banner863

Akaydın'dan Erdoğan ve Türel'e Ağır Eleştiri

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ın Gündeminde Twitter'ın Yasaklanması ve Özerklik Tehdidi Vardı

Akaydın'dan Erdoğan ve Türel'e Ağır Eleştiri

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın gündemdeki konuları değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi. Antalya Kültür Merkezi(AKM) Perge Salonu'nda gerçekleşen toplantıda Başkan Akaydın'ın ana gündemini Twitter'a erişim yasağı oluşturdu. PKK ve BDP'den gelen özerklik tehditleri ile ilgili de konuşan Akaydın, Başbakan Erdoğan'ı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel'i sert dille eleştirdi.

Twitter'ın Kapatılma Nedeni Başbakan Erdoğan'ın Yaşadığı Panik Ataktır
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın gündemdeki konuları değerlendirdi. Akaydın'ın ilk gündem maddesi Twitter yasağı oldu. Twitter'ın kapatılmış olmasının şokunu yaşadığını belirterek başladığı konuşmasında Akaydın, "Bu uygulama her şeyden önce Başbakan'ın içinde bulunduğu ve Tıpta Panik Atak olarak tanımlanan Patolojik ruh halinin sonucudur" ifadelerini kullandı. Bu hastalığın en sık rastlanan belirtileri arasında, korkudan soğuk terler dökmek, aklını kaçırabileceği korkusuna kapılmak ve kendisini her an ölebilecekmiş gibi hissetmenin bulunduğunu kaydeden Akaydın, Başbakan Erdoğan'ın panik atak yaşadığını belirterek, Twitter'ın kapatılmasının nedeninin bu olduğunu ifade etti. Akaydın; "Bu saydığım belirtilerin tümü Twitter'ı kapatmış olan kişi de mevcuttur. Yani Twitter bu kişinin yaşamakta olduğu panik atak nedeniyle kapatılmıştır. Çünkü bu kişi duymayan, görmeyen, konuşamayan, düşünemeyen ve düşüncelerini paylaşamayan bir Türkiye istemektedir. Tüm dikta rejimlerinde olduğu gibi bunlar diktatörün varlığını tehdit eden eylemlerdir" ifadelerini kullandı.

Yasaklamanın Diğer İki Nedeni
Yasaklamanın iki nedenin daha olduğunu, bunlardan birincisinin, 'seçime kadar olan sürede yayınlanacağı iddia edilen yolsuzluk, rüşvet ve vatana ihanet gibi suçlara ilişkin bilgi ve belgelerin ortaya saçılmasının önlenmesi', ikincisinin de, 'seçim sırasında ve sandık başlarında yaşanacak, seçim güvenliğini ortadan kaldıracak, AKP kaynaklı müdahalelerin anında duyulmasının ve bertaraf edilmesinin önlenmesi' olduğunu kaydeden Akaydın, Başbakan Erdoğan'ın Twitter'ı Alo Fatih diyerek susturamayacağını bildiğini söyleyerek seçime 10 günden az bir zaman kala vatandaşların duyması, görmesi, konuşması, düşünmesi ve paylaşmasına ciddi bir kısıtlama getirildiğini belirtti.

Panik Atak Yaşayanlara Hak Ettikleri Cevap Sandık Başında Verilmelidir
Türkiye'de 40 milyon internet kullanıcısının olduğunu, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde Twitter'dan edinilebilecek bir bilgiyle daha büyük kitleye ulaşılabildiğini belirten Akaydın, yurttaşların yapması gerekenin ise, kendilerinden saklanmaya çalışılanlar üzerinde inadına daha çok kafa yormak, aklın ve vicdanın sesine daha fazla kulak vererek sandık başına gittiklerinde panik atak yaşayanlara hak ettikleri cevabı vermek olduğunu söyledi.

Demokrasiye İndirilen Darbeye Karşı Sesinizi Yükseltin
Tüm siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, medya ve meslek kuruluşları ile üniversitelere çağrıda bulunan Akaydın; "Demokrasiye indirilen darbe niteliği taşıyan ve Türkiye'yi tüm dünyada küçük düşüren bu uygulamaya karşı seslerini yükseltmeye davet ediyorum" diye konuştu.

