Doğu Perinçek yazdı: Rus uçağıyla birlikte vurulanlar

Doğu Perinçek yazdı: Rus uçağıyla birlikte vurulanlar

Tayyip Erdoğan saltanatının yıkılışı 24 Kasım 2015 günü başladı.

23 Kasım’da iktidarını pekiştirmiş bir Tayyip Erdoğan vardı. 1 Kasım seçiminde yüzde 50 oranında oy almıştı. AKP, tek başına iktidar hedefine ulaşmıştı.

Hepsi 23 gün sürdü. 24 Kasım 2015 günü Tayyip Erdoğan’ın tahtı artık çatırdamaktadır.

Vurulan, yalnız Rus uçağı değildir. Tayyip Erdoğan iktidarı da o gün o saatte inişe geçmiştir.

“AKP İKTİDARININ BAŞINA DÜŞEN TAYYARE”

25 Temmuz manzaralarına bakınız: Akdeniz’in ve Ege’nin sebze ve meyve üreticileri, beyaz et üretenler, turizmciler, otelciler, tekstilciler, hazır giyimciler, sanayiciler, ihracatçılar, Rusya’da iş yapan inşaatçılar, benzin ve doğal gaz tüketen herkes, bütünüyle Türkiye ekonomisinin sahipleri ve çalışanları: Onlar da Rus uçağıyla birlikte vuruldular. Kısacası, Türkiye ekonomisi vuruldu. Türkiye’de üreten ve tüketen herkes, toplu olarak vurulmuştur.

Mehmet Faraç arkadaşımızın dünkü yazısının ara başlığındaki “’Vurduk’ mu vurulduk mu” sorusunu, herkes her geçen gün bir kez daha vurularak yanıtlayacak. Ama asıl büyük hakikat başlıktadır: “AKP’nin başına düşen tayyare”.

KOLTUĞUN ALTINDAKİ YANGIN

AKP iktidarı sıcak para ekonomisiyle birlikte borç batağına saplanırken, cankurtaran gemisine de ateş açmıştır. Türkiye, Üretim Ekonomisini ancak Çin ve Rusya gibi ortaklarla inşa edebilir. Rusya uçağını düşürenler, AKP hükümetini boylu boyunca batağın içine itmişlerdir. Nesnel sonuç budur. Eyleme AKP yönetiminin katılması, bu sonucu değiştirmez; ancak AKP’nin devlet aklından yoksun olduğunu gösterir. Demek ki Türkiye, Üretim Ekonomisine geçmek için, AKP’yi sırtından atacak ve Asya ile ortaklığı başarıyla yürütecek bir Millî Hükümeti oluşturma yoluna girecektir.

O nedenle Türkiye’nin uğradığı kaybı giderme olanağı vardır. Ancak Tayyip Erdoğan’ın bu olayın altından kalkma şansı bulunmuyor. Seçimden güçlü çıkmış olan Tayyip Erdoğan, artık yangının üstünde oturuyor. AKP hükümeti, iki adım ötesini görecek devlet aklından yoksundur, ancak oturduğu koltuğun yandığını mecburen anlayacaktır, hatta anlamaya başlamış olmalıdır.

RUSYA VE SURİYE DÜŞMANLIĞININ ALTINDA KALANLAR

Rus uçağının düşürülmesi, öyle bir eylemdir ki, sonuçları stratejik önemdedir.

Türkiye’de her iktidar, Rusya ve Suriye ile dost olmaya mecburdur. Türkiye’nin yalnız ekonomisi değil, güvenliği de Rusya’yla ve Güney komşularıyla işbirliğini gerektiriyor. Türkiye, Bölücü Teröre karşı vatan bütünlüğü için mücadelede kesin başarıya ulaşmak için, Batı Asya ve Avrasya ittifaklarını oluşturmak durumundadır. Bu nedenle hiçbir iktidar, Rusya’ya ve Suriye’ye karşı cephe tutmanın neden olacağı yıkımın altından kalkamaz. AKP hükümeti, Beşer Esat ve Putin düşmanlığının altında kalır. Süreç başlamıştır. Bu açıdan kim düşürürse düşürsün, uçak Tayyip Erdoğan’ın başına düşmüştür. Hiçbir eylem, Tayyip Erdoğan yönetimine bu kadar ağır darbe indiremezdi.

