Hastane başhekiminden önemli grip uyarıları

Hastane başhekiminden önemli grip uyarıları

İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zühal Karakurt, grip gibi virüslerin neden olduğu hastalıklarda gereksiz antibiyotik kullanımının vücutta ilaç direnci oluşturabileceğini belirterek, "Bu gripten daha da tehlikeli bir sorundur" dedi.

Karakurt, kış döneminde okul, kreş gibi kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına uyulmamasıyla daha hızlı yayılan mikropların, zayıf bünyelerde hastalığa neden olduğunu ifade etti.Kışın zamanın büyük bölümünün kapalı ortamlarda geçirildiğine işaret eden Karakurt, "Toplu taşıma araçları da dahil olmak üzere hapşırık, aksırık bulaşacak hastalıkların çok kolay ve hızlı şekilde yayılmasına neden olur. Ağzımızı kapatarak öksürmek, hapşırmak, hastaysak işe gitmemek, çocuğumuzu okula göndermemek hastalığın yayılmasını önlemede toplumsal görevimizdir. Hastalığımızı ciddiye alıp hekime başvurarak, önerilerine uymalıyız" dedi.

Karakurt, virüslerin neden olduğu gribin antibiyotikle iyileşmeyeceğini, bu nedenle hastaların hekime danışmadan bu tür ilaçları kullanmaması gerektiğini vurgulayarak, "Grip gibi virüslerin neden olduğu hastalıklarda gereksiz antibiyotik kullanımı vücutta ilaç direnci oluşturur. Bu gripten daha da tehlikeli bir sorundur" değerlendirmesinde bulundu.

Grip olan kişide baş, kas ağrısı, hapşırık, burun tıkanıklığı, halsizlik gibi belirtilerin görüldüğünü, hastalığın ancak istirahat ederek geçebileceğini aktaran Karakurt, şunları kaydetti:

"Bununla ağrı kesici, burun tıkanıklığı için 3-5 günü geçmeyen burun damlasıyla, boğaz ağrısı için mentollü pastiller hekim önerisiyle kullanılabilir. Gripten korunmak için virüs taşıyan kişilerden uzak durulması gerekmektedir. Çocuklara, yaşlılara ve bilinen bir kronik hastalığı olanlara her yıl eylül ya da şubat ayında grip aşısı yaptırmasını tavsiye ediyoruz. Bu aşı grip olunduğunda hastalığın dahi hafif atlatılmasını sağlayacaktır. Bademcik ve faranjit, virüs ve bakterilerin neden olduğu sorunlardır. Hastalığa virüsün mü bakterinin mi neden olduğunu bilmek, tedaviye karar vermek için önemlidir. Bu kapsamda yapılacak kulak, burun, boğaz muayenesi önemlidir."

"VÜCUT DİRENCİ DÜŞÜK KİŞİLERDE ZATÜRRE GÖRÜLEBİLİR"

Zühal Karakurt, boğaz kültürünün mikrobun cinsini belirlemede, kan incelemesinin ise virüs-bakteri ayrımında hızlı sonuç veren tetkikler olduğunu dile getirerek, "Mutlaka tedaviyi hekimin düzenlemesi gerekir. Boğazdaki enfeksiyonlar doğru tedavi edilmezse hava yollarından aşağıya inerek zatürreye de neden olabileceği gibi aynı mikroplar çok iyi kanlanan bademciklerden kana karışarak kalp kapakçıklarına da hasar verebilir. Mikrobun adını belirleyerek ona göre tedaviye başlanması çok önemlidir" diye konuştu.

Bademcik, faranjit gibi sorunların en çok okul çağındaki çocuklarında görüldüğünü, iyileşme sürecinin evde tamamlanmasıyla hastalığın diğer bireylere bulaşmasının önlenebileceğini belirten Karakurt, şöyle devam etti:

"Bu hastalıklar vücut direnci düşük olan ve diyabet, ileri yaş, kortizon kullanımı, kanser tedavisi gibi unsurları barındıran kişilerde zatürreye neden olabilir. Öksürük ve balgamın daha ön planda olduğu, ateş ve halsizliğin de görülebildiği basit şikayetlerde, çekilen akciğer filminde zatürre fark edilebilir. Zatürrenin tedavisi etkenin bulunmasıyla mümkün olabiliyor. Hekime başvurularak tetkik edilmesi gereken bir hastalık olan zatürrede, ağır vakaların mutlaka hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekmektedir. 2009'da H1N1 virüsünün neden olduğu grip salgınında direnci baskılanmış kişilerde ağır zatürreler olmuştu. Göğüs hastalıkları ve yoğun bakım hekimi olarak çok sayıda zatürreli hastayı yoğun bakımda tedavi ettik."

"KIŞ AYLARINDA VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRAN BESİNLER TÜKETİN"

Doç. Dr. Karakurt, kış aylarında alerjik açıdan sorun yaşatmayacak, doğal ve mevsimde yetişen ürünlerle beslenilmesi gerektiğini anlatarak, bu aylarda vücut direncini artıracak balık ve kuru baklagilin de beslenme programına alınması gerektiğini söyledi. Karakurt, aralık ayında elma, mandalina, portakal, greyfurt, nar, armut, muz, kivi, kestane, ayva, Trabzon hurması, lahana, pırasa, karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, yer elması, balkabağı, levrek ve hamsi, ocak ayında portakal, nar, elma, ayva, armut, ıspanak, lahana, brokoli, kereviz, kara turp, kırmızı turp, havuç, pazı, kefal, levrek ve tekir, şubatta ise portakal, elma, greyfurt, ayva, armut, istavrit, uskumru, lüfer ve tekir tüketilmesi önerisinde bulundu. (AA)

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.