banner863

Ekranda ağlıyordu


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

19 Kasım 2015, 11:07

Tarih, 10 Nisan 2009. STV Ana Haber… Sunucu aynen şu yorumu yapıyordu: “Cumhuriyet mitingleri, millete namlu doğrultan Ergenekoncuları haklı çıkarmak amacını taşıyor…” Nasıl da coşkuluydu…

21 Nisan 2009. Aynı sunucu, “ETÖ’nün en sansasyonel eylemi olduğu mahkeme kararı ile kesinleşen Danıştay saldırısı sanığı Alpaslan Aslan…” diye başlıyordu anlatmaya. Karar filan yoktu ama sevinçten uçuyordu bu.

15 Mart 2010, saat 18.24. aynı sunucu: “Alpaslan Aslan ülkeyi bölmek için kanlı planlar yapan Ergenekon’un maşasıydı” diyordu.

16 Mayıs 2010. Aynı sunucu: “Danıştay saldırısı öncesi Alpaslan Aslan’ın Muzaffer Tekin ile günlerce toplantı yaptığı tespit edildi” diyordu…

Hepsi yalandı. Azıcık vicdanı olan bir insan bunları nasıl söyleyebilirdi?

Ağzını büzerek “korrrkunç Ergenekon planları” diye söze başlar, camilerin nasıl vurulacağını, çocukların nasıl öldürüleceğini, haber masasının arkasında otururken, içi içine sığmayan bir coşkuyla omuzlarını sürekli öne ve arkaya hareket ettirerek ve sık sık cümleden önce biten nefesini yenilemek için anlık duraksamalar yaparak anlatırdı. Sesine katmaya çalıştığı o sahte davudi tonlamayla “Korrrkunç Ergenekon örgütü” derken, olayın vahametini seyircinin zihnine kazımak için gözlerini sonuna kadar açar ve darphaneden yeni çıkmış 50 kuruş gibi parladıklarından emin olduğunu herkese hissettirerek değme tiyatrocuları kıskandırırdı…

O sunucunun haberlerde sıkça kullandığı bir Power Point sunusunu, Ergenekon duruşmalarının başında savcılar iddianameyi okumaya başladıklarında izletmişlerdi… Sanıkların itirazı ile yarıda kesip ortadan kaldırdılar. İsteyenlere vermediler. Kanıttı çünkü. Hala yok edilmediyse o duruşmaların video kayıtlarında duruyor…

Ve…

15 Kasım 2015... Aynı sunucu bu kez salya sümük ağlayarak biraz sonra kararacak olan ekranı için yalvarıyordu.

O, Kemalettin Gülen’di. Fetullah Gülen’in yeğeni. STV ana haber bültenini sunarken binlerce kez ağzını iftira ile açan adam, ağlıyordu, ağzında yine “Allah” vardı… İsmail Yıldız’ın Silivri’de sık sık söylediği gibi, belki yüzüme de yansıyan hafif bir istihza ile: “Senin Allah ile ne alakan var” diye içimden geçirdim…

Bu konuşmaların günlerini saatlerini nereden bildiğimi sorarsanız… Silivri 1 Nolu Cezaevi F-2 koğuşunda, o küçük televizyonun karşısında, dişlerimi sıkarak önümdeki deftere not alıyordum. Bugünler için…

O adam ekranlarda ağlarken ben de o günleri hatırlıyordum…

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 1 yıl önce
Kemalettin Gülen münafık insanların hazin sonunu temsil ediyor.
Avatar
Gürhan Salihlili - 1 yıl önce
Oktay Beyciğim; FTÖ ile mücadele ediyoruz diyorlar ama bu örgütün yurtiçi ve yurtdışında yüzlerce okulu var. Bunların tam sayısını bile bugüne kadar kimse açıklamadı. Madem mücadele ediyoruz diyorlar, buyursunlar şu okullara da el koysunlar da görelim.
Avatar
korkut türk - 1 yıl önce
türk askeri basta olmak üzere masum insanlari iftira ve yalanla cezaevlerine kondugunda k...na kina yaktigin günleri türk milleti unutmadi, hic bir zaman da unutmayacak, sende hic Allah korkusu varmi, Allahtan korkmaz
Avatar
necmi sabri dinler - 1 yıl önce
Değer yargılarını yitiren insanlar dan ahlak namus adalet beklememek en doğru hareketti ve sizin güzel insanlar silivri zindanlarinda bu spiker ve savcı fetocupolis vs vatan hainlerinekarsi direnmeyi mücadeleyi seçtiniz ülkemiz kazandı insanlık kazandı ama ölümüne mücadeleydi zindandaki arkadaşlar zor şartlarda mücadele ettiler ve her şeyi ters çevirdiler bu spikerin ters taklaya gelmesi gibi
Avatar
Sukran - 1 yıl önce
Evet, çok haklısınız. Şimdi kendi kuyularının derinliğini fark etmeye başladılar. Henüz idrak etmediler. takıntılı beyinlerin detayları değerlendirme şansı yoktur. ellerinize sağlık.
Avatar
Hülya ergüngil - 1 yıl önce
İlahi adalet er geç tecelli eder.Sabır en iyi ilaçtır.Dün yalan söyleyenlerin bu gün ağlamaya hakları yok.Haksız yere kuyu kazarsan bir gün kendin düşersin içine.