Ergenekon davası yeni başlıyor


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

21 Haziran 2014, 12:06

Ergenekon'dan sonra Balyoz sanıklarının da tahliye olması, Türkiye'de yeni bir döneme işaret ediyor.

Peki, hangi dönem?

Soruya yanıt bulabilmek için, önce Ergenekon ve Balyoz davalarının gerçek anlamına bakmalıyız.

Bu davalar, kuşkusuz darbe davası değildi. Atlantik kuvvetleri ile milli kuvvetlerin çarpıştığı bir davaydı. Atlantik kuvvetlerinin Kemalist Devrim'i yıkma davasıydı; Cumhuriyet'le hesaplaşma davasıydı; "Türk tarihinin hakkından gelme" davasıydı.

O nedenle Ergenekon ve Balyoz davaları henüz bitmemiştir: Bu dava, ancak Kemalist Devrim tamamlanınca ve karşıdevrimciler yenilgiye uğratılınca biter!

ZİNDANLAR NASıL BOŞALDI?

"Hangi dönem" sorusunun yanıtına geleceğiz...

Bir de hem Ergenekon'da hem de Balyoz'da neden tahliyeler yaşandığını madde madde açıklamalıyız:

1) Bu tahliyeler, Haziran Halk Hareketi'nin sistem içi çelişkileri derinleştirmesinin bir ürünüdür. Türkiye çapında iki ay boyunca süren eylemler, Kemalist Devrim'i yıkma eylemi içindeki büyük koalisyonu parçaladı, hatta birbirine düşürdü.

Öyle ki, AKP ve Fethullah Gülen cemaati arasındaki çarpışma, tarafların suç ortaklıklarını birbirlerine karşı kullanmasına bile yol açtı.

2) Kuşkusuz Türkiye'nin Haziran Halk Hareketi'ne nasıl geldiği de oldukça önemlidir. Bu noktada TGB'nin 19 Mayıs 2012 Taksim eylemini özel bir yere koymalıyız. O büyük eylem, sadece 19 Mayıs'larda değil, 29 Ekim, 23 Nisan, 10 Kasım gibi anlamlı günlerde kitlesel eylemlere yol açtı.

3) Kuşkusuz Silivri duvarlarını yıkma eylemi de, Ergenekon ve Balyoz tahliyelerinin en önemli nedenlerinden biridir. 7 yıl boyunca Silivri'de direnenler, en sonunda barikatları devirmiş, duvarları yıkmıştır.

Burada üç özel direnişe vurgu yapmalıyız:

a) Başta Doğu Perinçek olmak üzere bazı Ergenekon tutuklularının olağanüstü kararlılığı ve liderliği, tutukluların büyük direnişine dö-nüştü. Perinçek ve tutuklu örgütlü arkadaşları, örgütsüz tutukluları motive etti.

b) İşçi Partisi'nin ilk günden itibaren sürdürdüğü kararlı tavır, 7 yıl boyunca kitleleri bu davalar konusunda dimdik ayakta tuttu. İşçi Partisi, Silivri barikatlarını devirme ve duvarlarını yıkma eylemlerinde hep en önde oldu.

c) Tutuklu eşlerinin ve çocuklarının kurduğu "Vardiya Bizde Platformu" ve dışarıda sürdürdüğü "Sessiz Çığlık" eylemleri tahliyeleri sağlayan bir diğer etkendi. Başta Nilgün Doğan olmak üzere tüm tutuklu yakınları, 7 yıl boyunca mahkemede, sokakta, alanlarda, ekranlarda hep görev başında oldu, mücadele etti.

CUMHURİYET AÇILIMI

Artık "hangi dönem" sorusuna gelebiliriz...

Türkiye, 2007 yılında başlayan Ergenekon tutuklamalarıyla karanlık bir döneme girmişti. Kemalist Devrim'i ve Cumhuriyet'i yıkmayı hedefleyen kuvvetler, buna direnecek milli kuvvetleri adım adım tasfiye ediyordu.

Cumhuriyet'i yıktılar, TSK gibi kurumlara belli oranlarda diz çöktürdüler, kurumları ele geçirip biçimlendirdiler vs.

Ancak artık yeni ve aydınlık bir döneme giriyoruz. Ergenekon davası yeniden ve bu kez Türk milleti için başlıyor.

Balyoz tahliyeleri işte bu aydınlık dönemin işaretidir.

Göreceksiniz, ne cumhurbaşkanlığı seçimleri Atlantik ve Ortaçağ kuvvetleri için öyle çantada keklik olacak, ne de koltuklarında rahat rahat oturabilecekler...

Haziran Halk Hareketi'yle bir kez daha ortaya çıkan Türk milletinin devrimciliği, yakın bir gelecekte yeniden Türkiye'yi Kemalist Devrim rotasına sokacaktır!

Türk ve Kürt'ün Cumhuriyet Açılımı'yla yeniden kaynaştığı, dinsel ve etnik ayrımcılıkların son bulduğu, emperyalizmin yenilmesiyle bölgede büyük birlikteliklerin kurulduğu, Türkiye'nin "arasız devrimlerle" ilerlediği bir sürece gireceğiz...

Hepimize kolay gelsin...
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.