“Başbakan istifa etmeli“

Ulusal Kanal'da Filiz Atıcı'nın sunduğu Haber Masası Programına telefon bağlantısı ile katılan gazeteci yazar Tufan Türenç, gündemdeki ses kayıtlarını değerlendirdi. Türenç, "Soruşmanın selameti için Başbakan istifa etmelidir" dedi

“Başbakan istifa etmeli“

Ulusal Kanal canlı yayınında Türenç, ses kayıtları ile ilgili şu yorumlarda bulundu.

Olup bitenleri yorumlamaya gerek yok bence. Çünkü olaylar o kadar arka arkaya geldi ki bu işler. Belli ki birilerinin bu kirli çamaşırlar çok fena şekilde dinleme yöntemiyle ortalığa döküldü. Artık bunların düzeltilecek, yalanlayacak bir hali de kalmadı. Oğlu ile yaptığı görüşmelerde bahsedilen paraları evde saklanması ile ne amaçlanıyor? Bu paralar yurt dışına mı çıkarılacaktı? Neden bu paralar bankalarda değil de evde saklanıyor? Çünkü bankadan geçirmek, kayıt altına almak istemiyorlar. Neden? İşte tüm bunların cevaplarının bulunması gerek. Bu tür olaylar normal demokratik ülkelerde olacak şeyler, kabul edilecek şeyler değil. İnan bizim ülkedeki olaylara benzer bir olay batı devletlerinin birinde olsaydı ne hükümet kalır, ne o başbakan kalır, ne de o başbakanın çevresi kalır. Benzer bir olayda batı devletlerinde öncelikle başbakanın kendi çevresi dışlar ve istifaya davet eder. Bunları nasıl böyle kendimden emin söylüyorum çünkü biz bunların örneklerini daha önce batıdaki ülkelerde yaşadık, gördük. Türkiye’de maalesef bu kültür yerleşmedi. Bizim ülkemizde istifa müesesi işlemiyor. İnsanlar kötü olayları, hırsızlığı, yolsuzluğu, partizanlığı hoşgörü ile karşılıyor ve zamanla tüm bunları unutuyorlar. Bu durum şark toplumlarına özgü bir özellik. Batı ülkeleri bunları yapamaz, yapmaz. Düşünebiliyor musunuz mesela bu dineleme olayları Almanya’da yaşansaydı. Orada ki vatandaşların ne denli bir tepki vereceğini. Şimdi bugün ben bizim ülkemize bakıyorum. Küçük bir kesim tepki veriyor. Arda kalan kesim de bu durumun avukatlığını yapıyor. Bunu anlamak gerçekten çok zor.

Filiz Atıcı'nın, “Birde cemaatin 7 bin kişiyi dinlediği yönünde iddialar var. Peki bundan sonra ne olacak? Kim kazanacak, kim kaybedecek? Tüm bu olanların halk neresinde?” sorusu üzerine ise Türenç şöyle yanıt verdi.

