Bahçeli: Başkanlık inadı sürecekse 2 seçenek var...

Bahçeli: Başkanlık inadı sürecekse 2 seçenek var...

​MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ay sonuna kadar IŞİD'in elinde bulunan Musul'a yönelik düzenlenmesi beklenen operasyonla ilgili Türkiye ile Irak arasında meydana gelen Başika Kampı krizi hakkında "Türk askere işgalci suçlamasını yapan Irak'a bakın. Musul'u bırakıp kaçan Irak'ın Türkiye'ye atarlanması, atıp tutması her şeyi özetlemektedir. Suriye ve diğer İslam ülkelerinin perişanlıklarını söylemeye bile gerek yoktur" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili konuştu. Bahçeli, "AKP başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse, Anayasa taslağını TBMM'ye getirmelidir. Ya 367'yi aşarak kanunlaşacaktır ya da milletin kararına sunulacaktır. Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır. Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır. Türkiye'nin nasıl ve hangi sistemle yönetileceğiyle ilgili muamma bize göre kapanmalı, bu iş kökünden bitirilmelidir" dedi.    

Bahçeli'nin partisinin grup toplantısındaki konuşmasından satır başları şöyle:

Türk milletine kin besleyen, tarihsel varlığından ürken ne kadar zalim varsa kah piyonlarıyla kah doğrudan saldırmaktadır. Husumet cephesi tüm imkanlarıyla zehir kusmaktadır. Yıkılmamızı gözleyenler faaldir. Yok oluşumuzu projelendirenler faaliyetlerine hız vermişlerdir. Türkiye'nin yanıp kül olmasını hedefleyenler hiç olmadıkları kadar dirençlidir. Terörizm Türkiye'nin bir numaralı meselesidir. Bu vahşi saldırganlığı alt etmeden Türkiye'ye huzur yoktur. Terör örgütleri, PKK'nın menfur saldırıyla değerlendirilmelidir, muharrem ayının 10'una tekabül eden bazı görüşlerimi de sizinle paylaşmak istiyorum.

Acılar zaman içinde hem insanları, hem toplumları olgunlaştıran beşeri bir halin tezahürüdür. Olgunlaşmak, unutmak değildir. Bilakis olgunluk, yaşananlardan zor da olsa ders çıkarabilmektir. Bu değerler sayesindedir ki İslam'ı mesajları evrensel boyut kazandırmıştır. Asırlar evvel, dünya karanlık çağa mahkumken İslam toplumları şahlanış dönemleri yaşıyordur. Asr-ı saadet dönemi emsalsiz bir devrin adıdır. İslam ne zaman kavgalara alet edilip, ne zaman saltanat mücadeleleri içine çekildiyse Müslümanların içine kazınan acılar da ortaya çıkmıştır. Geçmişte yaşanan acılar zamanın ruhuna işlemiş ve hiçbir zaman unutulmamıştır. Mağdurların yürek atışı her dönemde yankı bulmuş, mazlumların ahı günümüze kadar ulaşarak hepimizin ortak hüznü haline gelmiştir. Elbette körpe umutlara kan kusturanlar her zaman lanetleneceklerdir. Hakk'a karşı gelenlerin iktidar hırsı uğruna insanlıktan çıkanların isimleri şerle, şiddetle bir anılmıştır, bundan sonra anılmaya devam edecektir. Tarihin her dönemde makam ve mevki uğruna yaşadıkları dönemleri karanlığa gömenler olmuştur. Kerbela'da yaşananlar özellikle hafızalardan silinmeyecektir. Kerbela'da peygamberimize ve ailesine kılıç çekenler, bugünlerde yaşadığımız kaos ve kargaşanın mimarıdır. Hz. Hüseyin ve ehl-i beyitin aziz büyüklerin 10 muharrem 61'de şehit edildiklerinden beri İslam aleminde göz yaşı eksik olmamıştır.

Bugünlerde Türk askere işgalci suçlamasını yapan Irak'a bakın. Musul'u bırakıp kaçan Irak'ın Türkiye'ye atarlanması, atıp tutması her şeyi özetlemektedir. Suriye ve diğer İslam ülkelerinin perişanlıklarını söylemeye bile gerek yoktur. Geçmişin ızdırap verici olaylarını günümüze taşıyıp kavga meselesi yapmak kimseye bir şey kazandırmayacaktır. 

Yezidler her dönemde olacaktır ve olmuştur. Çünkü İblis günah mesaisine aralıksız devam etmektedir. Kaldı ki bu zamana kadar olan da budur. Mesele Yezid'i lanetlerken Hz Hüseyin'i anlayabilmek, fitnelere kapalı durmaktır. Kerbela'yı anlamak için Hz. Hüseyin'i tanımak lazım. Kerbela denince haksızlığa eğilmeyen bir iman şuuru, cesur bir irade zırhı anlaşılmadır. Tüm İslam toplumlarının karşısında aslında iki seçenek vardır; ya ahlak hakim olacak ya da yezidi alçaklık etki ve tesir alanını genişletmeyi sürdürecektir. Ya barış egemenlik kuracak veya savaş, kutuplaşma, kanlı hesaplaşma kaldığı yerden hatta yükseldiği noktadan değerlerimizi yutmaya devam edecektir. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.