Gerekçeli Karar’daki skandallar


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

05 Nisan 2014, 12:59

Olmayan mahkeme, olmadığı için korsan bildiri anlamına gelen 16 bin 798 sayfalık bir “gerekçeli karar” yayımladı.

Henüz tamamını okumadım, ama bakabildiğim bölümleri ve gazetelere yansıyan özetleri, bunun bir gerekçeli karar olmaktan çok, iddianamenin devamı olduğunu gösteriyor. Haliyle iddianamedeki çürükler de bu nedenle devam ediyor...

Kontrgerilla’yla savaşanlara kontrgerilla demişler!

Bakın olmayan mahkeme Ergenekon için ne diyor: “Bu örgüt, ‘Derin Devlet’ olarak bilinen Gladyo, Kontrgerilla yapılanmasına karşılık gelir. (...) Derin Devlet, Kontrgerilla, Gladyo, Süper NATO isimleriyle anılan yapı ilk kez yargı önüne çıkarılmıştır.”

Cilt cilt Kontrgerilla kitapları olan Ergenekon sanığı Ferit İlsever acaba ne düşünüyor? Gladyo’ya karşı 45 yıldır mücadele eden ve bu nedenle 5 kuşakla hapis yatan Doğu Perinçek acaba bu nitelemelere ne diyor?

Türkiye kamuoyunun önüne bu kavramları getiren beş isim varsa Perinçek ve İlsever o listenin içinde ve en başındadır.

Olmayan mahkemenin korsan bildirisinde ayrıca “Susurluk, Ergenekon’un ancak bir hücresidir” denmektedir!

Susurluk’a karşı mücadele eden isimlerden Ergenekon sanığı Tuncay Özkan acaba ne diyor? Susurluk hücrelerini daha kamyon mercedese çarpmadan ortaya çıkaran, Susurluk konferansları düzenleyen İşçi Partisi yöneticileri acaba ne düşünüyor?

Kanıt: Perinçek iyi propagandacı!

Bakın Aydınlık dün boşuna “Korsan bildiri” manşeti atmadı. Zira 16 bin 798 sayfalık bu dosyanın bir hukukçunun kaleminden çıkması mümkün değil.

Şu ifadeye bakın siz: “Genelde tüm sanıkların hitap ve psikolojik propaganda yetenekleri bir hayli yüksek olduğu ve yargılama sırasında bu özelliklerini etkin olarak kullandıkları gözlemlenmiştir.”

Böyle “gerekçeli karar” ifadesi mi olur? Böyle kafa mı olur? Bunu yazanlar, sanıklar kendini savunamasın istemiş, savunabildikleri için de kahrolmuş! Var mı başka bir açıklaması?

Durun daha bitmedi...

Sözde “gerekçeli kararda” daha neler var: “Televizyonlardaki tartışma programlarında dosyayı iyi bilen, neresini gündeme getirip neresinden bahsetmemesi gerektiğinin farkında olan sanık müdafileri karşısında, dosya hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmaları mümkün olmayan konuşmacılar çıkmıştır.”

Skandal ötesi bir yorum değil mi bu! “Sanıkların avukatları konuyu iyi biliyor ama karşısına oturan bizimkiler yetersiz kalıyor” diye yakınan bir gerekçeli karar olur mu?

Dahası da var: “Örgüt propaganda tekniklerini çok iyi kullanmaktadır. Özellikle sanık Doğu Perinçek ve yakın çevresi bu tekniği en etkin kullanan Ergenekon terör örgütü üyeleri arasındadır.”

Bu sözler bir hukukçuya ait olabilir mi! Doğu Perinçek’in propaganda tekniğini iyi kullanmasından daha normal ne olabilir? 50 yıldır siyaset yapan, parti yöneten birinin iyi propagandacı olmasından daha normal ne olabilir?

Bu “Perinçek dava boyunca çok iyi savunma yaptı” itirafıdır aynı zamanda... Nitekim Perinçek’e savunması nedeniyle de dava açtılar, Perinçek savunmasının savunmasını da yapmak zorunda kaldı!

Danıştay’la Ergenekon’un bağı yok!

Gelelim Nedim Şener’in fark ettiği ve dün köşesinde yazdığı çok önemli bir ayrıntıya...

Biliyorsunuz sırf Ergenekon davasını silahlı terör örgütü kapsamına sokabilmek için Danıştay cinayetini de davaya monte ettiler. Dava boyunca savcılar bir bağ kuramadı, sanıklar da bir güzel iddianın asılsızlığını saptadı.

Bakın işte o durum sözde “gerekçeli karara” nasıl yansımış?

“Bilindiği gibi bu davadaki en önemli eylemlerden biri Danıştay saldırısını gerçekleştiren sanık Alparslan Arslan’ın eylemidir. Sanıklarda yapılan aramalarda ele geçen dijital ve yazılı hiçbir belgede sanık Alparslan Arslan’ın işlediği bu eylemle, sanıkların arasında bağı gösterecek belge ele geçmemiştir.”

Kim bilir 16 bin 798 sayfanın tamamında daha ne skandallar var? İnceledikçe paylaşacağız...

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.