Doğu Perinçek yazdı: Düşman çizmesiyle özgürleşmek

Doğu Perinçek yazdı: Düşman çizmesiyle özgürleşmek

Bir grup akademisyen, PKK’nın Bölücü Terörünü açıkça destekleyen ve yabancı devletleri müdahaleye çağıran bir bildiri yayımladılar.

Bildiriyi savunanlar, eleştiri özgürlüğüne sığınıyorlar. Eleştiri özgürlüğü elbette olacaktır. Ama o bildiride, PKK Terör örgütünün desteklenmesinden başka ne bulunuyor? Vatansız akademisyenlerin özgürlüğünün bedeli, Mehmetçiğin vurulması, mayınların patlaması, çarşıların yakılmasıdır.

YANGINA KÖRÜKLE GİTME ÖZGÜRLÜĞÜ
Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) adına açıklama yapan Prof. Dr. Kürşat Yıldız, bildiriyi imzalayanlara şu soruyu yöneltiyor: “Hendekler, mayınlar, silahlar, demokratik hak arayışlarının araçları mıdır? Kürt Siyasî iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasının oluşturulması talebinden kasıt nedir?”

Prof. Yıldız, “Yabancı gözlemci çağırmak, bölgede casusların kaynadığı bir ortamda, yangına körükle gitmektir.” saptamasında bulunuyor (Aydınlık, 15 Ocak 2015).

HANGİ TARAFTASINIZ
CHP’nin eski Grup Başkan Vekili Dr. Ali Nejat Ölçen ağabeyimiz de, internette okuduğum “Gaflet içindeki 1128 adet bilimciler” başlıklı yazısında olayın özüne değiniyor:
“Güney Doğu’da ABD ile Türk Ordusu hesaplaşmaktadır. Sizler hangi taraftasınız? (...)

“Şunu biliniz ki Güney Doğu Anadolu’muzda ABD’nin kara gücü PKK tükenip yok oluncaya kadar Türk Ordusu üzerine düşen görevi başarıyla sürdürecektir. Çünkü bu bir savaştır ve savaşı başlatan ABD’nin güdümündeki PKK’dır ve Kürt yurttaşlarımız PKK’nın elinden ve onun TBMM’deki uzantısı büyük toprak ağalarının ikiyüzlü Parti’nin politikasından kurtarılacaktır.”

DEMOKRATİK DEVRİMİN ÇOCUKLARI
Vatan ve özgürlükler, demokratik devrimin çocuklarıdır. Toplumlar, Ortaçağ ilişkilerinden kurtularak hem vatanlarını kurdular, hem de özgürlüğe kavuştular.

Demokratik devrimlerden önce vatan yoktu, kralın ve padişahın mülkü vardı, beylerin toprakları vardı. Demokratik devrimler, feodal pazarları dağıttı ve millî pazarı, başka deyişle vatanı oluşturdu.

Demokratik devrimlerden önce özgürlük de yoktu. Demokratik devrim, köylüleri toprağa bağımlılıktan kurtardı ve özgürleştirdi. Jan Jacque Rousseau, bu olayı “İnsanlar özgür doğar, özgür yaşar” diye özetledi. Devrimden sonra insan, artık beyin yanaşması, ağanın marabası olarak doğmuyordu. Ve doğduğu toprağın adı da, artık vatandı.

YENİ ÖZGÜRLÜKLER LİSTESİ
Şimdi bir moda çıktı. ABD emperyalizminin ve İsrail’in Türkiye’nin üzerine sürdüğü PKK’nın yaptığı her iş, emperyalist düşman tarafından “özgürlük” kapsamına alındı. Yeni bir özgürlükler listesi oluştu:
- Vatanın ciğerlerine mayın döşeme özgürlüğü.
- Vatanın bağrına hendek kazma özgürlüğü.
- Mehmetçiği sırtından vurma özgürlüğü.
- Komutanlara çamur atma özgürlüğü.
- Devletin olanaklarıyla Bölücü Terörü destekleme özgürlüğü.
- Memleketin meydanlarında bomba patlatma özgürlüğü.

VATAN İÇİN ÖZGÜRLÜK
Ne ilk özgürlükler bildirisi olan ABD İnsan Hakları Bildirisi’nde, ne de Fransız İnsan Hakları Bildirisi’nde böyle özgürlükler yok.

