banner863

Bakan Akdağ'ın GATA çarkı

GATA'nın Sağlık Bakanlığı'na bağlanmasını eleştirenlere televizyon televizyon gezerek hakaret ve tehdit eden Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın daha önce askeri sağlık sistemine övgüler düzdüğü ortaya çıktı

Bakan Akdağ'ın GATA çarkı

Sık sık televizyon ve gazeteleri gezerek GATA'nın sivilleşmesinin olumluluğunu ve TSK'nın sağlık sistemsiz daha işlevli olacağını anlatan Akdağ'ın 2010 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından basılan'Sağlık Ordusu' kitabındaki takdimine ulaşıldı. Aydınlık gazetesinden Turan Salcı'nın haberine göre; takdime "Savaşan bir ordunun başarılı olması için en önemli faktör hiç şüphesiz sağlık hizmetleridir" sözleriye başlayan Akdağ, son günlerde bütün mesaisini TSK'nın askeri sağlık sistemini yermekle harcıyor. Aydınlık'ın haberlerinden yola çıkarak konuşan hatta gazetemize hakaretler yağdıran Akdağ'ın 'Sağlık Ordusu' isimli kitabında askeri sağlık sistemine övgüler düzdüğü ortaya çıktı. 

SAVAŞAN ORDUYA SAĞLIK SİSTEMİ GEREK

Türk ordusunun sağlık sistemine övgüler düzülen ve TSK ile askeri sağlık sisteminin birbirinden ayrılamayacak iki kurum olduğu belirtilen kitapta Osmanlı döneminden Kurtuluş Savaşı'na kadar birçok örneğe yer veriliyor. Akdağ ise kitabın takdimi için kaleme aldığı yazıda özetle şu ifadelere yer veriyor: 

“Savaşan bir ordunun başarılı olması, birçok faktöre bağlı olsa da bunların en önemlilerinden biri hiç şüphesiz sağlık hizmetleridir. Sağlık teşkilatımız, Osmanlı devletinden beri gerek barışta gerekse savaş şartlarında ve ortamında üstün bir fedakarlık ve sorumluluk duygusuyla hizmet etmiştir.” 

“Dünyanın belli başlı büyük devletlerinin dört bir yandan üzerimize saldırdığı Birinci Dünya Savaşı yılları milletimizin ve kahraman ordumuzun olduğu kadar, 'sıhhiye' teşkilatımızın da adeta bir ölüm kalım savaşı verişine sahne olmuştur. 'Sağlık Ordusu' adlı elinizdeki bu eser, Birinci Dünya Savaşında; Çanakkale Zaferimiz başta olmak üzere çeşitli cephelerde hizmet veren, savaşın mantığının aksine 'insan hayatını kurtarmak için kendini tehlikeye atan' sıhhiyecilerin adeta görsel bir destanıdır. Komuoyunda genellikle 'Tıbbiye' son sınıf öğrencilerinin Çanakkale'de cepheye gidişleri ve sınıfça şehit oluşları, bu sebeple Tıbbiye-i Mülkiye'nin o yıl hiç mezun vermediği bilinir. Gerçekten de 1915 yılında Tıp Fakültesi'nden ve Gülhane'den yalnızca son sınıflar değil beşinci, dördüncü ve hatta üçüncü sınıf öğrencileri de Reşit Paşa Vapuru ile Çanakkale cephelerindeki hastanelere sevk edilmişlerdir. Ve künye defterlerine yalnızca isimleri kaydedilmiş olan bu genç tıp kahramanlarımızı, Çanakkale'deki korkunç kanlı savaşlar adeta yutmuş, mübarek kanları toprağa karılmıştır. Ancak bu yürek burkucu hadise, Birinci Dünya Savaşı yıllarında sağlık teşkilatımızın; resmi yahut sivil doktor ve hemşirelerimizin verdiği hizmet ve kahramanlıklarımızın yalnızca bir sahnesidir.”

