banner442
01 Ekim 2014 Çarşamba
nevşehir haber

Elazığ'dan kötü haber: 1 asker şehit, 3 asker yaralı

“Çaresi İsyan Olmuştur“

Ulusal Kanal'da ''Şiiriçi Şarkılar''programının sunucusu olan Haluk Çetin, kendine ait yorumlarından oluşan “Çaresi İsyan Olmuştur” adlı 2. solo albümünü çıkardı. Usta besteci albümünde,Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Karacaoğlan, Aşık Veysel, Neşat Ertaş, Dadaloğlu, Aşık Mahsuni Şerif, adlı ozanlarında eserlerini seslendirdi.

04 Aralık 2013 Çarşamba 19:03
“Çaresi İsyan Olmuştur“
Gökhan Çelik / ulusalkanal.com.tr

Çaresi İsyan oldu! Usta besteci ve yorumcu Haluk Çetin, bugün ülkede yaşanan toplumsal süreci albümünde bu sözlerle özetledi. Haluk Çetin'le yeni albümünü konuştuk. Çetin'in albümünde de, bu duruma isyan var.

 Şiir-müzik ilişkisinin hayatınızdaki başlangıç yeri nasıl gelişti?

Cumhuriyet aydını öğretmen bir anne, balkan göçmeni bir aile, baba demokrat, ODTÜ’lü devrimci bir ağabey… Kısacası şanslı bir çocuktum. Ben ilkokul çağlarında ders kitaplarında bulunmayan Nâzım Hikmet, Ataol Berhamoğlu şiirleri okurdum. Müzik ile ilk ilişkimde ortaokulda mandolin ile başladı, lisede gitar ile devam etti. O sıralara her müzisyen gibi bende bir şeyler yazmak-beste yapmak ile uğraştım. Profesyonel anlamda bu süreç 1994 yılında Antalya’da Ataol Berhamoğlu ile tanışmam ile gerçekleşti. O günden sonra Ataol ağabeyin ikili olma önerisi ile şiir-müzik dünyasına giriş yapmış oldum. Böylece Türkiye’de ilk defa bir şairin müzisyeni oldum.



Bize kısaca bugüne dek çıkardığınız albümlerinizden bahseder misiniz?

İlk albümüm 1997 yılında Ataol Berhamoğlu ile birlikte çıkardığımız, “Aşk iki kişiliktir” idi. Orada 4 bestem vardı. Sonrasında 2007 Cezmi Ersöz ile “Kendini Saklama çiçekleri “ albümünde yer aldım. Burada da bana ait 3 bestem var idi. İlk solo albümüm de “Şiir içi Şarkılar” oldu. Orada 12 tane beste var. Nazım Hikmet, Nihat Berham, Ataol Berhamoğlu, Gökhan Öztürk, Ahmet Telli, Sunay Akın, Cezmi Ersözden yaptığım bestelerden oluşuyor. Şiir İçi Şarkılar aynı zamanda benim Ulusal Kanal’da her Pazar 17:00’da hazırlayıp sunduğum programın da adı aynı zamanda. Ve son olarak da geçen Salı günü piyasaya sürülen “Çaresi isyan olmuştur” anonim-türkü albümü oldu.

Peki bu albümlerin ardından neden türkü ağırlıklı bir albüm yaptınız?

Şiir alanına girdiğiniz zaman bir müzisyen olarak çok önemli iki damar ile karşılaşıyorsunuz. İlki Klasik Türk müziği, ikincisi ise ozan geleneği. Şimdi çok güçlü ve köklü olan Ozan geleneğine girmiş bir müzisyen olarak bunları görmemek, ele almamak, dillendirmemek mümkün değildi. O yüzden bir yerde bakarsanız geç bile kalmıştım. Hep aklımda bu albümü mutlaka yapmam gerektiğini hissettim ve bir seçki yaptım kendimce. Dönemin ruhuna, Gezi ruhuna da uygun olarak da daha yüksek sesli yiğitlik temalı şarkılardan seçtim özelikle. Böyle bir seçki yapmam gerektiğini düşünerek hazırladım albümü. İlk hocam bu türküler anlamında ailemin de etkisi ile Ruhi Su’dur. Ben o damardan beslendim. Sonra tabi diğer ustalar, gelenekseli yorumlayan Edip Akbayram, Fikret Kızılok, Rami Saltuk, Zülfü Livaneli, Cem Karaca gibi isimler onun devamındadır. Bu isimler benim hayatımda çok önemli yer ettiler. Ama dediğim gibi ilk damar Ruhi Su oldu benim için.

