriletti. Güneyde El Hader kasabası ve Tel Eyis tepesine kadar ilerledi. İdlip kenti böylece Halep güneyinden ateş menziline alındı.

Halep doğusunda ise Suriye Ordusu’nun seçkin birlikleri olan Kaplan Kuvvetleri IŞİD’e karşı son derece başarılı operasyonlar yürüttü. Örgütün iki buçuk yıldır kuşatma altında tuttuğu ve içinde 300 Suriye askerinin bulunduğu Kuveyris Askeri Üssü’nü kurtardı. Kuveyris zaferinden sonra IŞİD’in Halep doğu cephesindeki hatları yarılmaya başladı. Suriye Ordusu onlarca köyü ve beldeyi IŞİD’ten kurtardı. Ordu birlikleri kuzey doğudaki El Bab ilçesine yaklaştı.


Halep’teki en çarpıcı zafer ise Şubat 2016’da kazanıldı. Suriye Ordusu üç buçuk yıldır yıldır kuşatma altında tutulan Zehra ve Nubul ilçelerini kurtardı. Bu iki ilçeye Suriye Ordusu’nun ulaşmasıyla Halep içindeki silahlı grupların Türkiye sınırıyla bağlantısı kesildi. Silah ve militan akışı zora giren gruplar karşısında Suriye Ordusu Halep’te avantajlı konuma geçti. Ancak Halep’in tamamını kurtarmaya yönelik yapılması beklenen kapsamlı operasyon ateşkes ve barış görüşmeleri nedeniyle şu an için beklemede.

Lazkiye

Lazkiye kuzeyinde Rus hava akınları Suriye Ordusu’nun başarısında belirleyici rol oynadı. Türkiye’nin sert angajman kuralları nedeniyle Suriye Ordusu uçakları Lazkiye Hatay sınırında operasyon yapamıyordu. Bu nedenle silahlı gruplar Türkiye sınırını lojistik destek hattı olarak rahatça kullanabiliyordu. Bölgenin dağlık ve ormanlık yapısı nitelikli hava akınlarını zorunlu kılıyordu. Rusya uçakları Türkiye’nin angajman kurallarını fiilen yok saydı. Sınırın sıfır noktasına kadar ağır bombardımanlarla özellikle Çeçenistan ve Kafkasya kökenli savaşçıların bulunduğu alanlara operasyonlar yaptı. Türkmen dağı ve Cisr Şuğur sınırlarına kadar olan bölgede Suriye Ordusu yeniden hakimiyet kurdu. Cihatçı grupların Türkiye sınırındaki ikmal hatları ağır darbe aldı. Bölgedeki askeri tansiyon Türkiye’nin 24 Kasım’da Rus uçağını düşürmesiyle zirveye çıktı. Ancak Rusya operasyonlarını durdurmadı. Dahası S 400 hava savunma sistemlerini Suriye’ye konuşlandırarak hem uçaklarını güvenceye aldı hem de Suriye hava sahasının tamamına koruma sağladı.

Şam Kırsalı

Başkent Şam kırsalında Suudi Arabistan destekli Ceyşül İslam örgütü Rusya’nın terör listesinde yer alan gruplardan. 15 bin civarından militanı olduğu tahmin edilen örgütün lideri 25 Aralık(2015) tarihindeki hava operasyonuyla öldürüldü. Operasyonun Suriye uçakları tarafından gerçekleştirildiği duyuruldu. Rusya Suriye’deki hedefleri vurmanın yanında Suriye Ordusu’nun modernizaysonu, hassas operasyon kabiletlerini geliştirmesi ve yeniden örgütlenmesi konusunda Suriye Hükümeti’ne yardım sundu.

Güney Cephe

Deraa ve Kuneytra'da Suriye Ordusu önemli başarılar kazandı. Stratejik belgeleri terör örgütlerinden geri aldı. Suriye Ordusu güneydeki silahlı gruplar koalisyonunun cephe hattını ortadan ikiye bölerek Ürdün sınırında avantaj elde etti.

PYD Bölgesi

PKK’nın Suriye uzantısı PYD ülkedeki otorite boşluğundan ve AKP’nin yobaz grupları destekleyen politikasından azami ölçüde faydalandı. Bu tabloya Türk Rus gerilimi de eklenince “cihatçılara karşı laik güç” konumunu pekiştirdi. ABD başkanının “kara gücümüz, IŞİD’le mücadelede partnerimiz” diye tanımladığı örgüt, kendisine uluslararası zeminde meşruiyet fırsatı yakaladı. 2500 kişilik ABD özel kuvvetleri PYD’nin operasyonlarını yönetmek ve koordine etmek için bölgeye yerleşti.

ABD, Şam yönetimini devre dışı bırakarak ülkenin kuzeyinde çıkarlarını koruyacak aynı zamanda Türkiye’yi tehdit edecek kuvveti bölgedeki en önemli kara müttefiki olarak görüyor. AKP yönetimi Esad’ı devirme takıntısı ve ülkedeki cihatçılara sağladığı destek nedeniyle bu örgütün alan hakimiyetini genişletmesine katkı sunuyor. Geldiğimiz aşamada Şam yönetimi her türlü federasyon taleplerini reddetse de ülkenin kuzeyiyle yeniden bütünleşmek için nasıl bir plan ortaya koyacağı noktasında şu ana kadar açık bir askeri politika ilan etmedi.

Bazı sonuçlar

Rusya 30 eylülde başladığı askeri kampanya, ülkedeki güç dengesini Suriye Hükümeti lehine değiştirmeyi başardı. Suriye Ordusu savunmadan taarruz konumuna geçti. 27 şubatta varılan ateşkesle ülkenin batısında sınırlı da olsa belli alanlarda tansiyon düşürüldü. Kısmi geri çekilme kararında ise askeri gücünü diplomatik bir vasıta gibi kullanarak çözüm masasında uzlaşı sürecine yönelik hamle yaptı.

Rusya uçaklarının bir kısmını çekse de Hmeymim askeri üssü aktif olarak çalışacak. S 400 hava savunma sistemleri Suriye'de kalacak. İstenildiğinde bu üs aynı şekilde kullanılmak için hazır konumda olacak. IŞİD’e yönelik operasyonlar ve ülkedeki ateşkes sürecinin koordinasyonu yine bu merkezden yapılmaya devam edilecek.

Suriye’ye askeri müdahale ile küresel  güç imajını pekiştiren, Hazar Deniz’inden attığı seyir füzeleriyle ABD’ye askeri gücünü gösterme imkanı bulan Rusya, bu hamleyle Suriye’de diplomasiye ağırlık verecek. 

Mehmet Kıvanç/Suriye
ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.