banner863

Fırat’ın ötesi, berisi


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

29 Ağustos 2016, 15:40

Türkiye,Cerablus operasyonunu başlatarak bölgede ABD emperyalizmi tarafından uygulanmakta olan “koridor planı”nı bozma yolunda tarihi bir karar almış oldu.

Cerablus operasyonununhemen ardından gerçekleşenKılıçdaroğlu’nun  konvoyuna yönelik saldırı ve sonrasındaki Cizre’deki intihar eylemi, Türkiye’nin müdahale kararının ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.

Türkiye IŞİD’e karşı harekete geçmiştir ama ses PKK’dan gelmektedir.

IŞİD ile PKK’nın aynı merkezler tarafından yönetilen örgütler olduğunun bundan daha sağlam kanıtı olamaz.

Türkiye’nin Cerablus Operasyonu başladıktan sonra PKK, Türkiye içinde yürüttüğü terör faaliyetlerine büyük bir hız vermiş bulunuyor. Hemen hergün yeni saldırılar ve bombalamalar var. Belli ki Türkiye,Cerablus operasyonu ile birlikte PKK’nın, ama gerçekte ABD’nin canını oldukça yakmış…
 
Fırat’ın doğusu Türkiye’yi ilgilendirmez mi? 

Bütün bunlar olup biterken Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı, “PKK’nın aklı varsa Fırat’ın doğusuna geçer” dedi.

Bu ifadeden şöyle bir sonuç çıkıyor doğal olarak: PKK veya PYD, Fırat’ın doğusuna çekildiği zaman Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkıyor mu?

Yani Dicle ile Fırat arasındaki bölgenin PKK elinde olması Türkiye için bir tehdit teşkil etmeyecek mi?

Irak’ın kuzeyinden sonra şimdi Suriye’nin kuzeyinde de PKK’nın kalıcı üsler edinmesinin Türkiye için tehdit olmayacağını düşünmek aymazlıktan başka bir şey değildir.

Ancak devlet aklından yoksun, siyasette strateji gibi bir konu başlığından bihaber cahiller böyle düşünebilir.
 
Çapulcularla iş tutmak

Cerablus Operasyonu, Türkiye’nin 24 Temmuz 2015’te başlattığı Vatan Savaşı’nın kaçınılmaz sonucudur. Türkiye’yi yönetme konumunda olan hiçbir iktidar, bu operasyondan kaçınamazdı.

Ama AKP’nin, operasyonu yaparken Suriye Ordusu ile değil de, ne idüğü belirsiz ÖSO ile “işbirliği yapması”, Türkiye’yi bugünkü noktaya getiren devlet aklından yoksun mezhepçi kafanın devam ettiğini gösterir.

Herkes bilmektedir ki aslında ÖSO diye bir güç yoktur. Geçen yıl Türkiye’de kurulan kamplarda sözümona eğitilip Suriye’ye gönderilen unsurların, sınırı geçer geçmez nasıl dağıldıkları, oradaki terör gruplarına nasıl kapağı attıkları hatırlardadır.

Televizyonlarda,“Cerablus’u ele geçiren ÖSO birlikleri” olarak tanıtılanlar Türk tanklarının açtığı yoldan ilerleyen, sağdan soldan toplanmış kişilerden oluşuyor. Askeri anlamda herhangi bir değerlerinin olmadığını anlamak için uzman olmak gerekmiyor.
           
Abdülhamit kafası ile Cumhuriyeti yönetmeye kalkmak

Yaşanan bu kadar acı dersin ve ödenen bedelin ardından hala Esad düşmanlığında ısrar edenler ve hala bölücü ve dinci teröre karşı işbirliği yapılacak biricik güç olan Suriye Ordusu yerine çapulcularla bir başarı elde edebileceğini düşünenler, “PYD, Fırat’ın doğusuna çekilsin” demektedir.

Türkiye’nin önünde ya Suriye Ordusu ile ya da ÖSO ile işbirliği yapmak gibi iki seçenek yoktur.

Suriye Ordusu ile işbirliği yapmak demek, Suriye’nin bütününde güvenliğin sağlanması demektir, PYD o zaman sadece Fırat’ın batısında değil, Suriye’nin hiçbir yerinde kalmaz. IŞİD, Suriye’nin her karış toprağından sökülür atılır.

Ve Türkiye’nin Suriye sınırı, en güvenli sınırlardan biri olur.

ÖSO ile iş tutmak ise, Türkiye’nin içerde ve dışarda ödeyeceği bedellerin daha da ağırlaşması olur.

Ve bunun sorumlusu, “Abdülhamit” kafası ile Türkiye’yi idare edeceğini zaneden, devlet aklından yoksun, Türkiye gibi bir ülkeyi tarikat müridi kafası ile yönetebileceğini düşünen iktidar sahipleri olacaktır.

Ve elbette milletin ve devletin ödemek zorunda kaldığı bu bedellerin sorumlularının, önünde sonunda bu eylemlerinin hesabını vereceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
                       
Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.