Doğu Perinçek, Fidel Castro'yu yazdı

Doğu Perinçek, Fidel Castro'yu yazdı

Çok zor bir ülkede devrime önderlik etti.

NÜKLEER NAMLULARIN UCUNDA DEVRİM YAPMAK

ABD emperyalizminin burnunun ucundaydı. Emperyalizmin “kağıttan kaplan” olduğunu, ABD namlularının ucundaki bir coğrafyada bütün dünyaya kanıtladı. Konumu elverişsiz, coğrafyası küçük, nüfusu az, ekonomik kaynakları kıt, kuşatılmış bir adanın halkına dayanarak ABD emperyalizmini yendi ve 1959 yılından bu yana Küba onun önderliğinde başı dik yaşıyor.

Direnerek yaşıyor demek daha doğru. Ambargolara, kuşatmalara, çıkartmalara, silahlı ve silahsız tertiplere, suikastlara direnerek geçen bir hayat. Ülkesinin hayatı ile kendi hayatını özdeşleştiren bir devrim önderi. Şakağına dayanan nükleer silahlara küçümseyerek bakan bir tarih bilinci. Yargılamaları yarınlara göndermeler yaparak mahkûm eden bir özgüven!

SIRADAN İNSANLARIN FİDEL’İ

Fidel, sadık anlamına geliyor. İsmi gibi halkına sadıktı. Halkına inandı, halkına güvendi, sayıca küçük bir halkı ABD emperyalizmi karşısında devleştirdi.

Küba’da sıradan emekçiler, yoksullar, ezilenler, kara derililer, sarışınlar, çikolata renkli melezler, herkes ondan ilk adıyla Fidel diye söz ediyorlardı, Fidel aşağı, Fidel yukarı. Onlardan biriydi. Uluslararası alanda da soyadıyla değil, ismiyle anıldı. Amerika’nın, Afrika’nın, Asya’nın, Avrupa’nın ve Avusturalya’nın Fidel’i oldu.

GELECEĞE HEP UMUTLA BAKAN ÖNCÜ ÖRGÜTLENME

Zorlukların üzerine dikine dikine giden bir iradesi vardı. En çetin koşulları güle oynaya şarkılarla neşeyle karşılayan bir kararlılığı Partisine ve halkına aşıladı.

Arkadaşı Che Guevara’nın “Ölüme hoş geldin” diyen, her olumsuzluğa meydan okuyan o devrimci ruhla geleceğe umutla ve güvenle bakan bir öncü örgüt inşa etti.

Zorluklar, felâketler, yere düşmeler, yenilgiler, hep onların öğretmeni oldu. Hiçbir zaman vazgeçmedikleri umutlarla ve iyimserlikle ufuktaki aydınlığa ilerlediler. Savaşa savaşa, ama hep gülerek, şakalaşarak.

VATAN SAVAŞI ÇAĞININ BİLİNCİ

Çağın bilincindeydi. Gerçekçiydi ve kuru teorilere değil hayata bakıyordu. Teoriyi hayattan çıkarıyordu. Vatan Savaşı çağında vatan savaşıyla işe başladı. Küba’nın bağımsızlığı birinci meseleydi. 1959 yılı başında başkent Havana’ya girerken, adı “Komünist Partisi” olan sahte solcular, Havana sokaklarında Castro aleyhine bildiriler dağıtıyor ve ABD emperyalizmine son hizmetlerini yapıyorlardı. Küba devrimi, yalnız ABD uşağı Batista’yı değil, ABD’nin Sol maskeli işbirlikçilerini de süpürdü ve tarihin çöplüğüne attı.

BİRLEŞE BİRLEŞE ZAFERE İLERLEMEK

Bağımsızlığı kazanmak, halkı birleştirmek, emekçilerin özlediği bir geleceğe ilerlemek için, hep birleşmeye önderlik etti. Zafere birleşe birleşe ilerledi. 1961 yılında Küba Sosyalist Halk Partisi ile kendi önderlik ettiği öncü örgütlenmeyi birleştirdi. Sonra Birleşik Sosyalist Devrim Partisi’nde birleşmeye önderlik etti. 1965 sonrasında Küba Komünist Partisi adını aldı.

DEVRİMCİ TARİHTEN GÜÇ ALMAK

Tarihsel birikime sırtını dayadı, o birikimden kuvvet aldı. Küba bağımsızlık savaşının önderi Jose Marti, büyük esin kaynağıydı. Devrim sonrasında her yerde Jose Marti’nin adı vardı.

Latin Amerika’nın emperyalizme karşı büyük savaşçısı Bolivar, Küba’nın güçlüklerle savaşında enerji mirasıydı.

Mazlumlar Dünyasının Kurtuluş Savaşı Önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün büstünü Havana’ya dikti. Kuzeyden, Okyanus’tan gelen emperyalist tehdidin karşısında çağın ilk kurtuluş savaşını veren Türkiye devrimcilerinden de güç aldı.



AŞAMA AŞAMA MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİMDEN SOSYALİZMİN KURULUŞUNA

Milli Demokratik Devrimden Sosyalizme ilerleme mücadelesini imkansızlıklar içinde yürüttü. Bir tek şeker kamışı üretimiyle yaşayan, yoksul bir ülke devralmıştı. Eğitim ve sağlık alanında büyük başarılar kazandı. Küba, dünyanın en büyük aşı üreticilerinden oldu. Gen teknolojisinde ve araştırmalarında dünya ölçeğinde işler yaptı. Küba, Latin Alerika’ya ve Afrika’ya doktor ihraç etti.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yine büyük zorluklarla Küba’nın ayakta kalması için mücadele etti. Hayat dayattığı zaman, geçici olarak geri çekilmesini de biliyordu. 1990’lı yıllarda sosyalizmin Eğitim ve Sağlıktaki mevzilerini korumayı esas aldı. Pes etmedi.

O koşullarda Küba’da, emekçiler işlerine bisikletle giderken, ıslık çalıyor ve şarkı söylüyorlardı.

Fidel, Küba halkına zorluklara şarkılarla direnme ruhunu verdi.

Doğu Perinçek
Vatan Partisi Genel Başkanı

Aydınlık

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.