İNTİHAR GİRİŞİMİ YA DA İNTİHARA YÖNLENDİRME

Uçağı düşürme eylemini tezgahlayanlar, Türkiye’ye ağır zarar verdiler, ancak aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ın yıkılışı sürecini de ateşlemiş oldular. Onların niyetlerinden bağımsız olarak bu nesnel sonucu da görmek gerekir. Bu açıdan olay, intihar girişimi de olabilir, intihara yönlendirme de olabilir.

Bu tür olaylarda, kim yaptı sorusuna yanıt bulmak için, genellikle en çok kim kazandı ve kim kaybetti sorusu ortaya atılır. Ertuğrul Özkök ve bazı yazarlar, “emri kim verdi” sorusunu herhalde bu amaçla gündeme getirdiler. Dedektif olmaya gerek yok, iklimi yaratanlar da emir verenlerle aynı görevi yapmadılar mı? Bayırbucak Türkmenlerinin yüzde 98’i daha önce bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı halde, “Türkmenler kırılıyor” kampanyasını yürütenlerin başında Hürriyet gazetesi ve elbette diğer Atlantik basını ve televizyonları vardı. AKP medyası da aynı dolduruşa katıldı. Rus uçağını düşürenlerin arkasında, Atlantik kuvvetlerinin olduğu açıktır. ABD yöneticileri pek memnun. Obama’nın “Kara gücümüz” dediği PKK ise, zil takıp oynamaktadır.

TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNE DİNAMİT

Bu eylemle Türkiye-Rusya ilişkileri dinamitlenmiştir. 21. Yüzyılın denklemleri içinde bu da var kuşkusuz. 2000’li yılların başında “21. Yüzyılın Perspektifleri” başlıklı bir CIA raporu yayımlanmıştı. Aydınlık, o zaman haber yaptı. CIA, Türkiye’nin çıkarlarının bu yüzyılda Rusya ve Çin ile uyum halinde olduğunu saptıyordu. Bu olgu, ABD’nin Türkiye politikasını da belirlemiştir: Türkiye’nin Asya’daki mevzisine yerleşmesini önlemek, en azından geciktirmek!

Avrupa’nın liderleri, Türkiye’nin AB’ye aday üye yapılmasının arkasında ABD olduğunu sık sık açıkladılar. Ankara yönetimi, AB kapısına bağlanmalıydı ki, Türkiye Asya’daki gerçek dostlarıyla buluşmasın. Ancak bu da yetmedi. Artık Türkiye’nin Asya’daki olası müttefikleriyle yakınlaşmasını önlemek için kışkırtmalar gerekiyordu. Tayyip Erdoğan yönetiminin Suriye’ye terör ihracına sürüklenmesi, bu tertiplerin ciddî bir aşamaya geldiğini gösterdi. Rus uçağının düşürülmesi, tüy dikmiştir.

MİLLİCİLERİN GÖREVİ

Olan olmuştur.

Rusya ve Suriye dostluğu, Türkiye’ye gereklidir; gerekli olmanın ötesinde zorunludur.

Tayyip Erdoğan, Rusya dostluğu olanağını kaybetti. Ama Türkiye, Rusya dostluğunu kaybetmez. Çünkü bu dostluk, yalnız Türkiye için değil, Rusya için de gerekli ve zorunludur. Türkiye, Rusya, İran, Çin, Hindistan ve Orta Asya Cumhuriyetleri, Asya Çağının ülkeleridir. Onların birliği, dünyamızın gelişmesi ve barış için stratejik değerdedir.

Görevlerimizi de bu ufuk içinde belirleyebiliriz. Vatan Partisi olarak, Rusya ve Suriye dostluğu için şimdi daha kararlı, daha verimli çalışmalar yürütme kararı aldık ve hemen kolları sıvıyoruz.

Batı Asya Birliği ve Avrasya Birliği siyasetleri, millî görevdir. Vatan Partisi, bu millî görevi tutarlı ve kararlı olarak yerine getirdiği için Türkiye’yi yönetecek yeteneğe sahiptir ve bu yönde ilerlemektedir.

Doğu Perinçek / 28 Kasım 2015, Aydınlık

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cybercenk - 1 yıl önce
Çok doğru ! Şu Erdoğan'dan ve AKP'den kurtulsak artık !
Avatar
Cüneyt Can Güven - 1 yıl önce
Umudumuz Vatan Partisi
Avatar
Tuncer - 1 yıl önce
Doğru bir değerlendirme