Amerikan özgürlük savaşçıları, vatanın bağımsızlığı için öldüler.

Fransız özgürlük savaşçıları, “Vive La France” (Yaşasın Fransa) diye düşman süngülerinin üzerine koşuyorlardı.

Vatan için savaşanları vurma özgürlüğü yoktur. Bunun adı bütün demokrasi savaşlarında, özgürlük değil, “ihanet”tir.

Vatan giderse, özgürlüğün zerresi kalmaz.

Vatan varsa, özgürlük vardır. Vatan yoksa, özgürlük yoktur.

Özgürlük savaşı, vatan savaşının kendisidir. İngilizler “Liberation War”, Almanlar “Befreiungskrieg” diyorlar, Kurtuluş savaşı, Batı dillerinde özgürlük savaşı anlamındadır. Bu adlandırma yerli yerine oturuyor. Vatanın kurtuluşu ve özgürleşme aynı tarihsel süreçtir.

DÜŞMAN GÜVENCESİ ALTINDAKİ ÖZGÜRLÜK
1914-1922 İstiklâl Savaşı yıllarını düşününüz. Çanakkale’ye dayanan İngiliz ve Fransız zırhlılarını, İngilizlerin Gelibolu yarımadasına çıkardıkları Anzakları ve Hinduları, Kafkaslar’dan saldıran Çarlık Ordusunu, Yemen, Irak ve Suriye cephelerinde İngiliz ve Fransız ordularını, emperyalistlerin üzerimize sürdüğü Yunan ve Ermeni ordularını destekleme özgürlüğü var mıydı? Onların yol haritalarını dayatma özgürlüğü ne anlama geliyordu?

Ali Kemal gibileri, İstanbul’da İstiklal Savaşına ve Mustafa Kemal Paşa’ya çamur atma özgürlüğünü kullanıyordu. Bu tür özgürlükler ancak düşman işgali olan yerlerde güvence altındadır. Şu anda Türkiye’de Allaha şükür düşman işgali yok.

Vatansız “Akademisyenler” de olayın farkındalar, Türk milletine değil, yabancı gözlemcilere güveniyorlar. Düşmanı ülkeye çağırma özgürlüklerini kullanıyorlar. Düşman çizmesi, onları özgürleştirecek!

Bu durumda, Türk milletinin de düşman çizmesi altına düşmeme özgürlüğü vardır. Çarpışan özgürlükler bunlardır.

AYDINLIK’TA VE ULUSAL KANAL’DA ÖZGÜRLÜK
Cemal Süreya, “Hayatımda kendimi en özgür hissettiğim yayın organı Aydınlık’tır ve 2000’e Doğru’dur” diye yazmıştı. Aydınlık’taki ve Ulusal Kanal’daki özgürlük, bırakın Türkiye’yi dünya ölçeğindedir.

Ancak daha önce de belirtmiştik: Aydınlık’ta ve Ulusal Kanal’da vatan savaşına karşı mücadele özgürlüğü yoktur.

Aydınlık’ta ve Ulusal Kanal’da, vatan savaşı veren Türk Ordusunun komutanlarını arkadan vurma, Mehmetçiğe karşı savaş, Meclisin altına mayın döşeme, Türk Ordusuna karşı bozguncu propaganda yapma özgürlükleri yoktur.

Bu tür özgürlükleri sınırsız tanıyan Amerikancı ve İsrailci yayın organları fazlasıyla var. Bırakın İstanbul’da birkaç gazete de Türk Milletinin özgürlüğü için yayın yapsın.

PKK’YA ÖZGÜRLÜK, HALKA BOYUNDURUK
Türk Ordusu, ABD ve İsrail’in stratejik piyonlarına karşı vatan savaşı veriyor. Bu savaş, Türk milleti için özgürlük savaşıdır. Savaşı Amerika kazanırsa, PKK yandaşları başka örneklerde görüldüğü gibi iktidar koltuklarına oturtulur ve ülke kaynaklarından paylarını alırlar, ama bütün millet ayak altında kalır. PKK’ya özgürlük, Türküyle Kürdüyle bütün halka boyunduruktur.

Vatansız halkın vatanı, düşman çizmelerinin altındadır.

Ordusuz halk, ayak altında kalır.

Ayak altında hangi özgürlük bulunmaktadır?

Doğu Perinçek
Aydınlık / ROTA

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.