Antalya Barosu'ndan çarpıcı sergi: Kadına yönelik şiddetin görünmeyen yüzü

Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediği çarpıcı sergide, erkek maketleri kullanarak toplumu kadına yönelik şiddetle yüzleşmeye çağırıyor. Antalya Adliye Sarayı'nda düzenlenen ve toplumu erkek şiddetiyle yüzleşmeye çağıran sergide yer alan erkek maketlerinin boyunlarına asılan yaftalarda yer verilen bu ifadelerle şiddetin fiziksel olanının dışındaki biçimlerine de dikkat çekiliyor.

Antalya Barosu'ndan çarpıcı sergi: Kadına yönelik şiddetin görünmeyen yüzü

Bu sergi kadına yönelik şiddetin görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye çağırıyor
İlgili Galeriye Git
'SEN KİMSİN DE BENİ REDDEDİYORSUN?'

"Ya sen öleceksin ya ben.", "Gece vakti sokakta gezen kadının niyeti bellidir.", "İstemiyorum ne demek, kadınlık görevin bu.", "Sen kimsin de beni reddediyorsun!" Bu ifadeler ve daha fazlası, Türkiye'nin son yıllarda kadın cinayetleriyle birlikte gazetelere yansıyan haberlerin satır aralarında sıklıkla duyduğu erkek bakışını yansıtan ifadeler. Antalya Adliye Sarayı'nda düzenlenen ve toplumu erkek şiddetiyle yüzleşmeye çağıran sergide yer alan erkek maketlerinin boyunlarına asılan yaftalarda yer verilen bu ifadelerle şiddetin fiziksel olanının dışındaki biçimlerine de dikkat çekiliyor.

ONURSEV: 'İFŞA EDİLMESİ GEREKEN ATAERKİL BAKIŞ AÇISI'

Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu'nca düzenlenen sergide, ressam Didem Üregil'in katkılarıyla hazırlanan erkek maketleriyle, şiddete maruz kalan ya da öldürülen kadınların fotoğraflarının yerine erkek faillerin fotoğraflarına yer verilmesi gerektiği mesajı veriliyor. Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu'nun gönüllülerinden biri olan avukat Aylin Onursev, "çünkü ifşa edilmesi gereken erkek şiddeti ve ataerkil bakış açısıdır" sözleriyle özetliyor durumu.

KADIN MAKTÜLLERİN YERİNE ERKEK FALİLLERİN FOTOĞRAFLARI

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü kapsamında düzenlenen sergi hakkında sorularımızı yanıtlayan avukat Aylin Onursev, bu sergiyle ataerkil bakış açısının sonuçlarıyla yüzleşmek için erkeklerin neler yapabileceğini bir kez daha göstermek istediklerini belirterek, "Bunu yaparken erkek faillerden yola çıkmamızın ve kadın fotoğrafları kullanmamamızın sebebi; kadınların gerek basın gerek yargı sisteminde ikinci kez maruz kaldığı ayrımcılığa İstanbul Sözleşmesinin alanda çalışan Kadın Hakları Kurulumuza yüklediği sorumluluktur. Basınında kadın mağdur veya maktüllerin fotoğrafları yerine erkek faillerin fotoğraflarına yer vermesini diliyoruz" diye konuştu.

'FİZİKSEL OLANIN DIŞINDAKİ ŞİDDET TÜRLERİNE VURGU YAPMAK İSTEDİK'

Toplumun fiziksel olanın dışındaki türleri şiddetten saymadığına vurgu yapan Onursev, "Kadının ev dışında çalışmasına izin vermemek, gelirine el koymak, ailesi ya da arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, hakaret etmek veya istemediği halde cinsel ilişkiye zorlamak da şiddettir. Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu olarak fiziksel şiddet dışındaki şiddet türlerine de vurgu yapmak istedik. Basında, katledilen veya şiddete maruz kalan kadınların fotoğrafları kullanılıyor, bu da şiddeti uygulayanın teşhir edilmesini ve kamuoyunda tanınmasını engelliyor, bu nedenle erkek maketleri kullanmayı tercih ettik" ifadelerini kullandı.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Azra Yalın - 1 yıl önce
Kadına şiddet uygulayan erkeklerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak dengeli, sağlıklı ve kendine güvenli bireyler olmadığı çok açık. Ne yazık ki birer zavallılar, bunlar kadını hakedemezler. Bunları rehabilite edecek merkezlerin biran önce açılması toplumsal ve bireysel hayatlarımızın menfaati için acil durumdur. Bu yapılmazsa terörizm en kökten tohumlanmış olur.