Erhan Tuncel 'bavulunu' açtı

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili davada, Yargıtay'ın bozma kararından sonra başlayan yeniden yargılamanın ikinci duruşmasında sanık Erhan Tuncel’in savunması alındı.

Erhan Tuncel 'bavulunu' açtı

Gamze Çınlar

Cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen eski polis muhbiri Tuncel, Dink cinayetinin arkasında “dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Masası Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer çetesinin” olduğunu söyledi. Tuncel, “Asrın operasyonu diye sunulan Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının altında yine bu iki şahsın imzası vardır” dedi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanıklardan Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Zeynel Abidin, Ersin Yolcu, Osman Hayal ve Tuncay Uzundal ile Dink ailesinin avukatları katıldı. Duruşmada Yargıtay'ın bozma ilamına karşı sanık beyanları alındı.

'Cinayeti önlemediler'
Yerel mahkemenin verdiği hükümle tahliye edilen ve Yargıtay’ın bozma kararının ardından tekrar tutuklanan Erhan Tuncel, yaptığı ihbarlar sayesinde Hrant Dink cinayetinin engellenebileceğini ama bunun yapılmadığını öne sürdü. "Ben sanık değil tanığım" diyen Tuncel, geçen haftalarda Dink soruşturmasına bakan savcı Muammer Akkaş'a ifade verdiğini hatırlatarak, tanık koruma programına alındığını ve kendisine ruhsat verildiğini söyledi. Tuncel,"Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer verilen bilgiye rağmen cinayeti önlemedi. Jandarmanın bu işi (cinayeti) yapacak kapasitesi yoktur. Benim de cinayetle alakam yok. Beni dublör olarak kullanıyorlar” diye konuştu.

Cerrah ve Güler'i akladı
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'la ilgili konuşan Tuncel, "Rapordan bilgisi yoktur. Ogün'ü (Ogün Samast) konuşturmayı başardı. Tüm ihtimalleri göz önünde bulundurdu. Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler ise delillerin karartıldığı sırada milletvekiliydi. Bir milletvekili bu organizasyonu karartamaz" ifadelerini kullandı.

Tuncel'in savunmasının satırbaşları şöyle:

'Kayıtları sildiler'
“Savcı Muammer Akkaş’a verdiğim ifade ve burada söyleyeceklerimin tüm komisyonlara iletilmesini istiyorum. Savcıya 6 saat yeminli ifade verdim. Bu ifadem de kamerayla kayda alındı. Dink cinayetini Ergenekon üstü bir şebeke işledi. Benimle ulaşabileceğiniz nokta polislerdir. Jandarma ile hiçbir bağlantım yoktur. Trabzon Jandarması'nın Dink cinayetini bildiğini herkes gibi kamuoyu ve mahkemede öğrendim. Şimdi yargılanmakta olan kamu görevlilerinin görevleri ile ele aldığımızda yapı ortaya çıkıyor. Ali Fuat Yılmazer kayıtları silerek kendisine ulaşılmasının önüne geçmiştir. Jandarma ile ilişkili olduğum yaygarasını koparıp emniyetle olan ilşkiyi örtbas etmeye çalışmaktadır. Ayrıca bu şahıs son dönem yapılan birçok şaibeli sahte belge üretilen operasyonlara karar vermiş ve uygulamıştır. Bu iki şahıs (Akyürek ve Yılmazer) cemaati aşan bir konumdadır. AKP'li oldukları söylenir, bu da bir yalandır. Dink cinayetinin aydınlanması için Sayın Başbakan'ın olağanüstü çabası olmuştur. Başbakanlık Teftiş Kurulu'nu (BTK) kurdurarak bu iki şahsın yargılanmalarını istemiş ve sağlamıştır. Ancak bu iki şahıs müfettiş görevlendirerek BTK raporunu işlevsiz kılmıştır. Devlet otoritesini sarsacak tüm operasyonlarda bu iki şahsın imzası vardır.

Dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır, Akyürek'in siciline, "Emniyet'in hizipleşmesi içinde Fethullah Cemaatine yakın, dikkat edilmeli" notu düşülmüştü. (Görselin tam boyunu görmek için tıklayınız)



'Ergenekon, Balyoz operasyonlarının altında imzaları var'
Erhan Tuncel ifadesinde Ramazan Akyürek'in MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Oslo görüşmelerini deşifre ettiğini iddia ederek, savunmasına şöyle devam etti: “MİT'le hükümetin arasını açmaya çalışmıştır. İstihbaratta tek söz sahibi olmaya çalışıp Dink cinayetindeki rolünü örtbars etmek amacıyla kendisinin görevde kalmasını başarmıştır. Ayrıca Hakan Fidan'ın kamuoyundaki itibarını zedelemiştir. Yine aynı şahış KCK operasyonlarıyla 10 binlerce kişiyi tutuklattırıp, PKK'nın siyasallaşmasının önüne geçerek kaos ortamı oluşturmuştur. Yapılan operasyonlarda birçok Dink cinayeti benzeri uygulamaları vardır. Balyoz, Şike, Cübbeli Ahmet Hoca operasyonlarında bu iki şahsın imzası vardır. Asrın operasyonu diye sunulan Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının altında yine bu iki şahsın imzası vardır. İlk başta kamuoyuna 'Türkiye derin yapılarla yüzleşecek' çığlığıyla kamuoyuna duyurulmuş. Kamuoyu hükümet ve cemaatin desteği alınmış, daha sonradan soruşturmalar karman çorman edilerek AKP'ye cemaate karşı olan kişiler değil, kendisine karşı olan kişileri gelişigüzel tutuklatıp hükümet ve cemaate şirin görünerek kendisi ve çetesini yargılatmamıştır. Bu davalardan hem hükümet hem de cemaat olağanüstü şekilde yıpranmıştır. Yine Odatv davası şaibelidir. Kendileri hakkında kitap yazanloar ve yayın yapanları tutuklattırmışlardır. Bugün itibariyle Hanefi Avcı'nın suçsuz olduğu hükümet tarafından kabul görmüş. Yazdığı kitap cemaatten zannettiği bu iki şahıs hakkındadır. Bunları yapan cemaat değil bu iki şahıstır.

Dink cinayeti organizasyonu ne Ergenekon ne hükümet ne cemaat, ne de MİT içindeki bir yapıdır. Sadece Akyürek ve çetesinin imkan ve kabiliyetleri buna müsaittir. Akyürek, ihtiyaç olmadığı halde gruba eleman yerleştirip (beni) daha sonradan altında çalışan çetesiyle birlikte davanın bir numaralı sanığı haline getirip kendisi ve çetesini gizlemiştir.”

Aydınlık dergisinin 4 Şubat 2007 tarihli sayısı:


Avukat: Sorumlu Akyürek
Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu Tuncel'in beyan ettiği Ramazan Akyürek ve emniyet görevlilerinin bu cinayetin işlenmesinde sorumluluk sahibi olduğunu söyledi. Bakırcıoğlu, "Yasin Hayal'in şehre giriş çıkışları takip edilmemiştir. Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı cinayetin nasıl işleneceğini bildiği halde bu cinayetin işlenmesine yönelik sorumluluk sahibidir" diye konuştu. Avukat Fethiye Çetin de Trabzon Emniyet görevlilerinin 2004’ten başlayarak suça doğrudan iştirak ettikleri ve cinayetin üstünü örtmek için delilleri gizlediklerini belirterek "Mahkemenin kararları hiç kimseyi tatmin etmemiş, bundan yargı sistemi zarar görmüştür" dedi.

Mahkeme heyeti, Yargıtay'ın bozma kararının tüm sanıkların beyanlarının alınmasından sonra değerlendirilmesine ve sanıkların tahliye taleplerinin reddine karar vererek duruşmayı 7 Ocak tarihine erteledi.

Aydınlık
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.