Er mektubu görülmüştür


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

16 Şubat 2014, 08:50

Doğu Perinçek’in “Er mektubu görülmüştür” yazısı sonrasında o “erleri” tanımak istemiş ve gerekli yasal başvuruları yaptıktan sonra Maltepe Askeri Cezaevi’ne gitmiştim.
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Küçük ve yine İşçi Partili değerli arkadaşım Haydar Keskin’le birlikte askeri cezaevine yaptığımız bu ziyaret sırasında, önce kapıda CHP milletvekili Kadir Öğüt ile ardından da bizden sonra gelen Maltepe Belediye Başkanı Mustafa Zengin’le karşılaştık.
Anlaşılan Doğu Perinçek’in “er mektubu görülmüştür” yazısı başka gönüllere de işlemişti...

En genç albay
Ziyaret edeceğimiz “erlerden” biri karacı dördü denizciydi: Hava Kurmay Albay D. İsmet Çınkı, Deniz Kurmay Albay Ender Kâhya, Deniz Kurmay Albay M. Cem Okyay, Deniz Kurmay Albay F. Yavuz Aras, Deniz Kurmay Albay Erdinç Altıner.
Sıra sıra hepsiyle görüşecektik...
Camlı görüş odasının birine Mustafa Zengin’le birlikte girdik. Camın arkasında Deniz Kurmay Albay Erdinç Altıner vardı... Tanışma faslından sonra sohbet başladı; Mustafa Zengin Albay’a öncelikle bir ihtiyaçları olup olmadığını soruyordu...
O sırada ziyaretine gittiğimiz Erdinç Albay’ı incelemeye başladım; çok gençti, doğrusu bir Albay’a hiç benzemiyordu...
Mustafa Zengin’in sözünü kesip araya girdim ve Erdinç Albay’a şöyle dedim: “Gazetecilik mesleğinde şüphe hep vardır. Sizi pek albaya benzetemedim. O sizsiniz değil mi? Karşımıza sahte bir albay oturtmuş olmasınlar!”
Karşılıklı gülümseme sonrasında öğrendik ki, meğer Erdinç Albay Türkiye’nin en genç albayıymış! Zaten sohbet ilerledikçe ne kadar parlak, ne kadar birikimli ve çaplı bir kurmay olduğu anlaşılacaktı.

Mustafa Kemal’in en sıkı askerleri
Sonra diğer albaylarla da tanıştık. Hepsi askerlik mesleğinin en birikimli örnekleri olduklarını ağızlarından dökülen her kelimede ve davranışta gösteriyordu...
Yani boşuna operasyona, tertibe ya da bu ziyaretten daha sonra modalaşan kavramla söylersek, kumpasa uğramamışlardı!
Sohbet sırasında Yılmaz Özdil’in köşesinde başlattığı kampanyayı ve gelen mektupları da konuştuk...
1 milyonu geçmişti; hepsini tek tek okumuş ve hepsine tek tek yanıt vermişlerdi...
Mektuplardan bazılarını bizlerle sözlü paylaşırken gözlerinin içinde olağanüstü ifadeler dolaşıyordu; kimi zaman zafer inancıyla öne atılan ve yere düşen bir er, kimi zaman da taarruz emri veren bir komutan oluyorlardı...
Tarihin derinliklerinden gelen “size ölmeyi emrediyorum” görevleri vardı ve bu nedenle gelecek konusunda en umutlu olanlardanlardı... Çünkü beşi de Mustafa Kemal’in en sıkı askeriydi...

Arslanlı yol mektupları
Mektupları kitaplaştırmayı düşünüp düşünmediklerini, bu konuda kendilerine yardımcı olabileceğimizi söyledik.
Kitaplaştırmaya karar verdiklerini hatta kendileriyle irtibat kuran ilk yayıneviyle anlaştıklarını da söylediler.
İşte artık o kitap karşımızda; yani yazılı gelen milyonu aşmış mektup ve Yılmaz Özdil’in e-posta hesabına düşen milyonlarca mektup...
Yani 10 Kasım’da Arslanlı Yol’da yürüyen 1 milyon 89 bin 615 kişinin mektupları aynı zamanda...
Yani 13 Aralık’ta, 5 Ağustos’ta Silivri’yi kuşatan kahramanların mektupları...
Yani 19 Mayıs’ta Taksim’e çıkan 250 bin TGB’li gencin mektubu...
Yani Haziran’da 80 ilde ayağa kalkan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye haykıran Türk milletinin mektupları...
Kırmızı Kedi Yayınevi o destek mektuplarının bir bölümünü “Er mektubu görülmüştür” adıyla kitaplaştırdı ve Türk milletinin subaylarına nasıl sahip çıktığını tarihe not etmiş oldu!

NOT:
Bugün Ulusal Gönüllülerinin bir araya geldiği 10. Yıl Dayanışma Kahvaltısı için Maltepe’deyim. Soba borusundan nasıl füze yapıldığını ve neden bize “Alo Yener” hattı kurulamadığını anlatacağım.

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.