banner863

Erdoğan’ın kurtuluşu Suriye’dendir


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

09 Mart 2015, 14:19

Vatan Partili heyetin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşmesine AKP’liler çok bozuldular. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere…

Halbuki biraz düşünseler, kurtuluşlarının Suriye ile yürütülecek barış politikalarında olduğunu anlarlar, Vatan Partili önderlere teşekkür ederler.

KUYUYU BOYUNCA KAZ

Türkiye 2010’a gelinceye kadar Ortadoğu’da oldukça popüler ve sevilen bir ülke idi. 2007’de şimdiki Yandaş Medya’nın ağırlıkta olduğu bir basın grubu ile gittiğimiz Suriye’de bunu açıkça gözlemlemiştik. Suriye, laik ve çağdaş yapısı ile Türkiye’ye benziyordu. Esad yönetimini Alevi göstererek bu ülkede Alevi zulmü olduğunu söyleyenlerin büyük yalancılar olduğunu Yeni Şafak gibi Zaman gibi organlardan gelen o dini bütün gazeteciler de görmüşler, bundan memnun olmuşlardı. Türkiye’ye benzemeye çalışan bir Suriye ve halk vardı orada.

Ama Büyük Ortadoğu Projesi gereği bu bölge karıştırılacak, ülkeler parçalanacak ve İsrail’in üstündeki baskı azaltılacaktı ya… Bunun için de kuzeyde bir Kürdistan kurulacaktı ya… İşte bu yüzden “Arap Baharı” diye parlatılan iç ayaklanmalar süreci devreye sokuldu. Libya’dan Suriye’ye kadar uzanan hatta ortalık karıştırıldı.

Suriye, 2010 sonlarına kadar barış içinde bir ülke idi. İçeride çatışma yoktu.

Ama emperyalizm bu ülkeyi de Irak gibi parçalamak ve kuzeyini Kürdistan ilan etmek istiyordu. Bu amaçla bizim Başbakan’a da önemli bir görev verilmişti. Beşşar Esad’a kuyuyu o kazacaktı.

Atalarımız ne demişler: “Az kaz,uz kaz; kuyuyu kendi boyunca kaz.”

Yani boyundan daha derin kuyu kazar isen belki sen düşersin de çıkamazsın…

DÜŞTÜ ÇIKAMIYOR

Türkiye, Ortadoğu’da barış temelli politikalarıyla dünyada saygınlık kazanırken, ABD’nin isteği ile komşularına kuyu kazmaya başlayınca, emperyalizm o kuyuya Suriye ile birlikte AKP yönetimini itekledi de Tayyip Erdoğan’ın bundan haberi yok.

Hatırlayın: Suudi Arabistan’dan ve Körfez ülkelerinden salıverdikleri katil ve yobaz sürüsünü bu ülkeye soktular. Boşluğu hemen El Kaide diye bilinen aşırı fanatik dinci militanlar doldurdular. Ve bunlar vahşi saldırılarla Suriye güvenlik güçlerini katletmeye başladılar. Barış içindeki Suriye’yi karıştırmak için Suriye Cumhuriyet Müftüsü Şeyh Ahmed Bedreddin Hassun’un oğlu Sariye Hassun’u dahi öldürdüler. Çünkü, Sünni olan Müftü, laik Beşşar Esad rejimini bütün gücüyle destekliyordu.

Böyle bir ortamda Suriye yönetimi bu terör gruplarına karşı devletini savunmaya başladı. Çatışmalar sürerken Tayyip Erdoğan Suriyelilere seslenip onların Türkiye’ye gelebileceklerini söyledi. Böylece Suriye’yi iyice karıştırdı.

MISIR’DAN DÖNÜŞ

Aynı dönemde Mısır karıştırıldı. Müslüman Kardeşler isimli gerici örgüt burada iktidara geldi. Lakin ABD; Arap Baharı’ndan aşırı dinci örgütlerin faydalandığını görünce frene bastı. Mısır’da  asker darbe yaparak Müslüman Kardeşleri iktidardan attı.

Erdoğan, bağırıp çağırdı ise de kimse ciddiye almadı. Üstüne üstlük Mısır, İsrail ile işbirliğine girdi ve Kıbrıs Rum Kesimi ile de bağlantı kurarak Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de iyice sıkıştırdı. Zaten Suriye yönetimiyle adı konulmamış bir savaş yürüten Tayyip Erdoğan iyice yalıtıldı, yalnızlaştırıldı.

Dünyanın değişik ülkelerinden gelen El Kaideci azılı teröristlerin Suriye’ye Türkiye üzerinden sokulduğunu hem Amerika hem de Avrupa ülkeleri çok iyi biliyorlardı.  BOP’çu ABD bile bu planı şimdilik rafa kaldırmışken Tayyip Erdoğan’ın bu işteki saldırgan devamlılığı tepkiye yol açıyordu. Sonunda ABD bile onu dışladı.

Böylece Türkiye, Ortadoğu’da bir tane bile dost devlet bulamaz hale geldi. Sadece IŞİD ile el altından sürdürdüğü terör ilişkisi kalıvermişti geriye…

Bugün geldiğimiz noktada Tayyip Erdoğan bu yanlışlarını fark etmeye başlamış gibi. Bu yüzden de Suudi Arabistan’ı kullanarak Mısır ile arayı düzeltmeye çalışıyor. Artık ağzından “Darbeci Sisi!” sözü çıkmıyor.

2010’da, Suriye’deki Esad rejimini 3 ile 6 ay arasında devireceği hayaline kapılan Tayyip Erdoğan’ın kendi iktidarının sonu görünmeye başladı bile…

Kurtuluşu var mı peki?

Mısır ile yürüttüğü düşmanlık politikasından nasıl vazgeçti ise Suriye ile yürüttüğü düşmanca politikadan vazgeçmesi tek çare gibi duruyor. Böylece kuşatılmışlıktan kurtulma fırsatı yakalayabilir.

Onun, devletleri bırakarak bu ülkelerdeki terör örgütleri ile ilişki kurduğunu bilmeyen mi var? Bu politika Türkiye gibi büyük bir ülkeyi yöneten AKP’yi de çürütmektedir.

Tayyip Erdoğan’da akıl var ise, Vatan Partisi’ne, onun lideri Doğu Perinçek’e kızmak yerine teşekkür etmelidir. Çünkü Erdoğan ancak ve ancak Suriye politikasını değiştirerek iktidarının ömrünü uzatabilir. Yoksa Beşşar Esad, Tayyip saltanatını devirecektir…

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal Cevher - 2 yıl önce
riza bey tespitlerinizde size katılmamak, bilim bazli dünya gorusune sahip birisi için mumkun değil, sizin gibi aydinlar oldukça gelecekten korkumuz yok....
Avatar
Sencer - 2 yıl önce
rıza hocam sizide bu saflarda görmek mutlu etti bizi.
Avatar
veli - 1 yıl önce
türk milleti suriyeyle savas istemiyor
bessar essad beyi halkin yüde yetmis i seviyor destekliyormus o yüzden adamcagizi deviremediler buna herkes saygi duyulmali bugün hangi ülkede halkin yüde yetmis i basbakanini destekliyor ?? yüzde 70 % halkin destekledigi bessar esad bey e herkes saygi duyulmali bugün hangi ülkede halkin yüzde 70 % i baskani destekliyor ?? adamcagiz elini kolunu sallaya sallaya milletin icinde dolasiyor adam koruma ordusuna ihtiyac duymuyor
bravo sayin bessar essad a cok yasasin