Davutoğlu'ndan görüşme sonrası açıklama

Suriye'deki ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye, bu çerçevede kendisine yönelik her türlü saldırıya mukabelede bulunacaktır.

Davutoğlu'ndan görüşme sonrası açıklama

-Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, “Türkiye- Yunanistan 4. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi" toplantısı nedeniyle yaptıkları ikili görüşmelerin ardından Başbakanlık Ofisi'nde basın toplantısı düzenledi. İki başbakanın açıklamaları öncesi anlaşma metinleri imzalandı. İzmir Alsancak ve Selanik limanları arasında 'kardeş liman' anlaşması iki ülkenin liman müdürleri arasında imzalandı. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunanistan Ekonomi, Kalkınma, Turizm, Bakan Vekilliği arasında turizm işbirliği için ortak bildiri imzalandı. Türkiye Radyo Televizyon Kurulu ile Yunanistan Radyo Televizyon Kurumu arasında da işbirliği protokolü imzalandı. Anadolu Ajansı ile Atina Makedonya Ajansı arasında işbirliği anlaşması imzalandı. İki ülkenin içişleri bakanları arasında düzensiz göçe yönelik niyet beyanı imzalandı. Türkiye hükümeti ile Yunanistan hükümeti arasındaki ortak bildiriye iki ülkenin başbakanları imza koydu. 

İZMİR-SELANİK FERİBOTU İŞLEYECEK
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ikili görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada İzmir-Selanik arasında feribot işleyeceğini Ankara- Atina arasında direk uçuş olacağını İstanbul 'dan Yunanistan'ın bir kentine hızlı tren yapılacağını belirterek, şunları söyledi:

"Anadolu'nun Ege'ye, Akdeniz'e uzanan penceresi olarak, Yunanistan'a en yakın yer olan İzmir, Atina'ya en güzel mesajın gönderileceği şehirdir. Dostluk iyi komşuluk mesajlarımızı Ege'yi huzur refah bölgesi yapmak için, iki komşu halkın birlikteliğini dünyaya göstermiş olduk. 'Hoş geldiniz' diyorum. Verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bugün özel gün. Kadınlar Günü. Kadınlarımızın bu özel gününü kutluyorum. Bugün ele aldığımız konular, ilişkilerimizin derinliğini ve kapsamını gösteriyor. İki ülkenin 11'er bakanının katıldığı kabine toplantısı gibi. Her bir bakan muhatabıyla işbirliği yaptı. Bundan sonra atılacak adımları ele aldılar. AB zirvesinden buraya geldik. Son gelişmeleri Suriye krizi ve onun doğurduğu sonuçları ele aldık. Öncelikle başkanlığını yaptığım konsey toplantısında derin dostluk ilişkisinden memnuniyet duyuyorum. İki ülke arasında iş imkanları var. En önemli unsur iki taraf arasındaki dostluk ilişkisi. Bakanların bundan sonra ailenin fertleri gibi dostluk köprüleri kuracağına inanıyorum. Ulaştırma, Ege'nin iki yakasını birbirine yakışlaştıran İzmir- Selanik feribot seferleri için altyapı çalışmaları tamamlanıyor. Selanik ile İstanbul arasında hızlı tren de önümüzdeki dönem gerçekleşecek. Çipras ile görüşürken iki başkent arasında doğrudan havayolu ulaşımı olmadığını fark ettik. Türk Hava Yolları yetkilileri ile temas kurduk. İnşallah uçuşlar en kısa zamanda başlayacak. Bu, kabul edilecek bir durum değil. Atina- Ankara, Ankara- Atina seferleri başlayacak. Anadolu ile Ege ve Yunan adaları arasındaki ulaşımın da daha seri olması önem taşıyor. Turizm bağlamında ortak turlar dahil kapsamlı işbirliği yapacağız. Yılda 1 milyonu aşkın turist geliş gidişi var. Turizm alanında geniş işbirliği potansiyeli var. Bunu geliştirmeye kararlıyız. 6 milyar dolar ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkmasını bekliyoruz. Uluslararası daralma nedeniyle ticaret etkilendi. Yunanistan'ın Türkiye'de 7 milyar dolara yakın yatırımı var. Türk şirketlerinin de Yunanistan'da daha fazla yatırım yapmaları için girişimde bulunacağız. Şirketlerin 3. ülkelerde yaptığı işbirlikleri önemli. Doha'da Türk ve Yunan şirketleri birlikte çalıştılar. Daha çok şirketimizin birlikte çalışması için çalışacağız. Kültür ve eğitim alanında iki halkın gelecek nesillerinin geçmişteki olumlu hatıraları gelecek yüzyıllara aktaracak, ders kitaplarının gözden geçirmesi dahil ortak tarih yazma konusunda çalışmalar yapıyoruz." 

