Fertler Ölür, Milletler Yaşar


Barış Tınay

Barış Tınay

17 Ekim 2015, 11:42

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, Doğu Perinçek-İsviçre davasında nihai kararını verdi. Dava, Perinçek lehine sonuçlandı. Yurtseverler tarafından kurulan Talat Paşa Komitesi, Türkiye için çok önemli bir hukuki zafer elde etti. Bu başarı 100 yıllık haklı bir mücadelenin, en kararlı iradesiydi. Bu mücadelede emeği geçen herkese vatan minnettardır.

AİHM Büyük Daire'de görülen temyiz davasının kazanılması ile birlikte;

- “Ermeni soykırımını tanıma” kararı alan devletler, bu parlamento kararlarını geri almak zorunda kalacak,

- Mevzuatlarında “Ermeni soykırımını inkâr”ı suç kabul eden ve cezalandıran devletler, mevzuatlarını değiştirecek,

- İsviçre, Doğu Perinçek hakkında verilen ve AİHM tarafından AİHS’ne aykırı olduğu saptanan ceza mahkemesi kararını iptal edecek, mahkemelerince benzeri kararlar alınan devletler de, bu kararları ortadan kaldıracak,

- 1915 olaylarını ders kitaplarında “soykırım” olarak niteleyen devletler, müfredatlarını buna göre değiştirip, düzeltecektir.

Mücadele Bitmedi, Esas Mücadele Şimdi Başlıyor…

Avrupa ülkelerine karşı elden edilen bu zafer, kuşkusuz son yıllarda uluslararası diplomaside elde edilen tek başarımız. Bu başarıda devlet desteğinin hiç olmadığını da hepimiz biliyoruz. Lakin bu zafer üzerinden mücadele bitti anlamı çıkartılmamalıdır çünkü esas mücadele şimdi başlıyor. AİHM’nin verdiği karar sadece bizlerin mücadelesi için hukuki bir dayanak oluşturuyor. Yukarıda yazılanlar, kararlı mücadelemizi sürdürmemiz ile mümkündür. Rehavete kapılmamak gerekiyor.

AİHM’nin 1915 olaylarının Yahudi soykırımına benzemediğini ve de tarihçiler arasında tartışmalı bir konu olduğunu belirtmesi, hukuki olarak elimizi oldukça güçlendiren kararlardır. Bu dava eğer kaybedilseydi, Ermeni Diasporası Avrupa Konseyi üyesi 47 ülkeye soykırımı tanıma çağrısı yapar, bütün dünyayı ayağa kaldırırdı. Bu sebeple bu zaferin önemini ve de büyüklüğünü anlamamız gerekiyor. Bu dava Doğu Perinçek’in değil; Türkiye’nin, Türk milletinin davasıdır.

Emperyalizm ile iki yüzyıldır mücadele eden halkımız, “Ermeni Soykırımı” yalanını tanıyın baskıları ile her zaman karşılaşacaktır. Çünkü bu hukuki değil, siyasi bir mücadele alanıdır. Bu konuda yıllardır suçlanan ve buna bağlı olarak da utangaç bir savunma refleksi geliştiren Türkiye, bu zafer üzerinden psikolojik üstünlüğü ele geçirmek zorundadır. Yani artık savunma değil, hücum zamanıdır. Biliyoruz ki tarih bizim yanımızdadır, hukuk bizim yanımızdadır, en önemlisi ise millet bizim yanımızdadır.

Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in dediği gibi “fertler ölür, milletler yaşar”, bugün Mehmet Kemal Bey bu millet ile yaşıyor ve bu millet artık ayağa kalkıyor. Başta rahmetli Rauf Denktaş’ın ve Ermeni terör örgütü Asala tarafından katledilen şehit büyükelçilerimizin ruhu şad olsun. Onların onurlu mücadelesi, yurtseverlerin omuzlarında yükselmeye devam ediyor.

***

Ya onlar?

Soykırım yalanına karşı mücadele eden yurtseverleri zindanlara atan F tipi savcılarımız, cemaate dokunulunca ortadan kaybolan soykırım savunucuları, “Soykırımı inkâr, ırkçılıktır” yazan halk düşmanı üçüncü sınıf köşe yazarları, soykırım tanınsın bildirileri yayınlayan, kerameti kendinden menkul aydınlarımız, soykırım pankartı ardında yürüyen özgürlükçü siyasetçilerimiz, “Ermeni soykırımını tanıyacağız” vaadinde bulunan “Türkiyeli” siyasi partilerimiz…

Onlar hep vardı, hala var ve ne yazık ki hep var olacaklar…

Ancak bu millet onları hiçbir zaman affetmedi, affetmiyor ve affetmeyecek…

Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatansever - 1 yıl önce
gerçekten güzel yazı olmuş.Keşke herkes bu konulara duyarlı olsa.