Bütün bunlar tesadüf mü?

Bütün bunlar tesadüf mü?

Pulitzer ödüllü 77 yaşındaki Seymour Hersh’in Tayyip Erdoğan’ı Suriye’deki kimyasal silahtan sorumlu tutan haberi sıradan bir hadise değildir.

Ama Beyaz Saray yalanladı demeyin, tersi zaten mümkün olamaz zira kabullenmesi Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini bitirmesi demek olur.

Hersh’in ABD istihbaratına dayandırdığı haber, Erdoğan’a karşı psikolojik operasyonun ötesinde siyasi infaz kararının verildiğini yani uluslararası yargıya gönderileceğinin işareti gibidir.

Öyle çünkü ABD’nin Erdoğan’ı Washington literatürü ile Topal Ördek olarak gördüğü artık dillerdedir.

30 Mart seçimi sonrasında Obama ve Batılı hiçbir liderin tebrik telefonu açmaması bu söylentiyi besleyen bir diğer göstergedir.

Bu arada AGİT’de yaşanan hadise Türkiye’deki yönetimin güvenilirliğini bütün dünyada sorgulatan son gelişmedir.

Türk büyükelçisi Tacan İldem’in Ermenistan barosunun şikayetiyle Türkiye’yi El Kaide’ye karşı savunmak için sarfettiği “El Kaide Reyhanlı’da 52 vatandaşımızı katletti” şeklindeki sözleri bu katliamı Beşar Esad’ın üstüne yıkan Tayyip Erdoğan’ın inandırıcılığını bir kere daha zedelemiştir.

Hülasa Tayyip Erdoğan El Kaide’nin kıskacındadır dersek sanırım mübalağa yapmış olmayız.

YAKINDIR, YENİ BİR MEDYA TAARRUZU VAR


Dün bir haber:

Başbakan bazı medya kurumlarının genel yayın yönetmenleri ile buluştu.

Görüşülenlere baktım tamamı yandaş!

Peki o isimler niye çağrıldı bilen yok?

Ne konuşuldu, o da sır?

Gazeteci dediğin bu tür gizli görüşmelere nüfuz eder ama bunlar bizatihi gizli buluşmanın tarafı ya da figüranları.

Sorsanız utanmadan bir de gazeteciyim derler. İçerik saklandığına göre belli ki talimat almaya gittiler?

Belli ki yeni bir psikolojik operasyon var ve görev yapılacak!

Gazeteciler Cemiyeti bu duruma nasıl feveran etmez ve gazeteci kılıklı o parti militanlarını hâlâ niçin üyelikten ihraç etmez?

TAYYİP CUMHURBAŞKANI OLSUN DİYEN MUHALİFLER

Diyorlar ki Tayyip Erdoğan’dan kurtulmanın tek yolu var. O da onu yukarıya iteklemek yani Cumhurbaşkanı yapmak.
Türkiye’deki sistem fiili olarak Başbakanlık rejimi olduğu için Erdoğan konumu itibarı ile bugünkü gibi etkili ve politize olamayacak.

Özal Çankaya Köşkü’ne çıktı, ANAP bitti.

Keza Demirel Cumhurbaşkanı oldu, DYP tükendi.

Buradan hareketle ANAP’ı yok etmek için bir dönem Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına razı olmak lazım...
Bu değerlendirme ilk bakışta makul gelebilir lâkin Tayyip Erdoğan Köşke çıkarsa Özal ya da Demirel misali olmaz yukarıdan yönetmeye kalkar ve öyle bir yapı inşa eder ki bilgilerime göre bu aralar onun dizaynı için çabalıyor.

PKK TERÖRLE TEHDİT EDİYOR

Üç gün önce Genelkurmay açıkladı:

-PKK birliğimize saldırdı.

Ve dün yeni bir gelişme:

-PKK üç kişiyi dağa kaldırdı.

Bunun okuması şudur:

PKK Tayyip Erdoğan’ı tehdit ediyor.

Verdiğin sözleri ve yaptığın taahhütleri yerine etir yoksa terörü başlatırım diyor.

Başka bir anlatıımla tahsilat talep ediyor.

Erdoğan Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde bunu yaparsa Türkiye’nin genelinde kaybedecek, dolayısı ile özerklik gibi sözler noktasında patinaj yapıyor.

PKK ise bu seçimi fırsat bilip bastırıyor çünkü seçim sonrası böyle bir şansı ya da zemini bulamayız ve sıkıştıramayız düşüncesinde!

Hülasa Erdoğan bugünden itibaren PKK’nın tehdit menzilinde!

Sabahattin Önkibar
Aydınlık


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.