banner863

Cemaatin 'özel ekibi'nde görev alan polis memuru: 'CİA'dan ajanlık eğitimi aldık'

Gülen Cemaati içinde 'seçilmiş eleman'lardan biri olan ancak örgütsel yapıyı farkettikten sonra bağlantısını koparan polis memuru A.İ.Y. tüm bildiklerini müşteki sıfatıyla savcılığa iletti

Cemaatin 'özel ekibi'nde görev alan polis memuru: 'CİA'dan ajanlık eğitimi aldık'

Aydınlık'tan Gamze Çınlar'ın haberine göre, Fethullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik 'casusluk' iddianamesinde, mağdur ve müşteki olan polis memuru A.İ.Y.'nin çarpıcı ifadeleri yer aldı. Polis memuru, lise yıllarında Gülen cemaatinin içine girip daha sonra nasıl “seçilmiş eleman” seviyesine yükseldiğini, cemaat evlerindeki işleyişi, CİA ajanları tarafından aldıkları “ajanlık” derslerini, örgütün "özel ekibi"ni ayrıntılı biçimde ifadesinde anlattı. Örgütün en önem verdiği noktanın “tedbir” olduğunu vurgulayan A.İ.Y. "CHP ilçe binaları, İşçi Partisi, TGB gibi olan yerlerden kesinlikle cemaat evi tutulmaz” dedi. Cemaatin “kripto ve kozmik” yapılanmasını aktaran müşteki polisin savcılığa sunduğu 'kod' adları, 'şifreli' haberleşme notları da iddianameye girdi. İstanbul'daki 'özel ekip' içinde görev aldığını belirten müşteki polis, içinde bulunduğu yapının örgütlü bir yapı olduğunu anladıktan sonra tüm bağlarını kopardığını ve meslek hayatını bitiren polis şefleri Ali Fuat Yılmazer ile Erol Demirhan'dan şikayetçi olduğunu kaydetti.

AMERİKALILAR'LA BAKIRKÖY'DE BULUŞTUK
İstanbul Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar Terminalinde görevliyken, kendisine hava limanı yolcu profilleri, bilgi taşımacılığı, kuryecilik dersleri verildiğini anlatan müşteki polis, "Bu dersler animasyon şeklinde canlandırmalı film tarzında idi ajanların tuvalete girmeleri, bilgi alışverişleri gibi çok geniş konuları kapsıyordu" dedi. Şirinevler'deki cemaat evinde tanıştığı bir şahsın kendisine bundan böyle "seçilmiş bir eleman, devletin milletin bir askeri" olduğunu, havaalanında da bu şahsa bağlı çalışacağını söylediğini aktaran müşteki polis, Ekim 2008'de Bakırköy İncirli Caddesi'nde bir apartmanın en üst katında tanık olduklarını şöyle anlattı:
"İki tane görsem tanıyabileceğim Amerikalı şahıs da evdeydi. Bu şahıslar bana İngilizce hava alanında 'şut altı' tabir edilen yerden kaçak bagaj nasıl çıkar, etiketler nasıl değiştirilir, hava alanında kamerasız alan nasıl oluşturulur. Kör noktalar nasıl tespit edilir, transit yolcuların pasaportlarının ve kimliklerinin nasıl değiştirileceği konusunda bana iki üç saat kadar ders verdiler...Amerikalılardan bir tanesine yeşil pantolon giymesi üzerine İngilizce 'asker misiniz' diye sordum. 'hayır' cevabı verdi....Ev çıkışında 'biz niçin CIA'cılardan eğitim alıyoruz' diye sordum. Bana 'orasını karıştırma, biz elin gavurunu bile kendimiz için kullanırız' dedi (yanındaki şahıs). Evin sahibi görüşme esnasında hiç yanımızda durmadı, ancak bu ev cemaat evi değildi. Çok lüks döşenmişti, klasik salon takımları vardı."

