Doğu Perinçek: AKP iktidarının Rusya ve Suriye çıkmazı ve Vatan Partisi’nin çıkış yolu

Doğu Perinçek: AKP iktidarının Rusya ve Suriye çıkmazı ve Vatan Partisi’nin çıkış yolu

Vatan Partisi’nin 22 Şubat Pazartesi günü yapılan Başkanlık Kurulu toplantısında da tartıştık, ABD ile Rusya’nın Suriye’de anlaştıkları görüşü var. Özellikle AKP basını işliyor bunu. Dün de Soner Yalçın, Sözcü’de aynı saptamada bulunuyor ve yazısını “Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’yi de kapsayan Türk-Kürt Federasyonu’na mecbur edecekler Türkiye’yi!” diye bağlıyor.
İyi de Soner Yalçın kardeşim, biz de satranç oynayacağız, niçin mecbur olacakmışız?

ABD İLE RUSYA STRATEJİK DÜZLEMDE KARŞI SAFLARDA
Öce stratejik düzlemdeki saflaşmayı belirleyelim.
Karşı tarafta ABD, İsrail, Barzani, PKK/PYD, Suudi Arabistan ve Körfez şeyhlikleri var.
İnsanlık tarafında Suriye, Lübnan, Irak, İran ve Rusya var.
ABD ile Rusya, yalnız bölgemizde değil, Ukrayna ve Kırım cephesinde de karşı karşıyadır. Aslında dünyanın yedi ikliminde karşı cephedeler.
ABD ile Rusya arasındaki karşıtlık, stratejik düzlemdedir. Günümüz dünya koşullarında ABD ile Rusya yan yana gelmez. Brezizinski gibi ABD akıl hocaları, Çin’e karşı Rusya’yı ABD’nin yanına çekme stratejisi önerdiler. Ancak bunun günümüz dünyasında gerçeklere dayanan bir zemini yok. Stratejik çıkarlar arasında uçurum var.

ABD İLE RUSYA SURİYE’DE ANLAŞIR MI
Taktik anlaşmalar ve ateşkesler, her zaman düşmanlar arasında da olur. Ancak Rusya bölgede Suriye, Lübnan, Irak ve İran ile stratejik ittifak oluşturdu ve bundan vazgeçmez. ABD, İran’da olduğu gibi Suriye’de de yenilgisini kabul ederse, anlaşmanın önündeki engeller kalkar. O zaman zaten Suriye devleti de ABD ile anlaşma yapacaktır. Her savaşın sonu anlaşmadır. ABD’nin yenilgisi anlaşma ile kayda geçer. Bu anlaşma değildir, ABD’nin bileğini bükmektir. Kaldı ki taktik düzlemde anlaşmalar da olur.

ABD İLE RUSYA TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK İÇİN ANLAŞIR MI
ABD ve İsrail PKK/PYD’yi Türkiye’nin üzerine sürmüş bulunuyorlar. PKK/PYD, ABD’nin stratejik piyonudur, bunu Rusya’da biliyor.
Bununla birlikte Rusya, Suriye ve İran’ın da Bölücü Terör Örgütünü AKP iktidarına karşı kullandıkları da ortadadır. Bu tablo bozulmazsa, Türkiye Bölücü Teröre karşı mücadelesini kesin sonuca götüremez. Hatta bu tablodan Kürdistan çıkartacak tahliller de üretilebilir.
Peki biz kimiz, bu tablo karşısında bizim yapacağımız bir şey yok mu, biz Türkiye olarak AKP iktidarının çıkmazını paylaşmaya mecbur muyuz?