"EGE ÜZÜNTÜ VE DRAM DENİZİ DEĞİL DOSTLUK VE MUTLULUK DENİZİ OLSUN"
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Çipras, üç ayda ikinci kez Türkiye'ye geldi. Brüksel'de göçmen sorununu ele aldık. AB Türkiye ilişkilerinde Yunanistan'a teşekkür ediyorum. Suriye'den kaynaklı göçmen krizinde Türkiye Yunanistan aynı perspektifi paylaşıyor. Suriye'de de barbar rejiminin zulmünden ve barbar terör örgütünden kaçan Suriyeli masumlara Türkiye kapısını açtı. 2.7 milyon Suriyeli ağırlıyoruz. Yunanistan da doğrudan etkilendi. Avrupa içinde yaşanan tartışmalarda bu yükü iki komşu ülke olarak üstlenmesine yönelik olarak Türkiye ve Yunanistan dün zirvede bugün burada cevap veriyor. Bu meseleye Türkiye ve Yunanistan'ın ortak perspektifle yaklaştığını ortaya koyuyoruz. İşbirliği önem taşıyor. İçişleri bakanları arasında imzalanan anlaşma bu bakışın göstergesi. Ege'nin, masumların hayatlarını kaybettiği, üzüntü ve dram denizi değil Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk ve mutluluğun paylaşıldığı deniz olmasını istiyoruz. Kıbrıs sorununu çok dürüstçe, dostça ele aldık. Azınlıkların haklarını açık yüreklilikle paylaştık. Çipras'a gösterdiği işbirliği anlayışı nedeniyle teşekkür ediyorum. Ege sorunu ve Kıbrıs'ta çözüme çok yakınız. Doğu Akdeniz ve Ege'yi çekim alanı haline getirebiliriz. Krizlerle anılan yer değil ortak çalışma kültürüyle bir refah ve huzur köprüsü olmasını istiyoruz."

"BİZE KİMSE NEYİ NASIL ÇÖZECEĞİMİZİ DİKTE EDEMEZ" 
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da görüşmeleri şu sözlerle değrelendirdi:

