banner863

Evet kıyamet! Ama kimin için kıyamet!


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

11 Aralık 2015, 09:06

AKP iktidarına yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesinin Anakara temsilcisi Abdülkadir Selvi,8 ve 9 Aralık tarihlerindeki köşe yazılarında “aklıselimin sesi” olarak nitelendirilebilecek değerlendirmeler yaptı.
8 Aralık’dayazısının başlığında “Rus uçağı tuzak mıydı?” diye soran Selvi, 9 Aralık’da ise “Hedef Erdoğan ve Putin’di” diye yazdı.
Selvi bazı kritik sorular soruyor: “Rus uçağına füze atılmadan önce fiziki engelleme neden yapılmadı?” “Rus uçağı Türk hava sahasını tam da terk ederken neden düşürüldü?” gibi.
Selvi özetle Türkiye’nin Rusya ve İran’la kavgalı bir duruma düşürülmesinin büyük bir tuzak olduğunu söylüyor.

İbrahim Karagül’ün değerlendirmesi
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül ise aynı günlerde Selvi’nin yaptığı değerlendirmelerin tam tersini yaztı.
Karagül’e göre Türkiye, Rus uçağını düşürerek yapılması gerekeni yaptı. Ukrayna’da, Kırım’da, Kafkasya’da sürekli ilerleyen Rusya’ya “dur” dedi.
Aynı zamanda ‘Irak, Yemen ve Suriye’de meydana gelen İran destekli Şii yayılmasına da sesiz kalamayacağını böylece gösterdi. Çünkü Suriye’den sonraki hedef Körfez ülkeleridir. İran yayılmacılığının ondan sonraki hedefi ise Suudi Arabistan’dır. Yani Kâbe.’
“Türkiye’nin bugün bütün riskleri göğüsleyerek durduğu nokta, Kâbe’yi savunma noktasıdır.”
İbrahim Karagül “Kıyamet” olarak adlandırdığı ve bütün bölgeyi kasıp kavuracak bir Sünni-Şii savaşını kaçınılmaz görüyor. Türkiye’nin bundan kaçınamayacağını söylüyor ve derhal harekete geçmesini öneriyor.
Rus uçağının düşürülmesini de, bu çerçevede atılmış bir adım olduğunu iddia ediyor.
Baş düşmanlar ise “İran ve Rusya”. ‘Bölgede bütün sınırlar yeniden çizilecek’ diyor. Biz çizmezsek İran ve Rusya çizecek ve bizim elimizde Anadolu bile kalmayacak.”
Çare: ‘Eski Selçuklu ve Osmanlı mirasına sahip çıkmaktır. Çünkü 20 yüzyılda ortaya çıkan yapay devletlerin sonu geldi. Rusya ve İran, mirasçısı oldukları eski imparatorlukları yeniden canlandırıyorlar. Biz de Osmanlı ile Selçukluları yeniden canlandıralım.’
Doğal olarak bu değerlendirmelerde ABD hiç yok. Sanki Büyük Ortadoğu Projesi ile bütün bölgeye kan ve ateşe boğan ABD değilmiş gibi.
Türkiye’ye yönelik bölücü terörün arkasındaki gücün de Rusya ve İran olduğunu yazıyor İbrahim Karagül.

Hangisi AKP’nin görüşünü seslendiriyor?
Burada üzerinde düşünülmesi gereken kritik soru şudur: Başyazar ile Ankara temsilcisinden hangisi, AKP’nin şimdi izlemekte olduğu politikayı temsil ediyor?
Rus uçağının düşürülmesinden sonra Musul’a asker gönderme olayına bakılırsa bugün Ankara’da karar mevkilerinde oturanların İbrahim Karagül gibi düşündükleri sonucuna varılabilir.
Rusya gibi bugüne kadar bütün temel konularda Türkiye ile uyum içinde olan bir komşuyu Türkiye’ye düşman yaptıktan sonra, İran ve Irak yönetimlerini Türkiye karşısına almak hangi akılla açıklanacaktır?
ABD’nin kışkırtmasıyla bütün komşularını düşman yapan bir ülke, aynı Devletin desteklediği bölücü terör karşısında elini zayıflatmaktan başka bir şey yapmış olmayacaktır.
AKP cenahında kafaların epey karışık olduğu, daha doğrusu birbirinin tam tersi iki görüşün çatışma halinde olduğunu söyleyebiliriz.

Kıyamet kimin için?
Evet, Bölgemizde bir kıyametin kopacağı görülüyor. Ama kimin için kıyamet?
ABD’nin bölgede yıllardır sürdürdüğü yıkıcı savaşa karşı Rusya, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Mısır’dan oluşan bir bölgesel inisiyatif ortaya çıktı.
Türkiye bu bölgesel inisiyatifin yanında yer alırsa, hem bölücü hem de dinci terör 6 ay ile bir yıl gibi süre içinde kesinlikle biter.
Aksi durumda, yani Türkiye’nin altını oyan ABD’nin safında komşularına karşı konumlanması ise, Karagül’ün deyimini kullanacak olursak gerçekten de “kıyamet”in kopmasına yol açacak.
Ama bu kıyamet başka herhangi bir yerde değil Türkiye’de kopacak.
Bir bedel ödenecek doğru ama o kıyametin altında kimin kalacağı da bellidir.
ABD’nin kazanacağını zannederek Osmanlı ve Selçuklu rüyaları görenler, emperyalizme karşı birleşen bölge milletlerinin ve devletlerinin ayakları altında kalacaklardır.
Hiç kimsenin şüphesi olmasın: O büyük hesaplaşmada Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk Milleti o bölge inisiyatifininkarşısında değil yanında olacaktır.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 13 ay önce
Türk Milleti'nin " B planı " Vatan Partisi'ni iktidara getirmektir. Kurtuluşumuz, Mustafa Kemal'in kalesi olan "Vatan Partisi" nin hükümet olması ile mümkündür.