AJANLARIN KENDİLERİNİ GİZLEME METOTLARI ANLATILDI
A.İ.Y, bu görüşmeden 15-20 gün sonra Amerikalılar'ın Şirinevler'deki cemaat evine geldiklerini ve yanlarında laptop getirdiklerini ve 4-5 saat ders yaptırdıklarını ifade etti: "Bu dersler laptoptan terminal binalarının kroki çizimleri, pasaport bankolarına geliş yönleri, gelecek ajanı seçtiğin polise yönlendirme, pasaportsuz giriş ve çıkışlarda en sağlam yöntemlerinin belirlenmesi, hava yolu şirketi uçuş görevlileri ile ilgili kurulacak bağlantılardan ve ülkeye alma ve çıkarmanın nasıl olacağından, gerekirse kabin crew ve yer hizmetlerinden personel seçimlerinden bahsediyordu."
Bu olaydan yaklaşık bir ay sonra İ.Y. isimli şahsın kendisine ABD'nin havaalanı terminal uygulamaları ve ABD ajanlarının yurt dışı uçuş ağında kendilerini gizleme metotlarını anlattığını kaydeden müşteki polis, bu konuda ayrıntılı brifing verildiğini aktardı.

'İŞÇİ PARTİSİ, TGB'NİN OLDUĞU YERDE CEMAAT EVİ OLMAZ'
Polis memuru A.İ.Y. cemaat evlerindeki işleyişi şöyle anlattı: "2004 yılından sonra Cuma namazı akademide okuyan polislere yasaklandı. Bunun amacını bizlere 'biz kadroların yedekleriyiz, kendimize bir zarar gelmesini' istemiyoruz şeklinde izahını yaparlardı. Fetullah Gülen'in bu konuda 'Her yerde her şeyde, işte, evde, sabah kalktığında, akşam yattığında tedbiri bırakmayacaksın, yoksa Rabbin seni bırakır' şeklinde söylemi bütün cemaatçiler tarafından bilinir...Apartmanda ulusal cepheden yada ciddi sol bir yapılanmadan bilinen birisi varsa oradan ev tutulmaz, tutulduysa kapatılır. Bu araştırmaları geneldeki şubedeki polisler yapar. CHP ilçe binaları , İşçi Partisi, TGB gibi olan yerlerden kesinlikle cemaat evi tutulmaz. Cemaat evlerinde kalındığı hiçbir polis memuru tarafından dışarıdaki kimselerle ve arkadaş ortamlarında paylaşılmaz."

'KRİPTO ELEMANLARIN ÇOCUKLARI CEMAAT OKULUNA GİTMEZ'
Cemaatte bulunan emniyet mensuplarına hac ve umrenin kesinlikle yasak olduğunu ifade eden A.İ.Y., örgütün kripto ve özel yetiştirilmiş adamlarının çocuklarının cemaat okulları ve dershanelerine gitmediklerini belirtti. Kripto ve kozmik yapılanmayı 'şifre'li haberleşme notları eşliğinde ifadesinde anlatan müşteki polis, şunları kaydetti:
"Kozmik yapılanma cemaatin üst düzey emniyet görevlileri arasından seçilmiş cemaatin özel bilgilerine sahip bulunmuş olduğu birim ile sivil yapılanma arasında bağı ve köprüyü kuran kimseye denir. Sohbet guruplarında emniyet klasmanında bulunanlar bu şahsın kozmik olduğunu bilmezler... Benim bildiğim Türkiye çapında emniyet içerisinde çok sağlam 40 tane kripto eleman bulunmaktadır. Bunlar özel seçilmiş ve yetiştirilmiştir."

YILMAZER'İN KOD ADI 'ŞEVKET'
Müşteki polis A.İ.Y, şüpheli polis şefleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'n örgütün "özel ekibi" içinde görevli olduklarını, bu kişilerin farklı eğitimlerden geçtiklerini, mutlak itaat gösterdiklerini ve yeminle bağlandıkları görevlerini ölene kadar sürdürdüklerini anlattı. A.İ.Y., Yılmazer'in örgüt içindeki kod adının 'Şevket', Demirhan'ın ise 'Şuayip' olduğunu iddia etti.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.