TÜRKİYE AKP İKTİDARININ ÇIKMAZINI PAYLAŞMAZ
Önce bu tablonun nedenlerine bakalım.
AKP iktidarı, Suriye’ye terör ihraç ettiği, Barzani yönetimini desteklediği, İran’a güven vermediği için, bölge ülkelerini karşısına aldı. Onlarla birlikte olan Rusya’yı da karşısına aldı. Üstüne üstlük Rus uçağının düşürülmesinden sonra Putin yönetiminin gönlünü alacağı yerde ilişkileri düşmanlık boyutuna taşıdı. Bu tablo, AKP iktidarının eseridir.
AKP iktidarı, Suriye ve Rusya düşmanlığıyla çıkmaza girmiştir. Bir yandan PKK/PYD’yi üzerimize sürdüğü için haklı olarak ABD’ye tavır alıyor. Öte yandan bakıyoruz Rusya ve Suriye siyasetlerini düzeltmiyor. AKP kendi çıkmazını kendi eliyle yaratmıştır ve o çıkmazda çırpınıyor.
CHP ve MHP, Tayyip Erdoğanların ve Davutoğluların çıkmazını paylaşıyorlar. Onlar da Rusya ve Suriye’ye karşı vaziyet alıyorlar. Çıkmazda olan, ABD patronluğundaki sistemdir.

BİZ OLMAZSAK HER ŞEY OLURAMA BİZ VARIZ
Soru şudur: Türkiye bölünmeyi kabul edecek mi?
Soner Yalçın, ABD-Rusya anlaşmasından hareketle “Türkiye’yi Türk-Kürt Federasyonuna mecbur edecekler” diyor.
Hepimiz gazeteci olursak, bu mecburiyet geçerlidir. Ama hepimiz gazeteci değiliz, vatanseveriz ve devrimciyiz. Sözü edilen mecburiyeti bozacak kadar satranç bilgimiz var, strateji biliyoruz, ama en önemlisi Türkiye’nin birikimi var, gücü var. Mesele, gazeteci olmaktan vazgeçip, bu gücü vatan bütünlüğü için harekete geçirecek stratejiyi ve siyasetleri uygulamaktır.
Bizi tablodan çıkartarak yapılan bütün tahliller yanlıştır. Biz dediğimiz, Türk Milletinin Öncü Partisi olan Vatan Partisi’dir ve en önemlisi milletin kendisidir.
Bizi satranç tahtasından çıkartırsanız, teslim olmaktan başka bir seçenek kalmaz. Türk milletini o nedenle anayasa dışına atmak istiyorlar. Ne var ki, Soner Yalçın’ın senaryosunda da Türk milleti yok.

TÜRKİYE AKP İKTİDARINA MECBUR DEĞİL
Eğer bir mecburiyetten söz edecek isek, Türkiye AKP iktidarına mecbur değildir.
Türkiye, Rusya ve Suriye düşmanı siyasetleri sırtında taşımaya mecbur değildir.
Türkiye, vatan bütünlüğünü sağlamaya mecburdur.
Bunun için Türkiye, bölge ülkeleriyle, Suriye, Lübnan, Irak, İran ve Azerbaycan ile birlikte hareket etmeye mecburdur.
Türkiye, ABD’nin Koridor Planını bozmak için Rusya ile birlikte hareket etmeye mecburdur.

TÜRKİYE ASYA’DA NEFES ALIYOR VE ENERJİYİ KOMŞULARINDAN SAĞLIYOR
Peki hangi mecburiyet ağır basacak?
ABD-İsrail güdümlü “Türk-Kürt Federasyonu” mu?
Yoksa bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı mı?
Olgulara bakalım, mecburiyetler olguların içindedir:
- Türkiye ekonomisi, Asya’da soluk alıyor. En büyük ticaret ortaklarımız: Rusya ve Çin.
- Türkiye enerji ihtiyacını Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya’dan sağlıyor.
İşte size Türkiye ekonomisinin yaşamsal mecburiyetleri: Rusya, Çin, Irak, İran, Azerbaycan ile işbirliği.
Bir de toprak bütünlüğümüzün ve güvenliğimizin dayattığı mecburiyetler var: Suriye ile ve yukarda sayılan ülkelerle işbirliği kaçınılmaz.

