Doğu Perinçek: Hükümeti ve milletvekillerini göreve çağırıyoruz

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, hükümetin Ordu yapısını bozan Kanun Hükmünde Kararnameler hakkında uyarılarda bulundu.

Doğu Perinçek: Hükümeti ve milletvekillerini göreve çağırıyoruz

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın açıklamasında hükümetin TSK'nın yapısının bozan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Perinçek, açıklamasında şunları söyledi:

20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin bazı düzenlemeleri Anayasaya aykırıdır. Bu düzenlemelerin Anayasaya aykırılığının denetlenmesi hukukun gereğidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, 10 Ocak 1991 ve 3 Temmuz 1991 tarihli kararlarıyla bu yönde hüküm kurmuştur: “Olağanüstü Halin sona ermesine karşın, Olağanüstü Hal KHK'sindeki kuralların uygulanmasının devam etmesi olanaksızdır. Bu nedenle, olağanüstü hal KHK'leri ile yasalarda değişiklik yapılamaz.”



I
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİN 
ANAYASAYA AYKIRILIĞI


Kanun Hükmünde Kararnamelerin 
İki Ayrı Anayasal Kaynağı


Anayasaya göre iki ayrı KHK var:

Birincisi, TBMM’nin Hükümete yetki vermesi üzerine çıkarılan KHK’ler.

İkincisi, Olağanüstü Hal durumunda düzenlenen KHK’ler.
          
Anayasa’da, TBMM’nin Hükümete yetki vermesi üzerine çıkarılan KHK’lerin Anayasal denetimini önleyen bir hüküm yoktur. Aksine, Anayasa Mahkemesi’nin “görev ve yetkileri” tanımlanırken, “kanun hükmünde kararnamelerin…Anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler” denilmiştir (Md.148). 

Olağanüstü Hal KHK’lerine
Konu ve Zaman Sınırı


Anayasa, Olağanüstü Halden kaynaklanan KHK’lerde farklı bir düzenleme getirmiştir. 148. Maddenin ilk fıkrası, Olağanüstü Halde çıkarılan  KHK’lerin yargısal denetim yolunu kapatmıştır. Ancak bu yargısal denetim engeli, Olağanüstü Hal döneminde geçerli hükümlerle sınırlıdır. 

Anayasa Mahkemesinin 10 Ocak 1991 tarih ve 1990/25 E. ve 1991/1 K. sayılı ve 3 Temmuz 1991 tarih ve 1991/6 E. ve 1991/20 K. sayılı kararları, Hükümetin Olağanüstü Hal nedeniyle çıkardığı 667, 668 ve 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameleri için de geçerlidir.

Konu Sınırı: Olağanüstü Halin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal KHK'leriyle düzenlenmesi olanaksızdır.

Zaman Sınırı: Olağanüstü Halin sona ermesine karşın, Olağanüstü Hal KHK'sindeki kuralların uygulanmasının devam etmesi olanaksızdır. Bu nedenle, Olağanüstü Hal KHK'leri ile yasalarda değişiklik yapılamaz.

Olağanüstü Hal KHK'si çıkarma yetkisi Olağanüstü Hal süresiyle sınırlıdır. KHK ile getirilen kuralların nasıl Olağanüstü Hal öncesine uygulanamıyor ise, Olağanüstü Hal sonrasında da uygulanamaz.

Bu nedenle, Anayasa'nın 148. maddesiyle Anayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulmayan Olağanüstü Hal KHK'leri, yalnızca Olağanüstü Hal süresince uygulanmak üzere ve Olağanüstü Halin gerekli kıldığı konularda çıkarılan KHK'lerdir. 

Türk hukuk doktrininde bu içtihat büyük çoğunlukla desteklemektedir.
Bu durumda Hükümetin Olağanüstü Hal nedeniyle çıkardığı 667, 668 ve 669 sayılı Kararnamelerin konu ve zaman sınırına uymayan hükümlerinin iptali Anayasamızın ve genel olarak hukukun gereğidir. 

TSK’nın yapısını bozan bu KHK’ler 60 gün içinde Anayasa Mahkemesine götürüldüğü takdirde, Yüksek Mahkeme bunları iptal edecektir.



II
667-668-669 SAYILI KARARNAMELERİN
ANAYASAYA AYKIRILIĞI

Kanunlar geneldir. 


OHAL Kararnamesiyle kanun değiştirilemez. Ancak OHAL gerekçesiyle ve süresiyle sınırlı kurallar getirilebilir.

667-668-669 Sayılı Kararnamelerin Olağanüstü Halin süre sınırını aşan ve kanunları değiştiren hükümleri, sırf bu nedenle dahi anayasaya aykırıdır. 

Kaldı ki, bu kararnamelerin bazı hükümleri, kanunla dahi düzenlense, anayasa aykırıdır. Çünkü o konular, anayasayla düzenlenmiştir ve ancak anayasa değişikliğiyle yeniden düzenlenebilir.
    
TSK’nın Anayasadaki Konumu
ve Başkomutanlık 


Anayasa’da, “Devletin temel amaç ve görevi”, “Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini…sağlamak” olarak belirlenmiştir (Md.5). Türk Silahlı Kuvvetleri, devletin bu görevini yerine getirmesi için örgütlenmiş silahlı yaptırım gücüdür.

Cumhurbaşkanı, -sıkça söylendiği gibi- doğrudan TSK’nın “Başkomutanı” değildir. 

“Başkomutanlık, TBMM’nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilir.” (Anayasa, mad. 117/1) 

Görüldüğü gibi, Cumhurbaşkanının yetkisi, “TBMM adına TSK’nın Başkomutanlığını temsil etmek”tir (Md. 104/b).

