banner863

Görmek istemediklerimiz, görmek zorunda olduklarımız


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

15 Ocak 2015, 01:14

 Güneydoğu’da olaylar durmak bilmiyor. Cizre’deki, Nusaybin’deki olayları her gün medyadan takip ediyoruz. Ne yapıldığının/ ne yapılmak istendiğinin farkında mıyız? Sadece okuyup ya da dinleyip/ seyredip geçiyor gibiyiz. Sanki bu olaylar bizim ülkemizde olmuyor.

PKK ve YDG-H bölgeyi kontrol ediyor ve bölge sakinlerine bu bölgenin hakimi biziz, bizim dışımızdaki güçler, devletin güçleri dahil hiç birinin burada söz söyleme ve karışma hakkı yoktur ya da onları bu işlere karıştırmayız mesajını veriyorlar. Böylece bütün vatandaşlarımızı baskı altına alarak onlarıkendi koydukları kurallar dahilinde hareket etmeye zorluyorlar, mecbur bırakıyorlar. Devlet güçleri adeta seyrediyor veya sadece not edip, rapor etmekle yetiniyor. Kamu düzeni sağlanamıyor. Silahla şehirde ve kırda baskın yapmalar, kontroller, trafiği kesmeler, ceza yazmalar, kolluk güçlerine ateş açmalar vb. olaylar sürüp gidiyor.

Nedir bütün bunların anlamı? Seçime kadar ,’’açılım süreci’’ dolayısıyla verilen tavizler ve yaratılan hoşgörü ortamından istifade ederek, hem seçimlerde bölgedeki bütün vatandaşların oyunu almak ve seçimden sonrasına yani bir kalkışmaya hazırlık yapmak için midir bütün bu hazırlıklar? Öyle olduğu görülüyor. Bir taraftan bu hazırlıklar yapılırken, bir taraftan HDP parti olarak katılma kararı aldı seçimlere. Oyu %6.5’i geçemeyen HDP’nin amacı ne olabilir? Barajı geçemeyeceği açık olmasına rağmen Öcalan’ın talimatıyla seçime parti olarak giriyor. Genel seçim sonunda barajı geçemese bile bunlar benim vekillerimdir diye kendi meclislerini mi ilan etmeyi planlıyorlar? Türkiye böyle bir emrivakiye ve şoka hazır mı? Böyle bir emrivaki sonucunda ortaya çıkacak kalkışmaya veya çatışma ortamına hazır mı? İstihbarat örgütleri, hükümet ve güvenlik güçleri bu olasılık karşı ne kadar hazırlıklı?

Güneydoğu’da meydana gelen kritik olaylar her seferinde Bakan düzeyinde bile ‘’ açılım sürecine’’ provokasyon olarak tanımlanıyor. Resmin bütününe baktığımızda olayların hiçbiri birbirinden bağımsız ve tesadüfen meydana gelmiş olaylar değil. Her şey planlı ve birbiriyle bağlantılı. Öcalan’ın verdiği talimatlar- Hatip Dicle Cizre’de PKK’lılara yüzünüzü maskeyle kapatarak eylem yapmayın diye Öcalan’ın talimatını söylüyor- Kandil’dekilerin söyledikleri, HDP’ninyaptıkları, YDG-H ve HPG’nin bölgedeki eylemleri hepsi yürütülen bir stratejinin bir parçası. Resmin bütününe bakmayı becerebilirsek bunları ve olayların nereye doğru gittiğini görebiliriz.

Daha önce de defalarca ifade ettim, ömrüm oldukça da ifade etmekten bıkmayacağım. Hiçbir ülke bir bıçak darbesi ile bölünen bir karpuz gibi bölünmez. Ne Kürtçe televizyon, Kürt partisi, Kürtçe Öğretim ne buna benzer şeyler bu ülkeyi hemen bölmez ama zaman içinde ülkenin bölünmesine neden olurlar. Şunları bunları yaptık ülke bölündü mü ifadelerinin ne kadar yanlış olduğunu söylemek zorundayım. Bunlar ülkenin ve ulusun birliğini bozar ve zamanla birlik dağılır. Umarım yetkililerimiz bu konuyu unutmazlar.

Bundan sonra hangi parti veya güç iktidar olursa olsun çözmek sorunda kalacağı ve asla erteleyemeyeceği iki büyük problemi kucağında bulacaktır. Bunlardan birisi güvenlik diğeri ekonomik sorundur. Bu iki soru da ülkede iç çatışmaya neden olacak ve ülkenin bekasını tehdit edecek sorunlardır. Gerçi şu anda bile ülkenin güneydoğusunda iç savaş koşulları oluşmuştur. Nedir iç savaş koşulları? Eğer ülkenizin bir bölümünde devlet güçlerinin dışında başka güçlerin hakimiyeti varsa orada iç savaş koşulları vardır. Her iki konuda yürütülen politikalar Türkiye’yi kaosa, iç çatışmaya, dış politikada tavizler verilmesine ve milli çıkarlardan vazgeçilmesine neden olabilecek şartları yaratmaktadır. Türkiye yakın bir gelecekte bütün bu olasılıklara hazır ve hazırlıklı olmalıdır.



İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AV.YENAL ÜNSELİ - 2 yıl önce
bizler görüyoruz da asil görmesi gerekenler görmemezlikden geliyor sayin pekin..
Avatar
Mehmetler - 2 yıl önce
bunlari görüp tedbir almamak vatanimiza ihanettir