RUSYA VE BÖLGE ÜLKELERİ “TÜRK-KÜRT” FEDERASYONUNU KABUL EDERLER Mİ
Soner Yalçın arkadaşımızın denklemi, kendi içinde bozuluyor.
ABD-Rusya anlaşmasından “Türk-Kürt Federasyonu” çıkar mı?
Hiç Rusya ve müttefikleri olan Suriye, Irak, İran, “Türk-Kürt Federasyonu”nu kabul ederler mi?
“Türk-Kürt Federasyonu” ne demek?
- Suriye bölünecek: Kuzey Suriye “Türk-Kürt Federasyonu”na verilecek.
- Irak bölünecek: Barzanistan, “Türk-Kürt Federasyonu”na verilecek.
Ve bütün dünya ve Arap ülkeleri, ABD ve İsrail’in bu tertibini kabul edecek?
Hani Rusya ile Amerika anlaşmıştı!
Yoksa Putin’in bu senaryodan haberi yok mu?
Denklemin başındaki anlaşma, daha ilk adımda bozuluyor.

TEHLİKELİ SENARYOLAR
Bu senaryoları ciddiye almak ve dillendirmek bile tehlikelidir. Çünkü PKK/PYD’yi destekleyen bir ABD-Rusya anlaşmasını veri olarak satranç tahtasına korsanız, oradan Türkiye’nin bölünmesi çıkar. Ve yine oradan ellerimize armut toplamak düşer. O senaryodan teslimiyetten başka bir şey çıkmaz ve o amaçla üretilmektedir. Soner yalçınların görevi, o senaryonun geçersiz olduğunu göstermek, o senaryoyu bozmaktır.
Bugün en olmayacak şey, ABD ve Rusya’nın Türkiye’yi bölmek için anlaşmalarıdır. Hele bu anlaşma, “Türk-Kürt Federasyonu” ise, ABD ve İsrail’in hayalinde bile böyle bir senaryo yoktur. Onlar da bilir, bunun mümkün olmadığını.

TÜRKİYE AKP İKTİDARINI SIRTINDAN ATAR MİLLİ HÜKÜMET KURULUR
Daha da tehlikeli olan, bu senaryolarda AKP hükümetini demirbaş sayıp, Vatan Partisi’ni yok saymaktır.
Tayyip Erdoğan ve Davutoğlular, Rusya ve Suriye düşmanlığına devam ederlerse, Türkiye onları sırtından atar, hem de birer birer değil, ikisini birden.
Vatan Partisi’nin merkezinde olduğu bir Milli Hükümet kurulur. Türkiye Rusya ve bölge ülkeleri ile el ele verir. ABD ile ilişkilerimiz de normalleşir. ABD’nin Batı Asya Birliği ve Avrasya ittifakı karşısında, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne karşı yapabileceği hiçbir şey yoktur. Sam Amca, şapkasını çıkarır ve statükonun önünde saygıyla eğilir.

SEYİRCİ DEĞİLİZ VATAN İÇİN ÖRGÜTLÜYÜZ
Şunu herkes bilsin: Türkiye’nin, başka deyişle Vatan Partisi’nin olmadığı senaryolar geçersizdir.
Biz varız biz, sürece müdahale edecek güç olarak varız.
Güçlü olan biziz, çünkü Türkiye’nin birikiminden ve gücünden söz ediyoruz.
Türkiye, PKK/PYD’yi hendeklere gömerken, PKK/PYD’yi hükümet yapacak senaryolar geçersizdir. Hiçbir güç, Bölücü Terör Örgütünü hendekten çıkartıp federasyon ortağı yapamaz. Çünkü biz varız.
Bu süreçlere seyirci olarak, analizci olarak, gazeteci olarak bakarsak, teslim olmaya mecbur kalırız, AKP düşmanlığından ekmek yer ama AKP’ye teslim olmaya devam ederiz

Doğu Perinçek / 25 Şubat 2016, Aydınlık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Recep TOPBAŞI - 12 ay önce
Soner Bey bence Türkiyede birikimi oldukça yüksek analistlerinden biridir. Kendisini çok severek okurum. Doğu beyi de bu yazısı için tebrik ediyorum. Umarım bu tarz tartışmaları Vatanımızın geleceği için daha fazla görmeye başlarız.
Avatar
Gungor Onan - 12 ay önce
Sayin Dogu Perincek Turkiyemizin Yegane Kahraman Asil Lideridir. Bu saygili Hukuk Doktoruna Turkiye Guvenmelidir. Gungor TEXAS