Doğu Perinçek: İkimizin ağabeyi

Doğu Perinçek: İkimizin ağabeyi

 Bugün Arkadaşım Uğur Mumcu’nun 23. yılı. Fotoğraflara baktım. Hüzün çok başka bir duygu. Uğur Mumcu’nun verdiği hüzün, mutlulukla ve güzelliklerle karışık. Çok neşeli bir insandı. Onun için her durumda gülünecek veya güldürülecek bir şey vardı.

23 yıl önce neler yazmışız 2000’e Doğru dergilerinin sayfalarını karıştırdım. Onları yeniden sunacağız sizlere. Hepsi bugüne ışık tutuyor.

CUMHURİYET İKLİMİ

Sonra Ceyhan Mumcu Ağabeyimi aradım. Ankara’da bir bağırsak kanaması geçirdi. Hastanedeydi. Eve çıkmış, çok sevindim. Sesi çok dinç, çok canlıydı. Ağabeyimi sesinden öptüm.

Uğur’un Ceyhan Ağabeye sevgisi ve bağlılığı, kardeş olmanın ötesindeydi. Bütün arkadaşları sık sık duymuşlardır, Ceyhan Ağabeyin erdemlerini örnek alırdı.

Mumcu ailesi, Ankara’nın tipik Cumhuriyet ailesidir. Hepsi Cumhuriyet Kültürümüzün seçkin temsilcileridir.

Uğur ile bir ortak yanımız da Cumhuriyet ikliminde yetişmemizdir. Ankara, Cumhuriyetin kalesiydi ve biz o ortamda büyüdük. Annelerimiz, babalarımız bizleri ellerimizden tutup Devlet tiyatrolarına, opera ve balesine götürürlerdi. İnsanlığı, vatan ve hürriyet aşkını, kadına saygıyı, dürüstlüğü ve cesareti, oralarda özümsedik ve adam olduk.

KARINCA KARARINCA’DA BAŞLAYAN ARKADAŞLIK

Ceyhan Mumcu, hem Uğur’un ağabeyidir, hem de benim ağabeyimdir. Bana bir cümle söyle Ceyhan Ağabey dedim. “Karınca Kararınca gazetesinde başlayan arkadaşlık” dedi.

Uğur Mumcu ile ilk tanışmamız, 1957 yılı sonbaharında Bahçelievler Deneme Lisesi Müdür Odasının önündeki salonda oldu. “Karınca Kararınca” adlı bir duvar gazetesi çıkarmıştım. Uğur, gülerek geldi, “Siz mi çıkardınız bu gazeteyi” dedi. “Ben de yazabilir miyim” diye sordu. İkimiz de Lise 1 öğrencisi idik. Farklı şubelerdeydik.

Uğur’la bir âdetimiz vardı. Birlikte parmaklarımızı yelek ceplerine sokarak Genç- Türk Devrimcisi pozuyla resim çektirirdik. O büyük fedaî geleneğine özendiğimiz içindir mi nedir, ikimiz de yelek giymeyi severdik.




ANKARA HUKUK FAKÜLTESİ’NDE FİKİR KULÜBÜ KURUCULUĞU

Hukuk Fakültesine bir yıl sonra geldi. 1963 yılı başında beş arkadaş, Adil Özkol, Hüseyin Günday, Orhan Kayıhan, Uğur Mumcu ve bu satırların yazarı, Hukuk Fakültesi Fikir ve Sanat Ocağı’nı kurduk. O dernek, Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun, sonraki adıyla Dev-Genç’in Hukuk Fakültesi ayağı oldu.

1964 yılında Kamu Hukuku Kürsüsüne girdim. O da üç yıl sonra İdare Hukuku Kürsüsüne geldi. Hayat bizi buluşturuyordu.

MAMAK CEZAEVİ’NİN SAKINCALI PİYADESİ

Uğur Mumcu ile 1973 yılında Mamak Askeri Cezaevi Arka Hücrelerinde yeniden buluştuk. Neşe kaynağımızdı. Uğur, Sakıncalı Piyade’de o günleri çok güzel anlatır. Edebiyatımızın ve siyasal tarihimizin belgelerindendir. O kitapta 45 yıl öncesindeki Aydınlıkçıları da tanıyabilirsiniz. Uğur, hakikat duygusu olan bir yazardı. Namus, O’nun kimliğiydi.

BÖLÜCÜ TERÖRE KARŞI ÖRNEK DURUŞ

1980 sonrası 12 Eylül döneminde, Uğur ile duvarların arkasından haberleşebildim. Son yıllarında sık sık görüşüyorduk. Ankara’ya gidince evinde buluşurduk. Son yazılarında bizim 2000’e Doğru Dergisinde çıkan PKK konusundaki yazılarımıza sık sık göndermeler yapardı.

Bölücü Teröre karşı mücadelesi, örnek alınmalıdır. Aydın kimdir, Aydının vicdanı ve kalemi nasıl tanımlanır, Uğur Mumcu’ya bakılmalıdır.

ONLARI VURA VURA

Uğur Mumcu niçin öldürüldü, bugün daha iyi anlıyoruz.

Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, hepsi aynı insanlardır: Cumhuriyet Devrimi kalesinin bedenleri.

Onları vura vura, Cumhuriyeti vurdular ve bugünlere geldik.

Karşıdevrimin de bir sonu vardır. İşte oradayız.



Doğu Perinçek / 24 Ocak 2016, Aydınlık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abrek - 11 ay önce
bir köşe yazısına sığan koca bir tarih yazısı bu.