"Değerli dostum Ahmet'e teşekkür etmek istiyorum. Son dönemde oldukça sık karşılaşıyoruz. İzmir kentinde Ege Denizi'ni gören bir balkonda şöyle tarihi bir sorumluluk hissetmekteyim. Bu şehir dinler, kültürler ve insanlar için bir kavşak oluşturuyor. Tarihi bir şehir, ancak birçoğumuzun hafızasında bu şehir için savaşları, yerden edilmeleri, göçü hatırlatan bir yanı da var. Bütün bu unsurlar hepimize tanıdık olan şeyler. Bugün de benzer olumsuz koşullarla karşı karşıyayız iki ülke arasındaki bu denizde. İzmir aynı zamanda kozmopolit tarihi bir şehir. Halkların birlikte yaşadığı, kardeşçe yaşadıkları bir şehir. Akdeniz bölgesinde önemli bir şehir. Biz bunun için burada gerçekleştirdik konseyi, bundan sonra artık bu kentin hafızalarda kötü anılarla anılmamasını istiyoruz. Bu toplantıdan itibaren ortak sorunları aşarak halklarımız için daha iyi gelecek hazırlama anlamında adım atmak istiyoruz. İki ülke arasında ilişkilerin daha ileriye götürülmesi anlamında ne kadar çok ortak yön olduğunu gördük. Enerji işbirliği, doğalgaz boru hatları önemli. Turizm alanında iki ülke çok önemli işbirlikleri gerçekleştirebilirler. İki ülke başkentleri arasında uçak seferlerinin başlamasına karar verdik. İzmir'le Selanik kentleri arasında feribot seferlerinin başlaması konusunda mutabık kaldık. Kentler deniz yoluyla da birbirine bağlanacak. Demiryolu ulaşımını da geliştireceğiz. Meriç Nehri taşkınlarıyla ilgili olarak konuları konuştuk. İpsala- Kipi arasında ikinci bir kapı açmada mutabık kaldık. Kamu yayıncılığı haber ajansları arasında işbirliği yapılmasına yönelik işbirliği anlaşması imzalandı. Türk- Yunan ilişkilerinin geleceği büyük ve önemli meydan okumalardan geçti. Bunlardan biri de büyük krizler. Göçmen krizi bunlardan biri. İzmir'de Yunanistan'daki adaların tamamı Avrupa ve uluslararası ilginin yoğunlaştığı bir bölge. Göçmen kriziyle ilgili yaşanan gelişmeleri anbean yakından izliyoruz. Burada insanlık dramı yaşanıyor. Başka ülkelerde daha iyi yaşam koşulları için yola çıkıyorlar. Organizatörlerin kurbanı oluyorlar. Bu insanların büyük çoğunluğu Ege Denizi'nde hayatını kaybetmekte. Bizim bölgemizde meydana gelen olayların kültürel değerlerimiz açısından utanç verici olduğunu belirtiyoruz. Değerlerimizi ve kültürümüzü ilgilendiren bir sorunu çözmek için burada bulunuyoruz. Bize kimse neyi nasıl çözeceğimizi dikte edemez. Biz nasıl çözeceğimizi gayet iyi biliyoruz ve bunu çözmeye kararlıyız. Suriye'de ilan edilen ateşkesin devam etmesi yönünde demokrasi ve barışın tesisi için çabaların devam ederek sonuç vermesi için bir mesaj vermek istiyoruz. Yasadığı göçmen organizatörlerinin kaynaklarını kurutmak için gereken adımları atmak için gereken kararlığa sahip olduğumuzu belirtmek için buradayız. Bu son derece tehlikeli bir durum. Biz birbirimize karşı koyarak tavır takınarak hiçbir şey kazanamayacağımızı biliyoruz. İnsanların hala bu organizatörler tarafından kullanılıyor olması kabul edilemez. Günümüz teknolojisinde bunu çözmemiz gerekir. Bugün yine önemli bir anlaşamaya imza attık. Geri kabul protokolünü güncelledik. Davutoğlu'na teşekkür etmek istiyorum takınmış olduğu cesur tavır nedeniyle. Ortak sorunları çözmek için kararlı tavır izliyor. Türkiye ve Yunanistan bu sorunun sebebi değil. Orta Avrupa'nın sorununun kaynağı da değil. Türkiye ve Yunanistan sorunun nedeni olmadığı halde çok sayıda insanı barındıran ve misafir eden ülkeler. Ülkemizde son derece zorlu konular söz konusu. Biz buna karşı son derece medeni ve insancıl tavır sergiliyoruz. 800 bin göçmen geçti Ege'den Yunanistan'a. İki ülke bu insanları barındırmaya devam edeceklerdir mutlaka. Ancak kesinlikle bu insanların süresiz olarak, sürekli olarak, Avrupa'da sığınma hakkı olan bu insanların, Türkiye ve Yunanistan'da kalmasına müsaade etmeyeceklerdir. Düzensiz göçmenlerin uluslararası hukuk çerçevesinde Avrupa'ya yönelmelerinin, Avrupa'ya gitmelerinin yolunu açmak istiyoruz. Bu çerçevede yasadışı kanallara karşı verdiğimiz mücadeleyi yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Geri kabul protokolünün uygulanması göçmenlere 3. ülkelerden gelen göçmenlere savaş olan ülkelerden değil diğer ülkelerden gelen göçmenlere şu mesajı veriyoruz; Kuzey Afrika'dan gelen göçmenlere şu mesajı veriyoruz, Avrupa'ya geçmeleri sözkonusu olmayacaktır. Önlemlerimiz gereği bu insanların Avrupa'ya geçişlerine izin vermeyeceğiz. Bu konudaki irademiz tamdır. Bu çerçevede yetkili bakanlarımız da çeşitli iki ülke sahil güvenlik anlaşmalarıyla organizatörlerin kökenlerine ineceğiz."

