Eşikteki büyük bela

Eşikteki büyük bela

Türk tarihinin Anadolu’daki bin yıllık serüveninde fetretlere ve hasta adam imajlarına tanık olunmasına olundu da devlet denilen organizasyon olgusuyla çatışan yüz kızartıcı bir pozisyona hiç düşülmedi. Tersine Türkiye, küllerinden doğduğu yıkılan imparatorluğun borçlarını bile ödeyecek kadar uluslararası onura ve prestije sahip bir ülke olarak tescil gördü.

Oysa bugün bütün bu realiteleri paspas yapan anlayışın sonucu olarak büyük bir belanın eşiğindeyiz.

Evet, Türkiye şimdilerde uluslararası hukukun hedefindedir.

ULUSLARARASI SORUŞTURMA


Suçlandığı konu ise kara para aklamak ve ambargoları delmektir.

ABD Adalet Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma büyük bir hızla sürüyor.

İran ve Sudan bağlamında yürütülen soruşturmada hedef alınan kurumlarımız ise Ziraat, Halk ve Vakıflar bankalarıdır.

Diyeceksiniz ki bankaların soruşturulması niye bela olsun?

Beladır; çünkü beklenen cezalar onlarca milyar dolardır.

Dahası, bu cezaları kamu, yani Türk halkı ödeyecek ve bunun sebep olacağı tahribat zaten sıcak para ile zor ayakta duran ekonomimizi yere serecektir.

Özellikle İran bağlamında petrol kaçakçılığına yorumlanacak hadiseler somuttur ki Türkiye’de yapılan Reza Zarrab eksenli operasyonlarla bu durum tescillidir.

Başka bir anlatımla 17 Aralık hadisesinin bu noktada dış boyutu ya da illiyeti söz konusudur ve fatura mutlak şekilde çıkarılacaktır.

ONLARCA MİLYAR CEZA

Verilecek cezayı ödemez ya da umursamazsak mı?

İşte o mümkün değil, ki bunu Fransız BNP Paribas Bankası bile yapamamıştır.

İran, Sudan ve Küba ambargolarını deldiği belirlenen Fransız bankasına kesilen ceza tamı tamına 9 milyar dolardır.

Sakın Tayyip Erdoğan ricacı olur, afettirir demeyin, bu imkânsız; zira aynı şeyi Fransa Cumhurbaşkanı yapamamıştır.

Benzer akıbet paralel ithamlarla soruşturma kıskacında olan Alman ve bazı İtalyan bankaları için de söz konusudur.

Peki, ödenmezse ne mi olur?

Uluslararası sistemin dışına atılır ve bir günde iflas edip çökersiniz!

Doların ya da Federal Rezervin hükümran olduğu küresel finans sisteminde finans kapitale rest çekme şansınız yoktur ve olamaz.

SONBAHARDA KIYAMET

Hele hele ekonominizin benzini tamamen sıcak paraya dayalı ise böyle bir şeyi aklınızdan bile geçiremezsiniz!

Olacak olan şudur:

ABD cezayı kesip Merkez Bankamızın uluslararası bankalarda tutulan rezervine el konulacaktır.

Cereme ise yukarıda belirttiğim gibi Türk halkına çıkacak; çünkü bırakın böylesine onlarca milyar dolarlık cezayı ödeyecek kaynak, Türkiye mevcut cari açığını kapatmak için her ay ilave 6 milyar dolara ihtiyaç duyuyor.

İşte pek çok çevrenin sonbaharda kıyamet var demesi bunun içindir.

BARZANİSTAN PETROLÜ

Sadece beklenen bu ceza değil, Türk ekonomisinde çarklar artık dönmüyor ve toplanan dolaylı vergilerde büyük düşüşler var... Tayyip Erdoğan’ın “faizi düşürelim” çığlığı bunun için, yani ekonomiyi canlandırıp dolaylı vergi kaybını engellemek adınadır. Evet, Türkiye yıllardır ilk defa geçtiğimiz iki ay eksi vermiştir; lakin buradaki açmaz da faiz inerse sıcak paranın kaçacağı gerçeğidir.

Yapılan uluslararası soruşturma ile alakalı son notumuz Barzanistan ile beraber yapılan petrol kaçakçılğıdır ki bundan da ceza alınması söz konusudur. Maliki’nin konu ile alakalı şikâyeti görüşülüyor.

Evet, görüldüğü gibi Tayyip Erdoğan Türkiye’yi sadece inanç, mezhep, siyasi ve sosyal olarak ayrıştırmadı, aynı zamanda ekonomide ülkeyi uçurumun kenarına getirdi...

Sabahattin Önkibar
Aydınlık


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gökmen mercan - 2 yıl önce
Bıravo aynen abi cok anlamlı
Ve dokunaklı