General Harrington’dan Joe Biden’e


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

25 Ocak 2016, 16:25

Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul’daki İngiliz işgal güçleri komutanı General Harrington hangi konularda kimlerle konuşurdu ve neler söylerdi?
Arşiv araştırması yapmaya gerek duymadan General’in, KuvvayıMilliye’ye karşı olan Osmanlı devlet yetkilileri, siyaset adamları, basın mensupları ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti türünden “sivil toplum örgütleri” ile görüştüğünü söyleyebiliriz.
Ve bu görüşmelerde Milli Kurtuluşçuları kötülüyor, tehditler savuruyordu.
Harrington bütün bu tür faaliyetlerini İstanbul’u işgal eden silahlı güçlerine dayanarak yapıyordu.
Peki geçen hafta Türkiye’yi ziyaret eden ABD Başkan yardımcısı Joe Biden, General Harrington’la birebir aynı şeyleri yapıp aynı üslupla konuşurken neye dayanıyordu?
Türkiye işgal mı edildi? Biden’ın görüşmeleri ve söyledikleri üzerine sızlanmaktan başka bir şey yapmayan Davutoğluların sorumluluğu nedir?

Biden’ın ziyaretinin gerçek amacı
Biden’ın ziyaretinin amacını Cumhuriyet’ten Ceyda Karan son derece açık olarak yazdı:
“ABD yönetiminin Türkiye’den rahatsızlığı had safhadaymış ve bu gidişatın sonuçları olacakmış!”
Bu “sonuçlar”dan en çarpıcı olanı ise Türkiye’nin Nato’dan çıkarılması. Daha doğrusu ABD Türkiye’yi, açıkça NATO’nun askeri gücü ile tehdit ediyor.
ABD’nin had safhaya varan rahatsızlığının nedeni, Türkiye’nin PKK’ya karşı yürüttüğü operasyonlardır. “Büyük Müttefik”in yetkilileri bunu gizlemiyor.
Esad yönetimine karşı sürdürülen terör savaşında ABD ile AKP arasındaki farklılıklar nüanslardadır. Nitekim TSK’nın PKK’ya karşı operasyonları başlayana kadar, Suriye politikası konusunda Türkiye ile ABD arasında kayda değer hiçbir sorun yaşanmadı.
Biden bir gerçeği çarpıcı olarak ortaya koymuştur:
Türkiye’nin bölücü teröre karşı yürüttüğü Vatan Savaşı, gerçekte ABD’ye karşıdır. Ve Türkiye-ABD ilişkileri, bundan dolayı, bugün artık eskisi gibi sürdürülemez bir noktaya gelmiştir.

“Basına kapalı” ve “kayıtdışı”
Bu önemli gerçeğin yanısıraBiden’ın ziyaretinin gözler önüne serdiği gerçeklere iki başka açıdan daha bakmak gerekiyor:
Birincisi Biden ile görüşen Meclis üyeleri, basın mensupları, çeşitli kuruluşların temsilcileri ile Can Dündar, Hırant Dink ve Tahir Elçi’nin yakınları açısından.
Bölgemizde son 25 yıl içinde en az üç milyon insanın ölümünden sorumlu bir emperyalist ülkenin yöneticisi ile ne konuşabilirsiniz?
Irak, Afganistan, Suriye ve Libya kadar olmasa da Türkiye de, bedel ödeyen ülkeler arasındadır ve ödemeye devam etmektedir.
Üstelik bir gazeteci, bu görüşmelerin “kayıtdışı” ve “basına kapalı” olduğunu söylüyor?
Bu da bir itiraftır aslında. Demek ki Biden görüştüğü gazeteci kimlikli kişileri “basın mensubu” olarak görmüyor.
Bu tablo hem Türkiye’nin ne hale getirildiğinin resmidir hem de bu ülkenin bir kısım yurttaşlarının ve kuruluşlarının ülkesine ve milletine ne kadar yabancılaştırıldığını gösteriyor.

Silopi’de bulanan İHA
Olaya bir de Türkiye’yi yönetenler açısından bakmak gerekiyor.
Biden’ın ziyaretinden bir gün önce TSK’nın PKK’ya karşı yürüttüğü operasyonda Silopi’de bir evde ABD yapımı İHA bulundu.
Bunun üzerine ABD’nin,PYD’ye verdiği silahlar içinde yer alan İHA’nın, PKK’nın eline nasıl geçtiğiüzerine yorumlar döktürüldü.
Oysa PYD diye ayrı bir varlık yoktur. Herkes bu gerçeği bilir. Suriye’de doğrudanPYD’ye veriliyor gibi gösterilen silahlar, aslında doğrudan PKK’ya verilmektedir.
PYD ve PJAK, 2003 yılında Irak işgal edildikten sonra, Suriye ve İran rejimlerine karşı silahlı mücadele vermeleri amacıyla ABD tarafından kurduruldu. Kumanda merkezleri Kandil’dedir. Kadroları PKK’nın kadrolarıdır.
Ve PKK bugün ABD’ nin 2. İsrail projesinin en önemli”enstrümanı durumundadır.
Çıplak gerçek şudur: ABD Türkiye’nin toprak bütünlüğünü hedef alan Bölücü Örgütü gizlemeye gerek duymadan açıkça destekliyor. Bu gerçeğin kanıtları gözler önünde.
Ve sizin vatanınızın toprak bütünlüğünü hedef alan emperyalist ülkenin 2. Nolu yöneticisi ülkenize geliyor. Küstahça görüşmeler gerçekleştiriyor. Pervasızca tehditler savurabiliyor.

Bağımsız bir ülkede Joe Biden hemen sınırdışı edilirdi
Bağımsız ve Egemen hiçbir ülkede Joe Biden, İstanbul’da yaptığı görüşmeleri yapamaz.
1920’lerin ve 30’ların Türkiye’sini bir yana bırakalım, 12 Eylül’ün “Bizim oğlanları” döneminde bile bu tür sahneler yaşanmadı.
Bağımsız ve egemen bir ülkede böylesine demeçler veren, bu tür görüşmeler yapan yabancı devlet adamı derhal sınırdışı edilir.
Esasen o yabancı devlet adamı böyle bir tavırla karşılaşacağını bildiği için Joe Biden’ın yaptıklarını yapmayı aklından bile geçirmez.
BOP eşbaşkanlığı görevini kabul edenlerin yönettiği ve bugün bütün komşularıyla düşman haline gelmiş AKP Türkiye’sinde, ne yazık ki bu tür sahnelerle karşılaşmamız olağan hale gelmiştir.
Ama Türkiye bu tür sahneleri taşıyabilecek bir ülke değildir.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.