"HAVA SAHASI İHLALLERİ" 
Çipras son bir yılda Türkiye'nin hava sahası ihlalinin arttığını öne sürerek, şöyle konuştu: 

"Bizi yılladır birleştiren ve ayıran konulara da değinme fırsatı bulduk. Kıbrıs sorunu, adil bir şekilde Birleşmiş Milletler kararlarına dayanmalı ve AB çerçevesinde gerçekleşmesi gereken çözüm olmalı. Adada yaşayan Türk, Rum ve diğer azınlıklar medeni koşullarda çağdaş koşullarda yaşamalı. Ege'deki durumu da ele aldık. Yunanistan hava sahasının ihlaliyle ilgili kaygılarımızı bir kez daha ilettik. Son bir yılda bu ihlallerin artışıyla ilgili kaygılı olduğumu ilettim. İki ülke arasındaki tesis ettiğimiz olumlu ortama kesinlikle katkı yapmadığını söyledim. AB üyeliğini ele aldık. Biz Türkiye'nin üyeliğinin stratejik öneme sahip olduğunu ilettik, üyeliği desteklediğimizi ifade ettik. Türkiye'nin üyeliği hem Türkiye hem de demokratik reformlar için hem de ikili ilişkiler ve bölgemiz için önemli bir husustur. Kuzeydeki durumu biliyorsunuz sıcak bir durum. Güneydeki durum kırılgan. Ege Denizi istikrar barış ve işbirliği denizi olarak kalmalıdır. Bu çabalarımızı daha da artırmamız gerekiyor." 

İZMİR'DEKİ İLK AĞIRLAMA 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İzmir'deki Başbakanlık Ofisi'nde ilk kez yabancı hükümet başkanının resmi olarak ağırlandığını belirterek, "İlk misafirin hemen karşı yakamızdan dost başbakan olması beni çok mutlu etti. Bu başbakanlık ofisini daha sık kullanacağız. Çipras da burayı kullanabilir" dedi. 

"MİSLİYLE KARŞILIK VERİLDİ" 
İki başbakan, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Davutoğlu, Kilis'e düşen katyuşa füzesinin patlamasıyla iki kişinin hayatını kaybettiği olayda alınan önlemlerin sorulması üzerine şunları söyledi:

"Kilis'de üzücü bir olay yaşandı. Sınırda DEAŞ tarafından roket atışı sözkonusu oldu. İki vatandaşımızı kaybettik. Angajman kuralları çerçevesinde misliyle mukabele edildi. Türkiye'ye yönelik her türlü saldırının en şiddetli şekilde mukabelede bulunması için Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiş kararlarımız var. Hazırlıklarımız vardı. Bu da Suriye'deki ateşkesin ne kadar kırılgan olduğun ortaya koyuyor." 

