2015’in Sıffin Savaşı

2015’in Sıffin Savaşı

2015’in Sıffin Savaşı

Sıffin Savaşı’nı bilir misiniz? Hani Hz.Ali’nin ordusu ile O’nun halifeliğine isyan eden, müslüman görünümündeki İslam düşmanı Muaviye’nin ordusu arasında 657 tarihinde Fırat yakınlarında yapılan o savaşı?

Sıffin Savaşı’nda yenilip gerilemeye başlayan Muaviye, savaştan kaçmak üzereyken adamlarından birinin önerisi üzerine tarihte benzerine pek rastlanmayan bir hile yapmaya karar verir.

Muaviye etrafta ne kadar Kuran varsa toplatır ve ordusuna Kuran sayfalarının mızrakların ucuna geçirilmesi emrini verir. Muaviye’nin ordusunun savaşı mızraklarının ucundaki Kuran sayfalarıyla sürdürmesi Hz.Ali’nin ordusunda düşünce ve davranış ayrılığına neden olur. Ordunun önemli bir bölümü, mızraklarının ucunda Kuran sayfaları olan bir orduya karşı savaşmanın İslam’a karşı savaşmak olduğu düşüncesine kapılır. “Kuran’a kılıç kaldırılmaz!” diyerek savaşı bırakırlar. Bunun üzerine Hz.Ali, ordusuna, “Yaşayan ve konuşan Kuran benim! Mızrakların ucundakiyse bir hiledir!” anlamına gelen bir biçimde seslense de pek etkili olamaz. Muaviye’nin uyguladığı hile işe yaramıştır.

Hz.Ali’nin ordusu kazandığı bir savaştaki üstünlüğünü bu hileyle kaybetmiştir. O zamanlar adı Gazi Mustafa Kemal olan Atatürk, padişahlığın yani saltanatın kaldırıldığı 1 Kasım 1922’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kürsüden şöyle seslenir:

“Görevi, İslam aleminde Kuran hükümlerinin uygulanmasını sağlamaktan ibaret olan halife, mızraklarına Kuran sayfalarını geçirmiş Emevi ordusunun karşısında savaşı kesmeye mecbur oldu…

…En sonunda, hilesinde başarılı olan saf ve temiz olanını yendi ve çoluk çocuğunu ortadan kaldırdı. Böylece hilafet adı altındaki İslam emirliğini yine hilafet adı altındaki İslam saltanatına dönüştürdü.”