ASKERİ HEKİMLERE HAKARET

Kamuoyu Aydınlık'ın gündeme getirdiği yanık ünitesine alınmayarak şehit olan Uzman Çavuş Akif Güleç ile devlet hastanesinde 3 gün bekletilmesinden dolayı şehit olan Yüzbaşı Özgür Özekin'e ilişkin açıklama beklerken Recep Akdağ'ın hala ısrarla yeni sağlık sistemini övmesi ve askeri hekimleri hedef alması tepki çekti. Hürriyet'e verdiği demeçte eski GATA komutanlarını hedef alan Akdağ, “Niye Gülhane'deler, orası ballı parmak çünkü. Niye yetiştirmemişler kimseyi? Çünkü muayenehanede iş göremiyorlar. Konuşturmasınlar beni. Kaşınırlarsa anlatırım” diyerek hakarete varan ifadeler kullandı. Akdağ demecin devamında ise “GATA, devredilmeden önce bakanlığa bağlı hastanelerin üçte biri verimliliğe sahipti. 65 tane profesörü var 18'inin muayenehanesi bulunuyor. Artık ya kapatırlar ya da ben bunlarla çalışmam. Milli Savunma Bakanlığı'na da 'bunları alın' derim. Ben çalışmıyorum” dedi. 

Bakan Akdağ daha önce TGRT'de çıktığı bir programda Aydınlık muhabirlerini hedef almış “bu haberleri yapanlar şerefsizdir, alçaktır” demişti. 

HÜRRİYET'E AYAR

Hürriyet'in bu haberi manşete taşıması ise farklı yorumlara yol açtı. Daha önce GATA, Fikret Bila ve Taha Akyol'un köşesine taşıması ile gündemde yer bulmuştu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın açıklamalarını manşetten yayınlaması ve Korgeneral Hayri Güner'in eleştirilerini de hatırlatması Hürriyet'e hükümetten müdahale edilme ihtimalini akıllara getirdi.

GATA'yı silemezsiniz

Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın CNN Türk'te yaptığı açıklamalara Askeri Tıbbiye Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Serdar Kahraman Aydınlık üzerinden yanıt verdi. Kahraman'ın açıklamaları şöyle:

“Harp cerrahisi veya harp tıbbı ile ilgili herhangi birim demek sadece Harp Cerrahisi Bilim Dalı doktoru demek değildir. GATA içindeki tüm ana bilim dalları doğası gereği harp tıbbı uygular. Örnek her bölüm için çoğaltılabilir.” 

GENELKURMAY'DAN ÖĞRENİN

“GATA verimsiz değildir, Türkiye de en yüksek döner sermayeye sahip hastanelerden biridir. Akademik üretim kriteri olarak yayın sıralamasında yine Türkiye de üst sıralarda yer alır. Muayenehanesi olan hocalar da hiç bir dönemde Gazi ve şehit yakınları için böyle bir uygulama yapmamıştır. Ayrıca geriye dönük kayıtlara bakıldığında GATA öğretim üyelerinin her birinin askeri hastaneler ve sahra sıhhiye hastanelerini desteklemek için yurdun her yerine geçici görevlendirmeler ile gittiği ve oralarda aylarca kalarak görev yaptığı belgelerle Genelkurmay'dan rahatlıkla öğrenilebilir.” 

'SİVİL' DOLDURAMAZ

“Sorun verimlilik ise GATA'nın yapısı Akdağ'ın önerdiği şekilde değiştirilir ama kurum ve yüzyıllık kültür yok edilmez. Ülkeler bu tür kurumları ile vardır. Yoksa askeri sağlık hizmeti yeniden yapılandırılmalı kısmına itirazımız yok. Ancak görünen ve görünmeyen yüzleri ile GATA gibi bir kurumun yerini sivil sağlık hizmeti anlayışı ile dolduramazsınız. Aslında bunu Genelkurmay'ın söylemesi gerekiyor bizim yerimize, ama kurum kültürüne ve geleneğine sahip çıkmıyorlar ise ileride olabilecek aksama ve sorunları biliyor ve kabul ediyorlar anlamına geliyor. Demek ki GATA, Genelkurmay için askeri hizmet içerisinde muhabere, mühendis, topçu vb. branşlar kadar önemli bir parça değil.”

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.