Doğu Perinçek yazdı: Tankın nişancısı konumunda olmak

Doğu Perinçek yazdı: Tankın nişancısı konumunda olmak

Bir kısım ilericimiz, 24 Temmuz 2015 gününden bu yana Vatan Savaşı'nda sürekli ABD’nin ve PKK’nın yanına düşüyorlar.
Önce PKK’nın söylemini seslendirerek “Saray Savaşı” dediler.
“Uçaklar PKK’yı değil, dağı taşı bombalıyor” dediler.
PKK’nın ağır kayıplara uğradığı görüldü, bu kez “Seçimden sonra yine Açılım sürecine dönülecek” dediler.
Türk askeri ve polisi Hendek Savaşı'na başladı, PKK’yı hendeklerden kurtarmak için halden hale düştüler.
PKK hendeklere gömüldü, bu sefer “Türk Silahlı Kuvvetleri ABD Koridoru'na giremez” dediler.
Girdi, yine ikna olmadılar, “ÖSO ile birlikte girdi, ABD bu harekâtı destekliyor” dediler.
ABD, harekâtın karşısına dikildi, “Türk Ordusu Rakka’ya yönlendirildi” dediler.
Türk askeri, Rakka’ya değil El Bab’a yöneldi, yine bir şeyler söylüyorlar.

TÜRK ASKERİNİN BAŞARISINI İSTEMİYORLAR

Açıkçası, Türk askerinin başarısını istemiyorlar. O kadar ki, açık açık “Asker başarılı olursa, Tayyip Erdoğan güçlenir” demekten utanmıyorlar. Çünkü onların sorunu vatan bütünlüğü değil, Tayyip Erdoğan yıkılsın da isterse ülke bölünsün, düştükleri yer bu. Nitekim bu strateji yüzünden 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde PKK’yı Meclis'e soktular. ABD ile cephe tuttular ve Tayyip Erdoğan’a en büyük hizmeti yaptılar.
CHP yönetimi, bu savaşta ABD cephesindedir ve PKK/PYD’nin koruyucusu konumundadır. Savaşın her adımında bunu görüyoruz.
Bu yazıyı CHP yönetiminin düzeleceği umuduyla yazmıyoruz. Tavırları açık ve kararlı. Ama onlardan etkilenen bir kesim var. Bu insanlar, Türkiye İkinci İstiklâl Savaşı verirken, nasıl oluyor da ABD cephesinde yer alabiliyorlar, şaşırmamak ve acı duymamak elde değil.

KÖR TAYYİP ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI

Onları Vatan Savaşı'nda düşman mevzisine savuran nedir, aydınlatmak gerekiyor.
Olay açık: Körce Tayyip Erdoğan düşmanlığı nedeniyle ABD’nin konumuna sürükleniyorlar. Baş düşman olarak Tayyip Erdoğan’ı belirlemişler. Tayyip Erdoğan yönetimi ise, 24 Temmuz 2015 tarihinden beri, ABD ve PKK’ya karşı Vatan Savaşı mevzisine girdi. Bu mevzi, Türkiye’nin mevzisi. Bu mevzide Vatan Partisi’nin saptamaları ve siyasetleri geçerli. Sevinmek gerekmez mi?
Tarihsel süreçlerde ülke ve millet için doğru siyaset üretmenin birinci şartı, doğru mevzide olmaktır.
Türkiye’nin vatan bütünlüğü için yürüttüğü savaşın karşısında ABD’nin “kara gücüm” diye nitelediği PKK/PYD var. ABD bayrağı altında savaştıklarını artık saklamıyorlar. Tayyip Erdoğan yönetimi de, Türk milletinin safında, ABD emperyalizmine karşı mevzilenmiş durumda. Her olay bunu gösteriyor.
Eskiden BOP Eşbaşkanı'ydı, şöyleydi, böyleydi, doğru. Ama şimdi yeni bir durum var. Bütün mesele, bu yeni duruma göre konumlanmak, yeni duruma göre siyaset üretmek. Amaç ise, vatan bütünlüğüdür, savaşı kazanmaktır. 

KÜRESELLEŞMENİN İDEOLOJİK YIKICILIĞI

Kör Tayyip Erdoğan düşmanlığının ideolojik bir zemini var: 1980 sonrasında vatanseverlik törpülendi. Emperyalist merkezler, Küreselleşme sürecinde milli devletleri tasfiye hedefini önlerine koyunca, vatanseverliği de yıprattılar. Eskiden Atlantik sisteminin baş düşmanı Komünizm idi, 1980’lerden sonra baş düşman Milliyetçilik oldu.
CHP yönetiminin Atatürk’le sorunlu hale gelmelerinin temelinde bu emperyalist siyasete teslim olmaları var. CHP, Türk Devrimi'nin stratejik mevzilenmesini yitirdi. 15 Temmuz gecesi yaşanan şaşkınlıklar da buradan geliyor. Tayyip Erdoğan düşmanlığı, birçoklarını Amerikancı Darbe'nin yanına yuvarladı. Kanıtları duruyor.

ÖN SİPERDE VE NÖBET YERİNDE DÜŞÜNMEK

ABD’nin güdümüne bağlanmış olanları belki şu sıra kurtarma şansı görünmüyor. Ama onlardan etkilenenlere, doğru yerde mevzilenmek için sağlam bir ölçü önerebiliriz: Mehmetçiğin bulunduğu mevziden bakmak.
Her olaya Suriye’nin kuzeyinde ilerleyen tankın nişancısı konumundan bakarsak, doğru duruşlar ve siyasetler üretebiliriz. Çünkü o nişancı her an düşman roketinin hedefidir.
Düşmanla savaşan Mehmetçiğin, Tayyip Erdoğan düşmanlığı yapmak gibi bir lüksü yok. Çünkü o zaman canını dahi verebilir. Mehmetçik, bu savaşta devleti ve hükümeti yanında tutmak zorunda.
Bir başka sağlam mevzi de Güneydoğu’da PKK’nın karşısındaki nöbet mevzileridir. Örneğin PKK’ya karşı dik duran öyle köylerimiz var ki, gece baskına karşı nöbet tutuyor.
Yüksekova Suüstü Köyü Muhtarı Seyyit Tahir, Milli Anayasa Kurultayı’nda yaptığı o etkili konuşmasında Tayyip Erdoğan’a seslenip, “Sayın Cumhurbaşkanı sakın Açılıma dönme, Bölücü Teröre karşı mücadelede kararlılığı sürdürelim” çağrısında bulunmuştu. Salondan bazı itirazlar yükseldi. O itirazda bulunanlar, Bölücü Terörün namlularının menzili dışındalar çünkü. Geceleri mışıl mışıl uyuyabiliyorlar. Bol keseden düşman üretebilirler.
Eğer kendinizi savaşın ön siperlerine yerleştirirseniz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’ye giderken, “PYD’nin Akdeniz’e açılmasına izin vermeyiz” sözünden hoşnut olursunuz. Yok Kör Tayyip Erdoğan düşmanlığında diretiyorsanız, ABD-İsrail-PKK/PYD cephesinde kalabilmek için gerekçe bulma telaşından kurtulamazsınız.
Savaşlarda doğru mevzide çözüm üretmenin güvencesi, düşman namlusunun menzilinde olmaktır. O zaman gözeleriniz açılır, savaşın başarısına kilitlenirsiniz.

YARIN: ÖSO KONUSU


Aydınlık

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.