Akaydın'dan Erdoğan'a Hüsnü Mübarek Hatırlatması
Twitter'ı yasaklayan Başbakan Erdoğan'a, Mısır'da interneti yasaklayan devrik Başkan Hüsnü Mübarek göndermesi yapan Akaydın şunları söyledi; "Twitter'ı yasaklayanlara tarihin bu tür uygulamaları yapanların sonlarının ne olduğunu gösteren acıklı olaylarla dolu olduğunu, bunların yakın dönemdeki en ibret verici örneklerinden birinin de internete yasak getirmiş olan Hüsnü Mübarek olduğunu anımsatmak istiyorum."

Başbakan Yalan Söylüyor
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)'nın erişimi engelleme kararını Cumhuriyet Savcılığı ile mahkeme kararlarına dayanarak aldığı ile ilgili açıklamasını eleştiren Akaydın, "Başbakan bir kez daha halkın gözünün içine baka baka yalan söylüyor" diye konuştu. Akaydın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Başbakan Erdoğan'ı yalanladığını belirtti.
Açıklamalarının ardından konuşmasını Twitter'ın yasaklanmasına karşı yapılan yorumları paylaşarak sürdüren Akaydın, Cumhurbaşkanı Gül'ün, İnternet Yayıncıları Derneği'nin ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın değerlendirmelerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Bunun Hesabını Vereceksiniz
Akaydın'ın diğer gündem maddesi, PKK ve BDP'nin 30 Mart'tan sonra özerkliği inşa edecekleri ile ilgili tehdit oldu. Türkiye'nin ciddi bir bölünmenin içerisinde olduğunu kaydeden Akaydın, bu süreci hazırlayanın da Başbakan Erdoğan ve yandaşları olduğunu söyledi. 5-8 Mart tarihleri arasında Berlin'de gerçekleşen bir fuarda yer alan bir standın üzerinde 'Diyarbakır Hükümeti' yazdığını belirten Akaydın, "Nasıl hesap vereceksiniz? Diyarbakır'da bir hükümet mi var benim bilmediğim. Yeni bir hükümet mi kuruldu? Apo'yu şımarttılar, şımarttılar şimdi Güneydoğu'yu bu hale getirdiler. Bakın bu seçimden sonra, Abdullah Öcalan açıkça tehdit ediyor. Nereden nereye geldik arkadaşlar, böyle bir şey var mı? AKP'nin Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel bunun bir hesabını versin. Diyarbakır Hükümeti neymiş, bizde bir öğrenelim. Yeni bir hükümet mi var? Bunun hesabını verecekler bu ülkeye" diye konuştu.

Diyarbakır'da Ne Yapıyorsanız, Burada da Yapın Görelim
Akaydın ayrıca şunları söyledi; "Şuan da Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu'sunda AKP'nin seçim müzikleri Kürtçe olarak aranje edilmiş durumda. Bir itirazım yok, olabilir. Sayın Türel Diyarbakırlılarla yaptığı toplantıda 'Ben sizin öz evladınızım' diyor. Bunda da bir sakınca yok. Diyarbakırlılar benim de öz kardeşimdir. Sayın Türel bir seçim de bulunsun; Antalya çocuğu mu, Diyarbakır'ın öz evladı mı, Rodoslu mu? Buna bir karar versin. Eğer samimi ise, o zaman Diyarbakır'da, Hakkari'de, Bitlis'te çalınan seçim müziklerini burada Yörüklerin köylerinde de çaldırsın bir göreyim onu. Çünkü halkın kafasını çelmek istemeyen, dürüst, açık, dik duruşlu politikacı Diyarbakır'da ne yapıyorsa, burada da onu yapar. 2 milyon Diyarbakırlı'nın 'Apo'ya özgürlük, özerk Kürdistan' laflarına nasıl cevap verebilecek? Çıksın hesap versin."

Haber: Devrim Dönmez
Fotoğraf: İbrahim Koçak
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.