Erdoğan, komutanları yanına çekmek istiyor


Rafet Ballı

Rafet Ballı

24 Mart 2014, 14:06

3-4 yıldır merak bile edilmiyordu.
TSK artık bir gündem maddesidir.
Cumhuriyetçiler unutmuştu.
Tekrar konuşmaya başlayanlar İslamcılar oldu.
Şimdi: Görüşü de, duruşu da hesaplanıyor.
Demek ki: Konuşmak lazım.
***
Bir mesele var.
Oradan başlayalım.
Malum: Ergenekon’da tahliyeler tamam.
Fakat: TSK’ya “kumpas”taki esaret sürüyor.
Topluca: “Balyoz” davaları diyebiliriz.
Acil soru: Tahliyeler ne zaman?
***
Aslında sorunun cevabı Ergenekon’da verildi.
Güçler dengesi aleyhteydi:
Yurtseverler içeri atıldı:
Halk hareketi güç dengesini değiştirdi:
Zindanlar boşalmaya başladı.
Yani: Güç, siyaseti belirledi.
Siyaset de kendi hukukunu yazdı.
***
İtiraz edilebilir: Bu kadar basit mi?
Elbette değil.
Basit olmayan Haziran hareketiydi.
İki “en” özelliği: Yaygındı. Uzun süreliydi.
Makus tarihimizin yönünü değiştirdi.
Dolayısıyla:
Halk hareketinin “tahliye” kararı ortada.
Seçimden sonra formalite yerine getirilecek.
Tahliyeler, sürecin doğal tamamlayıcısı olacak.
***
Özel nedenler de var.
Balyoz tahliyelerini hızlandıracak.
Tayyip Erdoğan artık yalnız.
“Son”a ilk defa bu kadar yakın.
Kendisini yeni ittifaklara mecbur görüyor.
***
Çünkü: İki büyük müttefikini kaybetti.
Cemaat: Topyekûn kavga halindeler.
Liberaller: 2010 referandumundan sonra çoğu koptu.
TV’lere, gazetelere bakınız.
Kaç liberal kaldı Erdoğan’ın yanında?
***
İşte TSK, bu tabloda gündeme getirildi.
İktidar denklemlerine dahil edildi.
İlk proje biliniyor. Sık yazdım:
Erdoğan’sız AKP’li bir koalisyon düşünülüyordu.
Merkezinde Abdullah Gül bulunacak.
Gülen + Kılıçdaroğlu + Bahçeli katılacaktı.
Komuta kademesi buraya monte edilecekti.
***
İktidar programları bildikti (kendi ifadeleriyle):
İslamcılığın kazanımları korunacak.
Laikler biraz tatmin edilecek.
Kürt ve Ermeni açılımları sürdürülecek.
Türkiye Batı kampında kalacak.
Maceracı dış politikadan uzak durulacaktı.
***
Projenin Gül ayağı artık çöktü.
Sebep biliniyor: Sağlamcı. Riske girmedi.
Erdoğan’la pazarlık: Kapıyı açık tuttu.
Cemaat’in devletten tasfiyesi: Karşı durmadı.
Sonuç: Yerine Haşim Kılıç konuşuluyor.
Tutar mı: Zor. Yine de sandık sonuçlarını görelim.
***
Bu arada, Erdoğan’ın stratejik hamlesine tanık olduk.
Cemaat’i MGK’nın önüne attı (26.2.2014).
Bildirinin şu cümlesi Cemaat’e:
“Halkımızın huzurunu ve ulusal güvenliğimizi tehdit eden yapılanmalar ve faaliyetler görüşülmüştür.”
Tercümesi:
Bir: Cemaat’i oturup görüştük.
Üç: Bu yapı halkın huzurunu bozuyor.
İki: Ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor.
Cemaat’in yorumu: Erdoğan’ın 28 Şubat’ı.
***
Erdoğan bir mevzi kazandı.
Karar aldırdı: “Cemaat ulusal güvenliğe tehdittir.”
Önemli: Gül’ü ve komutanları karara ortak etti.
Bekleyelim: Cemaat’in devletten tasfiyesi hızlanacak.
Soru:
CHP, Stockholm sendromundan kurtulabilecek mi?
***
İddia: MGK’da başka şeyler de görüşülmüş.
Seçim sonrası masaya yatırılmış.
Erdoğan’ın korkusu: Yaygın halk hareketleri.
Hedef: Hükümeti düşürmek.
Tarih: Seçimden sonra.
Merkez: Dışarıdan yönlendirme. “Ukrayna modeli” demişler.
Erdoğan olmak sahiden zor.
Seçimden önce: Kaset tehdidi.
Seçimden sonra: Sokak.
***
Komuta kademesinin tutumu?
Belli ki: Cemaat’in tasfiyesi mutsuz etmez.
Hatta: Bünyedeki rahatsızlığı bile azaltabilir.
Ya Erdoğan’ın siyasi ömrünü uzatmak?
Komuta kademesinin tercihi sadece kendisini bağlar.
Soru: “Bünye”ye hükümleri geçer mi?

Rafet Ballı
[email protected] 
twitter.com/rafetballi
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sabahattin toluk - 3 yıl önce
iyiki dogdun es baskan rte bunlari yaptin da hakiki turk halki kendin e geldi. bu pislikler karsisinda.