Alo Fatih, dereler neden özgür akıyor?

AKP’nin bakanları yıkım projelerine karşı tepki gösterenlerin arkasında lobi bulmakta zorlanmaya başladı…

Alo Fatih, dereler neden özgür akıyor?


Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul’da düzenlenen Barajlar ve HES Fuarı’nın açılışı sırasında protesto gösterisi yapan yaşam savunucularına polisin biber gazıyla müdahale etmesinin ardından, HES’lere karşı çıkanları anlamanın mümkün olmadığını belirterek, protestocuları yabancı firmaların gazına gelmemelerini talep etti. Çevre ve

Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ise 3. Havaalanı ile ilgili ÇED Olumlu kararının yürütmesinin mahkemece durdurulmasının ardından yaptığı açıklamada, “Bir üst mahkeme bu kararı düzeltecektir. İnşaat niye dursun. Devam ediyor. Bu millet buna müsaade etmez. Benim hiçbir çevreciyle, çevre duyarlılığı olan insanla bir sorunum yok ama kalkınmamızı nasıl durdurabiliriz" diye konuştu.

İşte biri yeni biri eski kabinenin iki bakanında bir AKP klasiği haline gelen ve duyanlara saç baş yolduran açıklamalar…


Yaşamı savunanlar yıkım fuarını protesto etti

Türkiye’nin dört bir yanından bir araya gelen yaşam savunucuları ve vadi temsilcileri, önceki gün İstanbul’da açılışı yapılan Barajlar ve HES Fuarı’nı protesto etmek için Dünya Ticaret Merkezi Metro İstasyonu önünde toplanarak sloganlar eşliğinde Yeşilköy’deki İstanbul Fuar Merkezi’nin önüne yürüdü.

‘ALO FATİH, dereler neden özgün akıyor?’

“Şirketlerin yalanına, doğanın talanına Baraj ve HES fuarına hayır”, “Baraj yapma boşuna yıkacağız başına” ve “Dereler özgürdür özgür akacak” şeklinde sloganlar atan eylemcilerin taşıdığı pankartlardan birinde yazan, “Alo Fatih. Buyrun efendim. Dereler neden özgür akıyor? Hemen HES yapalım efendim” sözleri dikkat çekti. Onlarca dernek ve platformun yanı sıra çeşitli siyasi partilerin de destek verdiği eyleme polis biber gazıyla müdahale etti. Bazı eylemciler ise gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldı.

Bakan Eroğlu: ‘Barajların yapılması teknik bir zaruret’

Karadeniz’den Toroslara ülkenin dört bir yanında ortaya çıkan yıkım projelerinin mağdur ettiği yaşam savunucuları tarafından “yüzsüzlük” örneği olarak anılan sert tepkiyle karşılanan fuarın açılışında konuşan Orman ve Su İşleri

Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin yarı kurak bir iklim bölgesinde olduğunu belirterek, “Su varsa, orman varsa, hayat var. Su yoksa, orman yoksa, Türkiye çöl olur. Bazıları barajlara karşı çıkıyor, anlamakta zorlanıyorum. Çünkü barajlar olmadığı takdirde içme ve kullanma suyu, sanayiye sulama suyu veremeyiz. Mümkün değil. Yağan yağmuru biriktireceksiniz. Dolayısıyla Türkiye'de barajların, göletlerin yapılması teknik bir zarurettir. Kuraklıkla mücadele için baraj yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Eroğlu’ndan bıktıran ‘su akıyor biz bakıyorduk’ tekerlemesi