“Genelkurmay Başkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir” ve “kanunla düzenlenen görev ve yetkilerinden dolayı, Başbakan’a karşı sorumludur.” (Md 117/3-4)

Millî Savunma Bakanlığı’nın, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanları ile görev ilişkisi ve yetki alanı kanunla düzenlenir” (Md.117/5).

Kuvvet Komutanlıklarının MSB’ye 
ve Jandarmanın İçişleri Bakanlığına Bağlanması
Anayasaya Aykırıdır


Anayasayla ve 1324 sayılı kanunla hem savaş hem de barış hallerini kapsayacak içerikte belirlenen “Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanıdır” şeklindeki hükmün, yeni çıkarılan KHK’de değiştirildiğini görüyoruz. Kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanı’na bağlanıyor. Böylece Genelkurmay Başkanının komutanlığı devre dışı bırakılıyor, özetle Anayasa çiğneniyor. 

Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanması da, TSK’nın bütünlüğünü ortadan kaldırır. O nedenle iç güvenlik hizmetinde Ordunun bütün olarak değerlendirilmesine zarar verir. Ayrıca askerin saygınlığının iç güvenlikte değerlendirilmesinden vaz geçilmiş olur.

Anayasa, Genelkurmay Başkanının Silahlı Kuvvetlerin Komutanı olmasını, savaş haliyle sınırlamıyor. Bu nedenle Kuvvet Komutanlıklarının Millî Savunma Bakanlığına bağlanması ve Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanması, Anayasaya aykırıdır ve aynı zamanda Ordunun emir-komuta birliğini bozmaktadır.

Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığına ve Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına  bağlanması, Türk Ordusunun savaş yeteneğine indirilen bir darbedir. 

Harp Akademilerinin Kaldırılması
Anayasaya Aykırıdır


Harp Akademilerinin kapatılması da, Anayasa’ya aykırıdır. Zira, Harp Akademileri, Anayasa’da “Yüksek öğretim kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar” şeklinde özel bir düzenlemeye tabi tutulmuş ve “Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı” kurumlar olarak tanımlanmıştır (Md 132).



III
TASARLANAN DÜZENLEMELERİN
ANAYASAYA AYKIRILIĞI


Genelkurmay Başkanlığının ve MİT’in Cumhurbaşkanlığına bağlama planı
Anayasaya aykırıdır


Genelkurmay Başkanlığı ve MİT’i  Cumhurbaşkanlığına bağlama girişimi, Anayasaya aykırı olmanın ötesinde Anayasa sistemini bozar. Çünkü Cumhurbaşkanı sorumsuzdur Genelkurmay Başkanı ve MİT bağlandığı zaman sorumlu duruma düşer. 

İkincisi, yürütme organı Meclisin denetimi altındadır. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Hükümete bağlı olmazsa, Meclisin Hükümet üzerindeki denetimi ortadan kaldırılır.

Askeri Yargının Kanunla Düzenlenmesi
Anayasaya Aykırıdır


Askerî yargı, Anayasa’nın 156 (Askeri Yargıtay) ve 157. maddelerinde (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) görev tanımları da yapılarak düzenlenmiştir. Bu nedenle askeri mahkemelerin kapatılmasına ilişkin söylem ve girişimler Anayasa’ya aykırıdır.

AKP iktidarının çıkardığı OHAL Kararnameleri, Türk Ordusunun ve Türkiye Cumhuriyetinin İstiklal Savaşı ile kurulan temelini ve Türk Milletinin bağımsızlığını hedef almaktadır.

Savaş ilkelerin birincisi, emir-komuta birliğidir. O nedenle Başbakan Yardımcısının  1 Ağustos 2016 günü Hükümet adına yaptığı açıklamada, “Silahlı gücün tek bir elde toplanmasına karşı olduklarını” beyan etmesi, Hükümetin Türkiye’yi savunacak asgarî bilgiden yoksun olduğunu gösteriyor.

FETÖ mensupları, Türk Ordusu için “bunlar Yeniçerilerdir.

Yeni Ordu lazım” diyorlardı. AKP iktidarının Orduyu Yeniden Yapılandırma planı FETÖ’nün planlarıyla örtüşmektedir. FETÖ darbesi  başarıya ulaşsaydı, bu kararnameyi ABD güdümlü “Yurtta Sulh Konseyi” çıkartacaktı.
 
HÜKÜMETE VE MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI

Hükümeti 667, 668, 669 Sayalı KHK’lerin Anayasaya aykırı olan ve KSK’nın yapısını bozan hükümlerini kaldırmaya çağırıyoruz.

TBMM üyesi bütün milletvekillerini, ilgili Kararnamelerin Anayasaya aykırı hükümlerinin iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurmaya, göreve çağırıyoruz.

Türkiye, vatana ve Orduya sahip çıkan 110 milletvekili aramaktadır.



Güçlü Vatan Partisi
Güçlü Ordu
Güçlü Türkiye


Vatan Partisi, Amerikancı FETÖ darbesinin bozguna uğratılmasında görevini yapmıştır ve FETÖ'nün hem devlet hem de Ordu içinden temizlenmesini zorunlu görmektedir.

 Vatan Partisi, bugün siyasal düzlemde AKP’nin karşısındaki tek kuvvettir, biricik iktidar seçeneğidir. Milletimizden Ordumuzu güçlendirmek ve Millet Ordu birliğini pekiştirmek için yetki istiyoruz.

Vatan Partisi, Türk Ordusunu güçlendirmek için Türk Silahlı Kuvvetlerini  İstiklal Savaşı geleneği temelinde yapılandıracaktır.


Etiketler; #doğu perinçek
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.