“Çaresi İsyan olmuştur” albümünüzdeki türkülerden biraz bahseder misiniz?

Albümde Ataol Berhamoğlu’nun tek bestesi var. O da koşma tarzında yazdığı “Yunus gibi” şiirinin en son bölümü aldım. Bestesi bana aittir. Bu bestenin tarzı koşma olduğundan diğer türkülerle de ayrık durmadı. Diğerlerini de bir seçki yaparak kendimce yorumladım.

Bu anonim-türkü seçkileriniz ilerleyen süreçte de devam edecek mi?

Evet, elbette devam edebilir. İlerleyen zamanlarda farklı ozanlarla da, farklı türkülerle de devam edebilir. Bu bağlamda desteğini benden esirgemeyen Arda Müzik’e teşekkürlerimi sunuyorum

Albümünüzü özel olarak birine ithaf ettiniz mi peki?

Bu albümü varlığımı borçlu olduğum, insani birikimimin temel taşı, cumhuriyetin özverili, onurlu,, dürüst öğretmeni dünyanın en güzel annesi sevgili anneciğim NERMİNAN ÇETİN’in aziz hatırasına hazırladım.

Albümünüzdeki türküler yüzlerce yıldır bu topraklarda süre gelen ezgilerdir. Bunları yorumlarken neler hissettiniz, ve seçkileri hazırlarken bir misyonunuz oldu mu?

Bu albümün şöyle bir işlevi olduğunu düşünüyor ve önemsiyorum. Eski kuşaklara iletimini sağlamak. Buradaki türkülerin 5-6 tanesi az yorumlanan, yeni kuşağın pek bilmediği türküler. Bu albümün iki tane amacı var aslında. İlk amaç, türküleri bilenlere hatırlatmak ve farklı bir yorumla dinlemelerini sağlamak oldu. Bir diğer amacı ise daha önce bu seçkiler ile tanışmamış insanları ozan geleneği ile tanıştırmak, modern bir tarzla genç kuşaklara aktarmak oldu.

“Çaresi İsyan Olmuştur” albümünün çıkmasında sizi neler etkiledi, Haziran Direnişi’nin de etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Haziran Direnişi sırasındaki halk ayaklanmasının da etkisi kısmen etkisi var tabi. Bir nedeni de Türkiye’nin yaşayan Nazım Hikmeti olan Ataol Berhamoğlu’dur. Sevgili ağabey ile çalışmış olmak benim için çok büyük bir şanstı. Artık bu albümden sonra kendi grubumu kurup konserlere gitmek istiyorum

Albümünüzdeki türkülere klip çekilecek mi?

Çaresi İsyan olmuştur çekildi zaten. İlkini Ulusal Kanal çekmişti. Bir de Arda Müzik çekti. Onu da ileriki haftalarda ilerici kanallara dağıtılacak.. Zaten albümde Salı günü itibari ile piyasa çıktı. Birkaç güne kalmaz tüm müzik marketlerde yerini alacak.

Biraz da sanatçı-siyaset ilişkisini konuşalım hocam. Bugünün Türkiye’sinde bu ilişki nasıl olmalı sizce?

Gerçek anlamda bir tarifi yapacaksak sanatçı sol’da olmalıdır. Çünkü sanatçı emekten, estetikten, barıştan, özgürlükten yanadır. Tüm bu tanımlar sola oturur. Doğası o dur çünkü. Ama biz solun içindeki tariflerde sıkıntı çekiyoruz. Sıkıntı burada. Bugün ülkemizde kavram kargaşası çok fazla. Maalesef bu trajik bir mesele. Böylesi ortamda bırakın sanat dair tartışmak genel olarak tartışma bile sorundur. Bugün ki duruş bellidir. Bu gerici iktidara karşı duruş net olmalı. Biz sanatçıların bunu sağlaması lazım. Kısacası sanatçının bir duruşu ve misyonu olmalı ve bunu korumalıdır. Bu noktada tüm dostların elini taşın altına koyması gerekir

Son olarak ileriye dönük beklentilerin nedir?

Ülkede artık bu gericilerin püskürtülmesi gerekiyor. Tüm beklentimiz birlik olarak bu sorundan kurtulmamız gerektiğidir. İşte o zaman özgürlükten, eşitlikten ve sanattan gerçek anlamda bahsedebiliriz


Albümü satın almak için fotoğrafın üzerine tıklayın



ulusalkanal.com.tr
 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV

    banner77

    banner220

    banner221