El parasıyla demokrasi olur mu?


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

30 Ağustos 2014, 08:24

 İki görüş var.
Birincisi; Size borç veren sermaye, verdiği paranın faizi ile birlikte sizden geri dönüşünü ister. Sizde demokrasi varmış yokmuş ona bakmaz.
İkinci görüş; Hayır sadece parasının geri dönüşünü arzulamaz, sürekli borç vererek, sizi kendisine bağlamak ve yönetmek ister.
Siz düşüne durun, ben birincisinden başlayacağım.
Kendimizi büyük bir sermayedarın yerine koyup düşünelim.
Bir ülkede, fırsat eşitliği yoksa, gelir dağılımı fevkalade bozuksa, gelir dağılımının bozukluğundan ötürü, toplumsal gerilimler çok yüksekse, insan hakları sınırlı ise, borç verilen paranın geri dönüşünde büyük riskler varsa, oraya yatırım yapılmaz.
Hele hele proje yatırımı hepten risklidir. Ve orada yatırım yapılmaz.
İkinci görüşe göre, yabancı sermaye size sürekli borç vermek, sizi kendisine bağlamak ister. İşte emperyalizm sözcüğünün hayata geçtiği yer burasıdır.
Bugün bakanlar belirlendi.
On beş yirmi gündür, bize borç verenler, ekonomi yönetiminin yerinde kalıp kalamayacağını sorguladı. Sonunda ekonomi heyetinin bekasını sağladı.
Tehdit şuydu; ekonomi heyetini değiştirirseniz, sıcak para akışı durabilir. Yani sizin bakanlar kurulunuzun teşkiline, borç vericiler müdahale etmiş ve sizi yönetmiştir.
Hani bir söz var ya… Borç verenler emir de verirler.
Gerilimi yüksek, kendileri tarafından yönetilmesinde riskler olan ülkelere kolay kolay borç vermezler. Nitekim daha önceki hükümetlere borç verilmemesi ya da çok sınırlı borçların verilmesinin nedeni buydu.
Onun için, giren sermayeye sınırsız özgürlük verilmesini istediler. Ulusal pazarımızı denetimsiz kullanmak istediler. Sermaye serbest dolaşsın ama işçileriniz serbest dolaşmasın dediler.
Bizde bu kurallara uyduk. Sıcak para akışı başladı. Ve hiçbir Cumhuriyet hükümetinin alamadığı borçları aldık.
Gelelim size borç verenlerin sizde demokrasi olup olmadığına bakmasına; onların demokrasi diye tanımladıkları, yabancı paranın sizde serbestçe dolaşıp dolaşamadığıdır. Ulusal pazarı kullanıp kullanamadığıdır.
Sermayenin önünde kural kaide veya kanun şeklinde bir engel varsa, hemen sizde demokrasi yok demeye başlarlar.
Bizim saftiriklerde sanırlar ki, yabancılar halk için demokrasi istiyor. Bak gördünüz mü, Avrupa bizde demokrasinin olmadığını söylüyor. Derler.
Yani saftirikler, kendi yönetimini demokrasi yok diye eleştirecekse de, gene dış sermayedarı arkasına alarak eleştiri yapmış olurlar.
Halka hiçbir şey kazandırmayan, bu duruma da, demokrasi diyeceklerdir. Yabancıya borcunuz çoğaldıkça, bağımlılığınız çoğalır. Hele borcu borçla ödemek durumuna gelmişseniz, Osmanlıda, yabancıların kurduğu Reji idareleri gibi, vergi toplayan yabancı sermaye kurumları oluşur.
Böyle bir düzeni sürdürmek için de, diktatörlük gerekir.
El parasıyla demokrasi olmaz. Olsa olsa kölelik olur.
Gerisini anlatmaya gerek var mı?
Bülent Esinoğlu / [email protected]

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.