Beratcan, katiline 'kanka' diyormuş

Beratcan, katiline 'kanka' diyormuş

10 yaşındaki Beratcan Karakütük’ün kayboluşu, 15 gün sonra cesedinin bulunması ve korkunç bir cinayete kurban gittiğinin anlaşılması Türkiye’yi sarstı, hepimizi derinden etkiledi.

Bu, planlı bir cinayet olsa da her ortaya çıkan detayla birlikte tüylerimizi diken diken eden Beratcan’ın kayboluş sürecinden aslında çıkarılması gereken çok önemli dersler var.

Ebeveynlerin, toplumun, okul yöneticilerinin ve hatta çocukların...

Ebeveynler çocuklarını nasıl koruyacak?

Çocuklar kendilerine kötü niyetle yaklaşan birini nasıl anlayacak?

Şehir güvenliği nasıl sağlanacak?

Hangi önlemlerle kayıpları bulmak daha kolaylaşacak?

Habertürk'ten Esra Boğazlıyan'ın haberine göre, günlerce Beratcan’ı arayan ve bu olayı çözen İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğü yetkilileri, bu vakadan çıkarılacak dersleri anlattı.

Aralarında psikolojik rehberlerin de bulunduğu uzman ekip, Beratcan’dan yola çıkarak hem ailelere önemli tavsiyelerde bulundu hem de bu süreçte tespit edilen aksaklıkları açıkladı.

EBEVEYNLERE ÖNEMLİ UYARILAR: BERATCAN KATİLİNE 'KANKA' DİYORDU, ÇOCUĞUNUZ KENDİNDEN BÜYÜKLERLE SAMİMİYET KURMASIN

-Beratcan, katili servis şoförüne ‘Kanka’ diye hitap ediyordu. Çocuklarınızın kendilerinden büyük kişilerle samimi arkadaşlık kurmasına izin vermeyin. Servis şoförü, hostes, kantinci, okul görevlisi gibi kişilerle resmi diyalog dışına çıkılmamalı, samimiyet geliştirilmemeli. 

-Beratcan, katili tanıdık biri olduğu için güvenip servisine bindi. Çocuklarınıza, tanıdığı biri de olsa sizin onayınızı almadan kimseyle gitmemesi gerektiğini öğretin.

-Eğer çocuğunuz okula yürüyürek gidip geliyorsa mutlaka okul yolunda bir güzergâh çizin ve çocuğunuzu bu güzergâhtan çıkmaması için uyarın. O güzergâhın güvenlik durumuna dikkat edin. Yol boyunca kamera var mı, dere geçiyor mu, kuyu var mı, üzeri kapalı mı, mutlaka kontrol edin. 

-Çocuğun acil durumlarda nereleri araması gerektiğini bilmesi lazım, mesela 155 gibi. Kendi telefonunu, anne babanın telefonunu ezbere bilmeli. Oynarken ve yürürken yalnız olmaması gerektiğini öğretmek lazım. Ayırt etme yetisi gelişmeyen çocukları gözetimden ayırmamak gerekiyor. Maalesef 4-5 yaşında çocukları parklarda tek başına bırakabiliyor aileler. Yürürken çocukları özellikle arkada bırakmamak gerekiyor. 

-Çocuklara kendilerini güvende hissetmedikleri anda bağırmayı, çığlık atmayı, hatta gerektiğinde fiziksel anlamda mücadele etmeyi öğretin. 

-Kimlerden yardım alacağını bilmeli çocuk. Hayır demeyi bilmeli. Tehlike sezdiği anda ortamdan uzaklaşması gerektiğini bilmeli. 

-Kendisine dokunulduğu zaman tedirgin hissediyorsa kendini, yabancı biri ona dokununca gerekirse fiziksel kuvvet kullanarak itip bağırıp oradan uzaklaşması gerekiyor. 

