Gaza getiriyorum


Teoman Alili

Teoman Alili

06 Temmuz 2015, 16:59

Açılım bitti, vahşi kapitalizm ağır yaralı, Türk Devleti diriliyor, Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar tarihinde olmadığı kadar yakınlaşıyor. Hayda bu Teoman kafayı mı yedi diyorsunuz belki hatta bizi gaza getirmeye çalışıyor falan...Öyle ya, savaş kapıda, memlekette hükümet kurulamıyor, AKP yine başta kaldı v.s... Bana göre algıcılar tabloyu böyle çiziyor peki ya olgular. Algıya karşı olgu diyelim. Daha doğrusu yaratılmak istenen algıya karşı olguları görelim. "Güzel günler göreceğiz" diyorum çünkü haklı nedenlerim ve bu nedenlere kaynağım var. Buyrun dostlar...

ALGI 1: CHP ve MHP 17 25 Aralık veya AKP'nin yeniden iktidar olmasına karşı çıktığı için koalisyon kurmuyor. Türkiye hükümetsiz kalacak.
OLGU 1: Son seçimlerden sonra hedeflenen AKP ile YCHP'nin kuracağı bir koalisyondu. Bu koalisyona HDP'de dışarıdan destek verecekti ve Türklük anayasadan kaldırılacak, bölünmenin temelleri atılacaktı. Olmadı çünkü Türkiye'nin binlerce yıllık devlet refleksi perde arkasını gördü. Türkiye'yi bölecek bir hükümet yerine ya açılımı bitirecek bir hükümet kurulacak yada erken seçime gidilecek.
ALGI 2: HDP, Türkiye'ye barış getirmek için meclise girdi.
OLGU 2: HDP yani PKK daha meclise girer girmez korucuları tehdit etti, açılım olmazsa kan dökülür diyerek dayatma yaptı. Bu duruma elbette devlet refleksleri izin vermiyor.
ALGI 3: YCHP ve HDP Türkiye'nin demokratikleştiğini gösteriyor. Halk artık millicileri dışlıyor.
OLGU 3: HDP, YCHP'nin oy paylaşımı ve propagandası sayesinde oy aldı. AKP'nin yanlışları da PKK'nın oylarını arttırdı. Zaten "emanet oy" tanımı bu gerçeği ortaya koyuyor. "oylar bölünmesin" propagandası bir yandan "demokrasicilik" hilesi diğer yandan yapay bir tablo ortaya çıktı. Gerçek tabanı olmayan bu yapı da hükümet kurabilme yeteneğine veya bunun için gerekli toplumsal desteğe sahip değil.
ALGI 4: Türkiye AKP eliyle savaşa giriyor.
OLGU 4: PKK, açık biçimde ABD eliyle denize açılıyor. Irak'ın kuzeyi ile Suriye'nin kuzeyi birleştirilerek kukla devlet kuruluyor. ABD, yukarıdan bombalayarak Türkiye sınırlarını da tehdit eden bir devlet kuruyor. Türkiye'de doğal olarak sınırlarını koruyor. Henüz bölge ülkeleriyle, özellikle Suriye'yle işbirliği yapılamdığı için kafalar karışıyor ama olgular ilerleyen günlerde bu gerçeği Türkiye'ye daha net biçimde gösterecek.
ALGI 5: Türkiye'de ve bölge de ABD ne derse o olur.
OLGU 5: ABD hatta Atlantik bölgede ki hegomonyasını yitirdi. Daha önce Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı olarak görevlendirdiği kişi bile sırt çevirmek zorunda kaldı. Türk Ordusu'da açıkça ABD'nin PKK'ya yol açtığını net biçimde dile getirmeye başladı. ABD'nin karşı çıkışlarına rağmen Suriye sınırımızda teyakkuz var. Esad güçleri kasabaları tek tek ele geçiriyor. Irak'ta merkezi yönetim Barzanistan'ın aylık gelirinin yarısını kesti. İran'ın duruşu zaten belli. Lübnan'ın en büyük silahlı gücü Hizbullah Esad'la birlikte teröristlerle savaşıyor. ABD'nin Türkiye'de istediği iktidar seçeneği bir türlü kurulamıyor. Açılım artık çok zor.

