F tipi polisin delili ABD’den


Hikmet Çiçek

Hikmet Çiçek

20 Şubat 2014, 11:22

 Ali Tatar hakkında ilk suçlamalar Amerika’dan yayın yapan, sahibi ve adresi belli olmayan www.dersim.iphox.com isimli internet sitesinden yapıldı. Sitede yer alan akıl dışı suçlamalar Cemaat’in polisleri tarafından indirildi ve soruşturma açılması için yeterli görüldü
Cemaat, Ergenekon ve benzeri tertiplerde hep aynı yöntemi kullandı:
Hedef seçilen kişi hakkında isimsiz, imzasız ya da sahte isimli bir ihbar mektubunun yazılması veya o kişi hakkında kaynağı saptanamayan bir internet sitesinde “haber” yapılması. Bu yöntem, Ergenekon’dan Balyoz’a, Şike’den Poyrazköy’e, Odatv’den Casusluk davalarına sürekli kullanılan bir “katakulli”dir.
İhbarın yapılmasından sonra ikinci adım gelir. Bu iftiralar emniyet ve savcılıkça ihbar kabul edilir, soruşturma başlatılır. Bunu, hedef alınan kişi hakkında telefon dinleme, teknik takip ve izleme, arama, el koyma ve gözaltı kararları izler. Bu yöntem hiç değişmedi, yıllarca kullanıldı. Şimdi iktidar sözcüleri, yakında Meclis gündemine gelecek olan “Demokratikleşme paketi”nde ihbarlara “yeni kriterler” getireceklerini, somut olay ve kişi belirtmeyen, ihbarcının adı, soyadı, imzası, TC kimlik numarası ve adres bilgilerinin yer almadığı hayali ihbarların işleme konulmayacağını söylüyorlar. Günaydın!

Amerika’da bir internet sitesi
Ali Tatar hakkında ilk suçlamalar www.dersim.iphox.com isimli internet sitesinden yapıldı. Amerika’dan yayın yapan, sahibi ve adresi belli olmayan bu sitenin, sonradan “Poyrazköy” olarak birleşecek dosyalardan “Amirallere suikast” soruşturmasının klasörlerinde yer alan “haberlerinden” birkaç örnek verelim:
“...Yüzbaşı Ali Tatar; Alevi olup, (Sivas’ın Gürün ilçesinin Yuva köyündendir) Deniz Lisesi PAP şube müdürüdür. Yuva köyü yörede PKK’lı yatağı ve anarşist yuvası olarak bilinmektedir. Aynı köyden yakın akrabası Hüseyin Tatar, anne: Elife, baba: Halife, bölücü örgüt üyesi olmaktan sabıkalıdır. Cumhuriyetimizin 75. yıl kutlamalarına bütün subayların katılması için komutan emri olmasına rağmen, diğer bütün personelin eksiksiz katıldığı Heybeliada’daki kutlama programına, müdürü olduğu PAP şubeden ‘lüzum yok, boş verin’ diyerek kimseyi yollamamıştır. Dz. K.K. bünyesinde eğitim bilimleri ile ilgili personel alımlarında kendi yandaşlarını almak için her türlü gayreti gösterdiği bilinmektedir.”
Sitede, “Ali Tatar’ın sırf Alevi oldukları için kayırdığı ve yakın ilişkide olduğu gözlenen eğitim uzmanı personel şunlardır” denilerek çok sayıda teğmen, üsteğmen, yüzbaşı ve albay rütbesindeki subayların adları sayılıyor. Bir örnek verelim:
“Üsteğmen Mustafa Çakır, Alevi olup aslen Tokatlı ancak nüfus kaydını Antalya’ya almışlardır. Dayısı meşhur matematik kitap yazarlarından, Maocu, sabıkalı Ali Çelik’tir.”

Ali Tatar sorguya çağrılıyor
Ali Tatar hakkındaki bu akıl dışı suçlamalar Cemaat’in polisleri tarafından adı geçen siteden indirildi ve Tatar hakkında soruşturma açılması için yeterli görüldü. Yarbay Tatar hakkında ilk “delil” buydu.

2006 yılından beri İstanbul Beylerbeyi’nde bulunan Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı’nda Okullar Eğitim Yönetim Şube Müdürü olarak görev yapmakta olan Öğretmen Denizci Yarbay Ali Tatar, özel yetkili savcı Süleyman Pehlivan tarafından 5 Aralık 2009 günü sorgulandı. Tatar hakkında yapılan ihbar mektupları ve bazı şüphelilerde bulunduğu öne sürülen “belgeler” şunlardı:

Ünal İnanç isimli şüpheliden elde edildiği belirtilen “Takip edilip gerekli yerlere iletilecek liste”, 24 Mayıs 2009 tarihli Ahmet Yılmaz adlı ihbar mektubu ve ekindeki çizelge, 29 Haziran 2009 tarihli Selim Demircioğlu konulu ihbar mektubu, şüpheliler Alperen Erdoğan, Tarık Ayabakan, Yakut Aksoy ve Burak Düzalan’ın kaldığı evde ele geçirilen kingston marka flashbelllekte yer alan “2008- 2009 Sonuç Raporu” isimli belge, şüpheli Levent Bektaş’tan elde edildiği belirtilen 3 nolu cd’de yer aldığı ifade edilen “Gündemlerim 2” isimli word belge, kingston marka flashbellekte yer alan “Burak’tan gelen Harb Okulu”, “Çağatay’dan gelen”, “Lise”, “Ülkü’den gelen” isimli belgeler, gene aynı flashbellekte yer alan “Toplantı Kararları- Mayıs” ve “Eruygur” isimli word belgeleri. Hemen söyleyelim, adı geçen kişiler ifadelerinde bu belgelerin kendilerine ait olmadığını, belgeleri hiç görmediklerini ve başkaları tarafından konulduğunu sayısız kez ifade ettiler.
Ali Tatar sorgusunda bu belgeleri ilk kez gördüğünü, hakkındaki iddiaların yalan ve iftira olduğunu, DHKP-C veya benzeri yasadışı örgütlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, herhangi bir toplantıya katılmadığını, kimseye hiçbir konuda referans olmadığını, belgelerde adı geçen kişileri tanımadığını söyledi.
“Eruygur” adı verilen belgede toplantı yaptıkları iddia edilen Doğu Perinçek’i basından tanıdığını, kendisiyle hiçbir irtibatının olmadığını belirtti. Serbest bırakılmasını talep etti.

Tatar’ın avukatı İhsan Nuri Tezel, “Sonuç Raporu” adlı belgede rütbenin ‘Yrb’ olarak kısaltıldığını, askeri literatürde yarbayın kısaltmasının ‘yb’ olduğunu, bunun bile belgenin gerçek olmadığını gösterdiğini, 24 Mayıs 2009 tarihli ihbar mektubunda Tatar’ın Ankara’da görevli olduğunun belirtildiğini oysa müvekkilinin Ankara’da hiç görev yapmadığını, “Alevilere ayrıcalık” tanıdığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, internet sitesinin haberinde iddia edildiği gibi bir deniz yüzbaşısının askeri personel alımında etkili olamayacağını ve sürekli olarak güvenlik soruşturmaları yapılan bir kurumda Tatar’ın herhangi bir yasadışı örgütle irtibatının mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin serbest bırakılmasını istedi.

Hikmet Çiçek
Yarın: Savcı yeniden harekete geçti
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.