"3 MİLYAR DOLARLIK FON ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA ALINACAK" 
Başbakan Davutoğlu, gazetecilerin sorusu üzerine mülteci sorununun nasıl çözüleceği hakkında detaylı bilgi vererek, şöyle konuştu: 

"AB'de mutabakat kesinleşti. Bu üzerinde detaylı çalışılmış bir plan. 29 Kasım'dan bu yana aldığımız tedbirlere rağmen transit göç yolu olarak kullanmak isteyen insan kaçakçıları var. Sahillere vuran çocuk bedenleri var. Bunlar karşısında bizim kayıtsız kalmamız mümkün değil. Bu bizim yada Yunanistan'ın Avrupa'nın çıkardığı bir kriz değil. Bunun birinci derecedeki sorumlusu Suriye rejimi, oradaki terör ve Rusya'nın artan hava saldırısıdır. Müzakerelerden sonra kabul gören çerçevede düzensiz göçü düzenli hale getirmek ve uluslararası norma oturtmak için karar aldık. Yakalanan göçmenler ya da Ege adalarına geçmek isterken Türkiye tarafından alınacak önlemlerle yakalanan göçmenlerin sayısı kadar göçmen de, bunlar uluslararası hukuk kurullarını çiğnememiş göçmenler olacak, Avrupa'ya gönderilecek. Bu nedenle Türkiye'deki göçmen sayısında artış olmayacak. Bu konuda mutabakat var. Düzenli göç Avrupa'nın tespit ettiği prensiplerle sürmeye devam edecek. Düzenli göçün kurallarını koyup Avrupa'nın kabul edeceği göçü de gönüllü şekilde kimseyi zorlamadan normal yollardan sağlayacağız. Geri kabul anlaşması, 1 Haziran'da yürürlüğe girecekti, bunu öne aldık. İki ay içinde Türk vatandaşları için vize muafiyeti başlayacak. Buradan muhalefete de sesleniyorum. Bunun için ilgili dokuz yasayı çıkarmamız lazım. Türk vatandaşlarına vize uygulanmayacak. Ege'den aldığımız göçmenlerden doğacak her türlü maliyeti AB karşılayacak, geri gönderme açısından kendi ülkelerine gitmeleriyle ilgili maliyet karşılanacak. İçeride göçmen sayısında bir artış olmayacağı için kamplarda göçmen sayısı sabit kalacağı için, ek masraf olmayacak. Sayıda bir farklılık olmayacak. Türkiye tarafından 10 bin göçmen alınmışsa aynı süre içinde 10 bin göçmen de Avrupa'ya gidecek. 3 milyar liralık fon önümüzdeki hafta devreye giriyor. Bunun 70- 80 milyon doları serbest bırakılmıştı. Önümüzdeki dönem 3 milyar lira dışında da fon Türkiye'ye tahsis edilecek. Bu büyük bir kriz en önemli şey insan canıdır insan onurudur." 

"ORGANİZATÖRLER DEVRE DIŞI BIRAKILACAK" 
Yunanistan Başbakanı Çipras da göçmenler konusunda şu açıklamayı yaptı:

"Temel mantığı organizatörler modelinin bertaraf edilmesi. Bizim bu öneriyi büyük bir dikkatle ele almamız gerekir. Ahlaki boyutuna baktığımızda şunu görüyoruz; Avrupa'ya geçme hakkı olan insanların organizatörler aracılığıyla hayatlarını tehlikeye atarak geçmelerini engellemeliyiz. Yasal bir koridordan geçmelerini sağlamak durumundayız. Bu çerçevede yeterli sayıda Türkiye'de sığınma talebi isteyen insanların yasalara uygun şekilde geçmelerini sağlamak durumundayız. Bu önemli bir öneri. Zirvedeki durumu tamamen değiştiren bir öneriydi. Bu öneri önümüzdeki günlerde tartışılacak bir sonraki zirveye kadar değerlendirilecek." 