GÜNEY'E BAKARKEN, KUZEY'İ UNUTMAK

Evet algıları ve olguları yazdıktan sonra sözü gaza getiriyorum. Başlığın nedenine yani? Doğal olarak bütün gözler güneyde. Suriye sınırımız çok sıcak ama esas sıcaklık kuzeyimizde. Rusya, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan ve Macaristan arasında çok sıcak bir hava var. Üstelik bu havagazı değil doğal bir sıcaklık. Altı ülkeyi birbirine bağlayan bir hat doğuyor ve bu hattın gıdası doğal gaz. Rusya'da, Putin'in ustalık eseri olarak değerlendirilen proje hayata geçmek üzere. "Kuzey Akım" dediler olmadı, "Güney Akım" dediler gene olmadı ama "Türk Akımı" denince işin seyri değişti. Türkiye artık Rus gazını Avrupa'ya taşıyacak olan boru hattına yeşil ışık yaktı. Bu dünya dengelerine çok büyük etki yapacağı kesin olan bir gelişmedir. Bazıları küçümsüyor ama Avrupa'nın özellikle de AB üyesi ülkelerin fabrikaları neyle çalışıyor? Elbette doğalgazla. AB'nin "devleri" doğalgaza o kadar muhtaç ki, ekonomilerini ayakta tutmaları buna bağlı. Koca fabrikaların enerji bulamadığını bir düşünsenize. "Türk Akımı" sayesinde altı ülke "devlerin" besinlerinin kaynağı olacak. Rusya, hat sayesinde gazı sıvılaştırıp son derece pahalı ve riskli olan taşıma yöntemlerinden kurtulacak. Türkiye, yapacağı anlaşma sayesinde doğalgazı çok ucuza kullanabileceği gibi Trakya'da kurulacak toplama tesisiyle AB'ye karşı güçlü bir koz kazanacak. Yunanistan, ekonomik restini sağlama alacak kartı çekmiş olacak. Herkes Yunanistan'da halkın 5 Temmuz'da AB ekonomik dayatmalarına verdiği yüzde 63'lük "hayır" oyundan bahsediyor ve şaşırıyor. Oysa ben 3 Temmuz Cuma günü bazı kanaat önderleriyle yaptığım görüşmede yüzde 65 civarında "hayır" çıkacağını söylemiştim. Kahin değilim ama bildiğim birşey vardı. Referandumdan önce Çipras, "Türk Akımı" için resmi imzayı atmıştı. Bu kozla avrodan vazgeçseler bile gerçekçi bir kaynağa ve AB'ye karşı koza sahip olabilecekler. Baksanıza şimdiden IMF, Yunanistan'ın borçlarını 20 yıl erteleyin dedi bile. AB'yle sorunu olan Macaristan'da gerekirse AB'yle ilişkilerimizi gözden geçiririz demeye başladı. Yunansitan'ın meydan okuması önemli çünkü avro bölgesinden çıkmanın emsalini oluşturabilir. Sırbistan ve Makedonya ise bulunmaz bir ekonomik güce kavuşacak. Sorosçular Makedonya'yı karıştırmaya kalktı ama beceremedi. Sırbistan'da da Kızıl Yıldız'ın maçı öncesi stadta el bombası bulundu. Elbette Atlantik boş durmayacak ama "Türk Akımı" "düşman kardeşleri" buluşturuyor. Bir kere Rusya, Türkiye, Sırbistan ve Makedonya ile güçlü bir Türk Slav birliğinin temeli oluşuyor. Yunanistan ve Makedonya arasındaki Büyük İskender tartışması belki de bitiyor. Üstüne bir de Macaristan eklenince "Türk Akımı" tarihinde imparatorlukar olan gerçek devletleri birbirine bağlıyor. Bu tabloya bölünmeye karşı batı Asya ülkelerinin de birkliğini ekleyin. Şimdi çayımızı yudumlayıp "Güzel günler göreceğiz çocuklar" şarkısını dinleme zamanı. Bu geçiş sıkıntısız mı olacak? Elbette sıkıntılar yaşanacak ama akıllı olursak en hafif zararla "motorları maviliklere süreriz"

Teoman Alili
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Atila Göray - 1 yıl önce
şimdi kendi öz kültürümüzü kıskançlıkla koruyarak, sahiplenerek, bilimsel sosyalizmin getirisiyle bezeyerek adım atma zamanıdır. savaş çok yönlü sürmekte..savaşın biçimini vede çapını bölgede olduğu kadarda ülkemiz sınırlarındaki olaylar belirlemekte.. şimdi gerçek manada kimlerin tam bağımsızlıkla hareket edip etmeyeceği görülecek.. vatan partisinin siyasetleri önümüzdeki dönemlerde daha fazla konuşulacak.. hayat doğruladıkça ihtiyaçta belirecek..savaş ın biçimi partiyide şekillendirecek..savaşın ihtiyaçlarına göre şekillenmek elzemdir