Arslan Kılıç yazdı: M. Gorki ve D. Dimov romanlarından fırlamış bir işçi önderi: Halil Alkan

Arslan Kılıç yazdı: M. Gorki ve D. Dimov romanlarından fırlamış bir işçi önderi: Halil Alkan

Bugün HALİL ALKAN’ın 13’üncü ölüm yıldönümü…

Halil Alkan kim mi?

Türk halkının yüzde doksan dokuz virgül dokuzu Hali Alkan’ı tanımaz. Keşke tanısaydı. Tanısaydı, Türkiye bugünkü BOP Eşbaşkanlarının yönettiği, emekçinin kullaştırıldığı Türkiye olmazdı. Böyle bir Türkiye olmamakla kalmaz, Özdemir İnce’nin deyimi ile “çağının çağdaşı”, müreffeh, eşitlik içinde kardeşçe yaşayan mutlu insanlar ülkesi olurdu.

Halil Alkan, İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu üyesi iken 6 Mart 2003’de, 40’lı yaşlarda yaşamını yitirmiş bir devrimci işçiydi. Ama, sınıfın içinden çıkıp onun aydını haline gelmiş, örgütlü öncülerin en ileri safında yer almış bir devrimci işçiydi.

Halil Alkan tipi devrimci işçiyi ben ilkin (1960’lı yıllarda), Gorki’nin ANA romanında, Dimitir Dimov’un TÜTÜN’nde tanımıştım. Yıllar sonra Halil Alkan’ı tanıyınca, Gorki ve Dimov’un kahramanları gözüme küçük görünmeye başladı.

 

Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in romanlarında da isyankâr emekçiler vardır.

İNCE MEMED’in İnce Memed’ini geçiyorum. O, bir emekçi önderinden çok, zalim ağaya başkaldırmış bir sosyal isyancıdır. Bir “sosyal eşkıya”dır. Bizim konumuz kapitalizm çağının emekçisi…

 

Böyle emekçilerin ilk örneklerinden biri, örneğin Yaşar Kemal’in TENEKE’sindeki Kürt Memo’dur.

Memo, Çukurova ağalarının Kadirli’den sürdürdüğü ilerici-halkçı kaymakamla ilişki kuran, ona ağaların oyunları konusunda akıl veren ve ondan köylülerin yasal hakları konusunda akıl alan bir köylü önderidir. Çeltik ağaları kaymakamı kasabadan, arkasından köylülere teneke çaldırarak “uğurlarken”, yiğit Memo onu yalnız bırakmaz ve “Vay başım üstünde gedesen, gözüm üstünde gedesen Gaymukamım” diyerek uğurlar.

 

Evet, Memo cesurdur ve köylü emekçi önderidir. Ama köylünün ağalıktan nasıl kurtulacağı konusunda bir çıkış yolu bulamaz, bilemez. Bilinç ve örgütlülük bakımından Memo’ların durumu, Fethi Naci’nin deyimiyle, “Aydınların aydınlığından uzak, karanlıkta el yordamıyla” bir çıkış yolu arama düzeyindedir.

O günün (1950’lerin) Türkiye’sindeki nesnel ve öznel koşullar, doğal emekçi önderlerinin, emekçi sınıfı örgütlerinde örgütlü ve bilinçli emekçiler olmasına elvermez.

 

Orhan Kemal’in BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜSTÜNDE’sinin ırgat Zeynel’nin de Kürt Memo’dan farkı yoktur. Zeynel, ırgat statüsündeki tarım işçilerinin önderidir. Ama toprakları üzerinde sigortasız, sözleşmesiz, 8 saatlik işgünü, hafta tatili gibi haklar olmadan çalışılan beylerin haksızlık ve sömürüsüne karşı, en çok harman makinelerini yakarak öfkesini yatıştırır.

 

BİR FİLİZ VARDI’nın çorap ve kitapçı işçisi Filiz’i ise, kendisine aşık olan ve kendisinin de aşık olduğu ileri yaştaki solcu yazar yardımıyla, en çok bir sendikaya kapak atar ve az çok bilinçli bir sendikacı ile evlenebilir. Filiz de 1960’ların ilk yıllarının işçisidir.

 

1970’lerde durum değişti. 20 yıllık TİP ve sosyalist örgütler öncülüğü, kapitalizm ve işçi sınıfının durumundaki gelişmeyle birleşerek, Halil Alkan’ları ortaya çıkarmaya başladı.

Roman yazabilseydim, ben de başkahramanının Halil Alkan olduğu bir roman yazardım. Halil’i ve Halil gibi devrimcileri hatırlayınca hep romancı olamadığıma hayıflanırım.
Bir insan için ölümlerin en kötüsü, insanlık için, kendi halkı ve ülkesi için, bu arada kuşkusuz eş-dost ve yakınları için de, çok şey yapacağı en olgun ve verimli yaşında ölmesidir. Halil Alkan’ı böyle bir yaşında kaybettik.

Türkiye işçi sınıfı hareketi, içinden Halil Alkan tipinde devrimciler çıkarma olgunluk düzeyine ve deneyim birikimine ulaşmış bir harekettir.

İşçi sınıfı hareketinin, Küreselleşme süreci ile birlikte başlayan Dünya çapındaki geri çekilişinden Türkiye işçi hareketi de nasibin aldı. 2000’li yıllarda bu geri çekiliş dibe vurdu. Yeni ve stratejik bir yükselişin eli kulağındadır.

Yeni yükselişte işçi sınıfı kalıcı başarılar kazanmak istediğinde, saflarından çıkmış Halil Alkan’ları hatırlama ve keşfetme mecburiyetinde kalacaktır. Halil Alkan’ları hatırlamak ve keşfetmek ise, onu önder haline getiren öncü örgütü keşfetmek demektir.

Halil Alkan tipinde insanlar, içinden çıktığı sınıfa ve partiye öldükten sonra da hizmet etmeye devam eden devrimcilerdir.

Halil Alkan’ı 13’üncü ölüm yıldönümünde özlemle ve bu bilinçle anıyoruz.

Arslan Kılıç – 06.03.2016
oncugenclik.org (07.03.2016)

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.