"SORUNLARI PARANTEZE ALIP İLERLİYORUZ" 
Başbakan Davutoğlu, Yunan bir gazetecinin hava sahası ihlallerine dikkat çekerek sorduğu “Bir taraftan dostluk diyorsunuz diğer taraftan ihlaller var. Bu politikanızı değiştirecek misiniz" sorusunu şöyle yanıtladı: 

"Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin doğası değişti. Bugün 22 bakan bir masa etrafında oturdular önce kendi aralarında görüştüler sonra ortak bir hükümet gibi tüm konuları konuştu. Görüş ayrılıklarına rağmen olgun bir tavrı sergilendi. Çipras'ın temasları oldu. Türkiye -Yunanistan arasında görüş ayrılığı var ama işbirliğine engel değil. Göçmenler konusunda kurtarma operasyonları için NATO'nun devreye girmesi mümkün olabildi. Ortak NATO operasyonuna yeşil ışık yaktık. Yunanistan ve Türkiye görüşünden vazgeçmedi ama işbirliğini engellemedi. Hava sahası ihtilafları yeni değil ya işbirliğini erteleyeceğiz ki bunun hiçbir fayda getirmediğini gerginlikleri artırdığını gördük ya da bunları paranteze alıp yola devam edeceğiz. Bizim yaptığımız bu. Biz yerimizde durmuyoruz paranteze alırken durmuyoruz. İstikşafi görüşmeler olmak üzere tüm yolları deniyoruz. Karşılıklı riskin ortaya çıkmaması için her iki tarafa da yaptığımız uyarılar var. Sizin hava sahası ihlali dediğiniz konu, Türk Hava Kuvvetleri için kendi hava sahası olarak görülen bir konu. Ancak risk oluşmaması için minimize edeceğiz. 'İt dalaşı' tabiriyle anılan uçuşlarda her an bir kaza olabilir. Casus belli için de tutumumuz açıktır. Kararın alındığı 1996 yılında bir hafta önce Yunan parlamentosunun aldığı bir karar var, sonra Türk parlamentosu alıyor. Gelin iki kararı birden kaldıralım. İki kararı birden kaldırırsak ortada böyle bir karar kalmaz. Ne Türkiye'nin Yunanistan'a savaş yapma arzusu vardır ne de Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik bir hırsı vardır. Hepimiz tarihte gördük ki savaştan bir şey kazanılmaz. Bu mesaj Atatürk ve Venizelos'un verdiği mesajdır. Biz savaş sözünü bile literatürden çıkarıp Ege'yi, doğu Akdeniz'i dostluk denizine dönüştürelim. İlişkilerimizi geliştirelim, kadim başkentler Atina, Roma ve İstanbul'un çok kültürlü çok dinli bir kuşak olması için beraber çalışacağız. İhtilaf ve savaş gibi kavramları ilişkilerimizden tümüyle çıkarmaya hazırız. İhtilaf sebebi olan hususları yerinden çıkartır sorunları çözeriz, yeter ki dostluğumuz baki olsun."

Toplantının sonunda konuşan Çipras aynı soru için şöyle dedi:

"Ben de bu kelimeleri çıkarma konusunda hemfikirim. Casus belli anlayışı 1960'lı yılların anlayışı dostluk ve işbirliği çabalarımızla örtüşen bir durum değil. Kıta sahanlığının belirlenmesiyle ilgili olarak görüşmeler devam etmekte. İstikşafi görüşmelerin uzun zamandır devam ettiğini söyleyebilirim. Ortak çözüme ulaşabileceğine inanıyorum. Diyalog yoluyla bütün sorunları çözebiliriz. Casus belli'yi geride bırakmamız gerekir."