Bu Sıffin Savaşı’nın bir benzerini bugün Türkiye’de yaşıyoruz. Muaviye’nin konumunda Amerika Birleşik Devletleri, Atatürk’ün “Saf ve temiz olanı” diye nitelediği Hz.Ali’nin ordusunun konumunda ise Atatürkçüler ve içlerinde de yoğun olarak Alevilerin önemli bir bölümü var. ABD, Türkiye’de Atatürk’ten sonra Atatürk’ün partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi –kısaca CHP- adıyla varlığını sürdüren partiyi kısa zamanda Atatürk’ün partisi yani Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yani Kuvayı Milliye olmaktan çıkardı. Yalnızca adı “CHP” olarak kalan bu partiyi evirip çeviren ABD, emrindeki Kenan Evren’e tüm partileri kapattırdığında bu parti kuruluş çizgisinden zaten uzaklaştırılmıştı. Dolayısıyla Deniz Baykal’ın 1992’de yeniden aynı adla açtığı ve kaldığı yerden devam eden parti de gerçek CHP değildi. Zaten kendisi hakkında yayınlanan bir video görüntü üzerine, TBMM’de grup kürsüsünden yaptığı açıklamada, ABD’nin bir eyaletinin samimiyetine inandığını söyleyerek partisini ABD’nin eline teslim eden Deniz Baykal da Atatürkçü değildi. Önünde bir engel kalmayan ABD “Kemal” adıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü, Tuncelili oluşuyla da Aleviliği ve solculuğu çağrıştıran ancak Atatürkçülük, Alevilik ya da solculuk yerine Kuzey Avrupa emperyalistlerinin “Sosyal Demokrasi” adını verdiği kontrollü sömürü düzenini savunan, yezit ABD hükümetleriyle, kapitalizmle bir sorunu olmayan; ancak Atatürk’le ve gerçek CHP’yle sorunu olan ve ofisine gönderdiği; eroin yüklü portakal tırları, Ankara Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk dosyaları gibi
dosyalarla ve kontrolündeki medyayla adını parlatarak Baykal sonrasına hazırladığı Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu sahte CHP’nin başına geçirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu da, ABD’nin operasyonlarında parmak izi bırakmamak için kullandığı bir eldiven olan, sözde ‘cemaat’ adıyla çalışan ‘F tipi gladyo’nun üyelerinden, ABD’nin ortadoğuda kullandığı piyonlardan biri olan PKK’nın destekçilerinden, emekçi düşmanı sermayedarlardan, kapitalistlerden, bir grup CIA ajanı ve çeşitli Atatürk düşmanlarından kendine bir kadro oluşturarak parti yönetimindeki oranı 10 Kasım 1938’den beri hızlanarak azalan son Atatürkçüleri, Kemalistleri yönetimden ve partiden uzaklaştırdı. Parti yönetimini bir ABD ordusuna dönüştürdü. İşte bugün mızraklarının ucuna CHP flaması geçirmiş bir biçimde; kandırabildiği ya da çıkar için yanında yer alan gönüllü çevresiyle, gerçek Atatürkçüler Vatan Partisi’nde birleşmesin diye; Atatürkçülüğü özümsemiş ancak henüz yeteri kadar eğitim alamadığı için tam anlayamamış, tam kavrayamamış olan Atatürkçü kitlelerin akıllarına, dimağlarına, düşünce ve duygularına saldıran bu ABD ordusu da Muaviye’nin ordusu konumundadır. Sıffin Savaşı’nda, savaşı kazanmakta olan Hz.Ali’nin konumunda ise bugün Vatan Partisi’nde birleşen gerçek Atatürkçü, Kemalist, Sosyalist, Halkçı ve Milliyetçiler var. Ve size sesleniyorlar: “Konuşan ve yaşayan Atatürk bizleriz! Mızraklarınucundaki CHP flamalarıysa bir hiledir!”

Gazi Şimşek
Vatan Partisi Diyarbakır Milletvekili Adayı

ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatansever - 1 yıl önce
ychp atatürk düşmanlarının partisidir.
Avatar
İsmail - 1 yıl önce
chpliyim deyip kendini solcu diye tanımlayan insanlara dayanamıyorum. bağımsız türkiye ideali ve atatürkçü olmak hangi siyasi kanata ait ise türk mileti o dur.
chp yönetiminin anti emperyalist, abd-ab-nato karsiti imf-db olmadan kalkinma programi hazirladigi gun bagimsizlikci cizgide ve isbirlikçi cepheden çıkmış olduğunu anlayacağım.
Avatar
Avukat .A.D - 1 yıl önce
kılıçdaroğlu geldiğinde ne yalan söyleyeyim ben biraz umutlanmıştım. ama zaman gösterdi ki şu yorumunuzda çok haklısınız maalesef!
Avatar
Selma C. - 1 yıl önce
CHP-nin parti meclisindeki zat.ların HEPSİ İHANET çetesi oluşturmuştur-TESEV kurucuları çoğunlukta olup _Bilgi Unv.prof.ları (cia/George Soros)fonlarıyla Türkiye için ihanet/parçalama/bölme/toprak talebi hk.da projeleri üretilmektedir ..cemaat mensupları-pkk savunucuları tekmili birden=chp PM.si başta da Kılıçdaroğlu Abd.nin montajı.