Tabiî ki burada cemaati savunmamak lazım. Burada asıl mesele kimin çıkardığı değil, çıkanın ne olduğudur. Bunu cemaat değil de bir başka grup da çıkarabilirdi. Dediğim gibi burada ki asıl olay neyin ortaya çıktığıdır. Sonuç itibari ile burada halkın bir soyulma durumu söz konusu. Düşünün saptanabilen 1 milyar euro’dan bahsediliyor. Bir de üzerine bu meblağ evlerde saklanıyor. Bu çocuk oyuncağı değil. Bu paralar belli bir yerlere gönderiliyor. Neden, ne amaçla gönderiliyor, kimin parası bunlar kimnden alınmıştır bilinmiyor. Dünyada bunun bir örneği daha yok. Bugün de bir ses kaydı sızdırılmış. Orada da bir iş adamı 10 milyon dolar getireyim diyor. Sonra Tayyip Erdoğan oğluna kabul etme, alma bu parayı; dediğimizi getirsin diyor. Yani olay o denli çığrından çıkmış. O yüzden bunu cemaat yapıyor, paralel devlet yapıyor diye karşı çıkmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu yapılan işler kabul edilebilir gibi değil. Asıl burada tartışılması gereken nasıl, kimin çıkardığı değil neyin çıktığıdır. Tabi şu da bir gerçek ki biz burada cemaati de alkışlamıyoruz. Bunun da altını çizmek istiyorum. Hiç kimse bugün cemaati bugüne dek yaptıklarında dolayı haklı bulmuyor. Şunu da söylemekte fayda var. Şayet bugün cemaat bugün devlet içinde yer almışsa bunun sorunlusu da mevcut hükümettir. Hükümet buna göz yummasaydı bu olayların hiçbirisi de yaşanmazdı. Peki neden devlet içinde cemaatşn olmasına göz yumdular. Çünkü bir dönem işlerine geliyordu. Sonra ne zaman ki cemaat kendi izin verdiği hükümete de gözdağı verdi işte o zaman kötü oldu. Ben Tayyip Bey'in paralel yapıya karşı giriştiği her mücadaleyi destekliyorum ve temizlesin istiyorum. Ama temizlerken de devletin bütün bağımsız kuruluşlarını, devletin işleyişini, hukukun yok edilmesini, demokrasinin yok edilmesine neden olmamalı, herşeyi kendine bağlamamalı. Vatandaş artık demokrasi istiyor, ifade özgürlüğü istiyor, basın özgürlüğü istiyor. Kısaca artık vatandaş mutlu yaşamak istiyor. Öyle baskılarla, şiddetle bir takım insanın devleti soymamasını istiyor.

Atıcı'nın "Peki bundan sonrasını nasıl değerlendirmek gerekir sayın Türenç. Tüm bu operasyonlar yerel seçime nasıl bir etki eder? İktidarın bundan sonra stratejisi ne olur?" sorusu üzerine ise Türenç şu yanıtı verdi.

Ben kanımca onları önemsemiyorum şimdilik. Bakın bir ülkeyi yönetmek için sizin iktidar olmanız yetmez. Aynı zaman da sizin çok oy almanız da yetmez. Siz şayet ülkeyi demokrasi, hukuk kuralları içinde yönetemiyorsanız hem yurt içinde hem yurt dışında tepki alırsınız. Sizin ne saygınlığınız kalır ne de ciddiye alan kalır. O yüzden iktidarın bunu bir an evvel görmesi gerekir.Tayyip Bey'in bunca rezalletten sonra ülkeyi yöneteceğinden emin değilim. Bakın İlk baharda veya son baharda Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik başvusunu donduracaklar. Çünkü bu kadar hukuktan ve demokrasiden uzaklaşan bir ülkeyi aralarında görmek istemezler. AB üyesi ülkeler hergün basına verdikleri demeçte bunları ifade ediyorlar. Ayrıca mektuplarla Ankara'yı uyarıyorlar. Adamlar 5 tane mektup yazdı. "Bakın bunları yapmayın, bu yasaları çıkarmayın. Bunlar anti demokratik yasalardır, Bunları çıkarırsanız AB'ye giremezsiniz. Çünkü bunlar AB'nin temel ilkeleridir" diye uyardılar.

Geçenerde çıkan Tayyip ve Bilal Erdoğan arasındaki ses kaydından sonra kalkıp açıklama yaptılar. "İşte bu kayıd ABD'de ki bir şirket tarafından montaj olduğu tespit edildi" diye. Ama gelin görün ki bahsi geçen o şirket kalkıp bugün biz böyle bir rapor vermedik diye açıklama yapıyor. Kısacası yalanla, dolanla bu işler yürümez. Bir takım şeyleri önleyemezsiniz. Tüm bunları önlemek için şeffaf olacaksın, yolsuzlukların üzerine gideceksin, bu eylemlerin failli kimse bunları engelleyeceksin, hukuka bağlı kalacaksınız, demokratik ilkelere bağlı kalacaksınız.

Kısacası AKP'nin, Tayyip Bey'in soruşturmanın selameti için Başkanlığı bırakması lazım.

ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.