EKONOMİDE İŞBİRLİĞİ YAPILACAK 
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ile Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen Türkiye-Yunanistan Ekonomik Forumu Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın katılımıyla yapıldı. Türkiye ile Yunanistan'ın kaderinin aynı olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Deprem olduğunda adaların kime ait olduğunu düşünmeksizin hep beraber yaşadık. Atina'da deprem olduğunda biz hissettik, Türkiye'de deprem olduğunda Atina hissetti. Sonra bir ekonomik deprem yaşadık. Ekonomik krizden Yunanistan da etkilendi. İster fiziki ister ekonomik deprem olsun baktık ki bizim kaderimiz aynı ya beraber düşeceğiz ya beraber yükseleceğiz. Bu coğrafyada bir komşu bir ülke yükselirken diğeri düşmemeli" dedi. 


ESKİDEN OLSA İKİ ÜLKE BİRBİRİNİ TOPA TUTARDI 
Türkiye ile Yunanistan arasındaki psikolojik engellerin artık aşıldığını belirten Başbakan Davutoğlu şöyle devam etti: "El ele vermezsek bu zorlukları aşamayız. Yine görüyoruz ki rekabet yerine işbirliğini öne çıkarmazsak kaderimizi şekillendiremeyiz. Bu işbirliğinin en asli unsuru psikolojik engellerin aşılmasıdır. Aslında ilk defa İzmir'de böyle bir konsey yapılması ve İzmir'de buluşulması bu psikolojik engelin aşıldığını gösteriyor. Ayrıca Başbakanlık Ofisi'nde ilk resmi temasım ve bunu beraber kutlamamız da önemliydi. Bu coğrafyadan Balkanlar'dan Yunanistan'dan önümüzdeki yüzyılın dostluk yüzyılı olacağını haykırıyoruz. Bunun da birinci ayağı psikolojik eşiği aşmaksa ki aştık. Normal şartlarda bundan 30 sene önce böyle bir mülteci krizi olsaydı muhtemelen Türk-Yunan hükümetleri birbirlerini suçlar ve birbirini topa tutardı. Biz şimdi topu birbirimize atmıyoruz, birbirimizi anlıyoruz." 


TÜRK İŞADAMLARINA TALİMAT VERDİ
Siyasi alanda atılan adımların ve iki ülke hükümetleri arasındaki anlaşmanın aynı şekilde iş adamları arasında olması gerektiğini kaydeden Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bugün her iki ülkeden 11 bakanın katıldığı bakanlar toplantısını görmenizi isterdim. Herkes muhatabı olan bakanlarla görüşmeler yaptı. Aynı atmosferi biz işadamlarımız arasında görmek istiyoruz. Eğer siyasiler bu kadar iyi anlaşabiliyorlarsa şirketlerin de bunu daha rahat yapabilmesi lazım. Kıran kırana rekabet için değil ortak gelecek için bizim size ihtiyacımız var. Psikolojik engeli aşıyoruz. Sizin için ihtiyaç olan ikinci husus siyasi iradedir. Bu da var. Buradan sesleniyorum, Sayın Çipras da bütün bürokrasisine eminim Yunan bürokrasisine aynı talimatı verirdi. Ben de Türkiye'ye gelecek olan Yunan işadamlarının işlerini kolaylaştırın talimatı veriyorum. Sınır tanımayın, her tür destekle arkanızdayız mesajı veriyoruz. Turizm şirketlerine bu krizin aşılması için Anadolu ile Ege ve Yunan Adaları bir paket halinde görülecek mesajı veriyoruz. Biz bu kararlılığı sürdürürken sizden beklediğimiz birlikte öyle güçlü tohum atın ki buradan büyük bir refah ağacı yükselsin. Biz sizin önünüzü açmak için adımlar atıyoruz. Açılan yolda cesur şekilde ilerleyin" diye konuştu. 