Fuar merkezinin dışında HES karşıtı protestoların yapıldığının hatırlatılması üzerine de HES’lere karşı çıkanları anlamanın mümkün olmadığını söyleyen Bakan Eroğlu, ABD ve Kanada dâhil bütün dünyanın hidro-elektrik potansiyelinin yüzde 95’ini kullandığına dikkat çekerek, “Ama Türkiye 2003 yılında sadece yüzde 18'ini kullanıyordu, potansiyelinin. Su akıyor, biz bakıyorduk. Ama son yıllarda hidro-elektrik üretiminde gerçekten şaha kalktık. 26 milyar kw/saat'lik üretimi geçen yıl sonunda, 79 milyar kw/saat'e çıkardık. Şu gördüğünüz 4 ampulden 1 tanesi bizim getirdiğimiz elektrikle, temiz, yenilenebilir, tamamen ekolojik, bütün dünyada önerilen, ucuz, karbon emisyonu olmayan, çevreci hidro elektrik santraliyle geliyor” görüşünü savundu.

Biber gazı yiyen eylemcilere: ‘Yabancı şirketlerin gazına gelmeyin’

HES'lerin Türkiye'de elektriğin sigortası olduğunu ileri süren Bakan Eroğlu, buna karşı çıkmanın doğru olmadığı

görüşünü savundu. Ortada büyük bir pasta olduğunu öne süren Bakan Eroğlu, HES eylemcilerini bazı elektrik üreten uluslararası şirketlerin gazına gelmemelerini konusunda uyararak, Trabzon’da toplam 29 HES projesinin bulunduğu Solaklı Vadisi’ni düzenlediklerini söyledi. “Gidin Trabzon'da en çok HES yapılan Solaklı Vadisine bir bakın” diyen Bakan Eroğlu, “bir ağaç kesildiği zaman en az 5 katı ağaç dikme, çevreyi düzenleme mecburiyeti getiriyoruz” görüşünü savundu.

Bakan’dan ‘baraj olmasa mozaik müzesi olmazdı’ benzetmesi

Barajlar ve HES’ler yapılırken çevresel etki, tarihi eserler ve kültür varlıklarını koruduklarını iddia eden Bakan Eroğlu, bu konuda ilginç örnekler verdiği konuşmasında, “Tarihi eserler, kültürel varlıklar bunlara dünyada en çok önem gösteren biziz. Nitekim şu anda dünyada en büyük mozaik müzesi nerede? Gaziantep'te. Bu müze niçin ortaya çıktı. Yeraltında olan bu muhteşem eserler DSİ'nin baraj inşaatı sırasında çıktı. Daha önce Türkiye'de mozaik müzesinin esamesi okunmuyordu” dedi.

‘Müteahhitlik sektöründe Çin’den sonra dünya ikincisiyiz’

Türk müteahhitlik sektörünün Çin’in ardından dünyada ikinci sıraya yükseldiğini belirterek, “Bu gurur duyacağımız bir tablo. Dünyada birinciliğe çıkmak için, hükümet olarak ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” diye konuştu.

3. Havaalanını hangi lobi engellemek istiyor?

Aynı gün TGRT Haber kanalında katıldığı bir programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı

İdris Gülüce ise 3. Havaalanı Projesine ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı durdurma kararını değerlendirdi.
Mahkemenin kararının isabetli olmadığını öne süren Bakan Güllüce, havaalanını engellemek isteyen bir lobinin olup olmayacağı sorusu üzerine, “Kimseyi de bir zan altında bırakmak istemiyorum ama bugün sabah gazetelere baktığımda bazı kişiler, kurumlar mahkeme kararına neredeyse zil takıp oynayacaklar” dedi.

‘Havaalanı durmayacak, Kalkınmamızı nasıl durdurabiliriz?’

Yargı süreciyle ilgili soruya, “Bir üst mahkeme bu kararı düzeltecektir. İnşaat niye dursun. Devam ediyor. Bu millet buna müsaade etmez” yanıtını veren Bakan Güllüce, havaalanının durmayacağının altını çizerek, “Benim hiçbir çevreciyle, çevre duyarlılığı olan insanla bir sorunum yok ama kalkınmamızı nasıl durdurabiliriz” diye konuştu. 

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.