-Çocuklar adres ve telefon bilgilerini ezberlemeli, anne ve baba izni olmadan eve kimsenin girmemesi gerektiğini bilmeli, kaybolunca neler yapabileceğine dair daha önceden antrenmanlı olunmalı. Oturun konuşun mesela. Kaybolduğu yerde ne yapması gerektiğini çocuklara anlatmalısınız. 

-Çocuk kaybolduğunda sakın 24 saat beklemeyin. O anda bildirin. İlk 3 saat çok önemli. Aksi halde alan genişleyince polisin işi zorlaşıyor. 

-Çocuklarınızın cep telefonlarını ve akbillerini kendi adlarına kaydettirin. Çocuğu kimliklendirin. Çocuk telefon kullanabiliyorsa hat kendinin olsun. Bu ilk kaybolduğu zaman çocuğun izini sürmek adına polisin işini kolaylaştırıyor ve süreci kısaltıyor. Olayı paranoyaya döndürmemek lazım ama arkadaşlık ilişkileri çok önemli. Bu ilişkilere dahil olmak ve kontrol altında tutmak lazım. 

-Çocuğun bir saç telini saklamakta da yarar var.

-Çocuklar kaybolur kaybolmaz medyaya başvurmak bazen olayın seyrini değiştirebiliyor. Çocuğu kaçıran panikleyip planını değiştirebiliyor ya da firariyi bulmak uzayabiliyor. Polis olayın ana omurgasını çözdükten sonra medyada yer alırsa faydası olur.

‘SAKIN 24 SAAT BEKLEMEYİN’
 
Günlerce Beratcan’ı arayan İstanbul Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü ekibi, çocukların kayıp başvurusu için 24 saat beklenmemesi, derhal polise bildirim yapılması gerektiği uyarısında bulunuyor.

ÇOCUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLİLERİ, İSTANBUL’UN KAYIP ÇOCUKLARINI ANLATTI: ORGAN MAFYASI ŞEHİR EFSANESİ

Beratcan’ın kayboluşu, ne yazık ki acı bir şekilde sonlandı. Peki İstanbul’un kayıp çocuk tablosu nasıl?

İstanbul Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü’nün verilerine göre; şehirde her gün 7-10 arasında kayıp başvurusu yapılıyor. Yüzde 90’ı da aynı gün içinde bulunuyor. Kayıp başvurusunda geçen yıla oranla yüzde 65 oranında düşüş var.

Çocuk Şube Müdürlüğü yetkilileri, bu düşüşün nedenini şöyle açıklıyor:

“Geçen yıla göre yüzde 65 düştü kayıplarımız. Nedeni kamera çalışmaları. Okulların güvenliği ön plana çıktı. Ailelere ve velilere ciddi bilinçlendirici eğitim veriyoruz. Geçmişte kayıp bulunmadığından üstüne eklenerek gitmiş sayılar. Ama şimdi bulunuyor. Eğer vahim kayıp değilse 2-3 gün içinde buluyoruz. Beratcan olayı vahim kayıplardandı. 11-12 yaşında bir çocuk 2 gün eve gelmiyorsa vahimdir. Devletin yurtlarında kalıp sonradan kaçan çocuklarda da % 40’a varan düşüş var. İstanbul’da her gün 7-10 arasında kayıp başvurusu yapılıyor ama bazıları da gerçek kayıp olmayabiliyor. Örneğin önceki gün bir aile ‘Çocuğum okulda yok telefonuna ulaşamıyorum’ diye başvuru yaptı, sisteme girişini yaptık. Çocuğun telefonunun şarjı bitmiş, arkadaşının evine gidince de şarja takıyor ve arıyor anneyi. 10-15 günde bulamadıklarımız da var. Sevgilisiyle kaçmış, anne babaya kızmış Muğla’ya, Kayseri’ye akrabasına gitmiş... Sonucunda vahim durumun olmadığı bu gibi kayıpların bulunması da 10-15 gün sürebiliyor.” 

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.