TÜRK HALKININ DESTEĞİ DUYGULANDIRICI 
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, bugün her iki ülke için tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, "Hükümetlerin ve devletlerin ilişkileri önce gelir. Bizim imkanlarımız açısından son dönemde özellikle 2000'li yıllardan ticari ve ekonomik ilişkilerimiz arttı. Ortak ticari hacmimiz de arttı. Türkiye, Yunan ihracatının ilk varış noktasıdır. Özellikle konfeksiyon, turizm, bilişim, sağlık, plastik ve ilaç hizmetlerinde çok iyi işbirliklerimiz var. Gıda alanında da bu işbirliği var. Yunanistan ve Türkiye'de özellikle turistik altyapı ve bilişim konusundaki adımlar önemlidir. Yunanistan çok vahim ekonomik bir krizi yaşadı ve bu dönem boyunca Türk halkının Yunan halkına gösterdiği dayanışma, duygulandırıcı, sevindiricidir" dedi.


İŞBİRLİĞİ ALANLARINDA İSTİFA ETMELİYİZ 
Son dönemlerde işadamlarına verimli ortam yaratmak için çaba harcadıklarını ifade eden Çipras şunları söyledi: "Bizim politikamızın esas destekçileri yatırımlar ve yatırımcılar olacaktır. İki ülke arasında turizm alanında işbirliği çok önemlidir. Ve var olan işbirliğinin gelişmesi için iki turizm bakanı arasında bugün anlaşmalar imzalanmıştır. 2000 yılında beri ekonomik ilişkilerimiz artmasına rağmen bizi memnun etmiyor. Yeni inisiyatifler, etkinlikler için birçok alan göz önünde bulundurulmalıdır. Mesela teknoloji, yenilikçilik, turizm, denizcilik, taşımacılık, inşaat alanlarında daha derin işbirliği alanları mevcuttur. Bunlardan istifade etmemiz gerekmektedir. Bugün demiryolu bağlantılarının daha iyi düzeye erişmesi için imzalar attık. İkili ekonomik ilişkilerimizin kuramsal çerçevesini teşkil edecek plan yaptık. Bu alanda olumlu adımlar atmış bulunuyoruz. Türk-Yunan işbirlikleri ve iş alanında yapılacak sinerjilerin ileriye götürülmesi çok önemlidir. Bizim iş adamlarımızla birlikte işbirlikleri ile varlıklarını noktalamaları çok önemlidir."


YUNANİSTAN'DA YATIRIM ALANLARI AÇACAĞIZ 
Ticari ilişkilerin gelişmesi noktasında en önemli unsurun güven atmosferi yaratılması olduğunu ifade eden Çipras, "Bu güven ortamının yaratılmasıyla ticarette, iş alanında ve birçok alanda iki halkı daha da yakınlaştıracaktır. Ahmet ile son zamanlarda devamlı görüşüyoruz. Kendi bakanlarımızı görmektense birbirimizi görmeyi yeğliyoruz galiba. Bu görüşmelerin katkısı göz ardı edilemez. Bu konsey toplantısıyla bizi daha da yaklaştıracak önemleri almayı hedefledik. Bugün bizi ayıran ihtilaflı sorunlara değinmedik. Çünkü değişik meselelerden başka ekonomi bizim odak noktamızdır. İki ülkenin iş camiası şimdiye kadar yoğunlaştırdıkları temaslarla işbirliklerinin olumsuz negatif ortam üstesinde gelerek yaptıklarını ispat etmiştir. İşbirliği camiasının bu şekilde devam edeceğinden eminim. İşadamlarının Yunan-Türkiye ilişkilerinin başını çekeceğinden eminim. Lütfen kurduğunuz sinerjileri çoğaltın ve sizi cesaretlendirmek için aranızdayım. İki ülke arasında çok önemli iş alanları açılacaktır. Yunanistan'da yatırım fırsatları açılacaktır. Türkiye'de de Yunan iş adamlarının yatırım yapacağı alanların olacağından da eminim" diye konuştu. DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.