Gülse Birsel yazdı: Uşaklı bir ailenin, benim ailemin hikayesi

Gülse Birsel yazdı: Uşaklı bir ailenin, benim ailemin hikayesi

Hürriyet yazarı Gülse Birsel, Kurtuluş Savaşı'nın sembollerinden biri olan "Cumhuriyet'i biz böyle kazandık" pankartlı fotoğrafın hikayesini yazdı.

Yazısında "Bu fotoğraf 1933 yılında çekilmiş. O yoksul, Cumhuriyet'i küçük imkânlar ama gururla kutlayan şehir, Uşak. Yani babamın memleketi." ifadelerine yer veren Birsel, "Fotoğraf 1990'ların başında babam bu fotoğrafı evde buluyor" sözlerini kaleme aldı.

İşte Birsel'in 'Uşaklı bir ailenin hikâyesi... Benim ailemin...' başlıklı yazısı

"CUMHURİYET'i biz böyle kazandık" başlıklı, Kurtuluş Savaşı'nın sembollerinden biri haline gelmiş bu meşhur fotoğrafı biliyorsunuz.

Bu fotoğraf 1933 yılında çekilmiş. O yoksul, Cumhuriyet'i küçük imkânlar ama gururla kutlayan şehir, Uşak. Yani babamın memleketi.

Onun babası, yani dedem, İstiklal Savaşı'nda 4 madalya almış Asım Bey. O zaman Kurtuluş Savaşı'nda mücadele edenlere çokça dendiği gibi, lakabı "Mücahit Asım".

"Cihat" kelimesinin şimdi Ortadoğu'da olduğu gibi üzerine bomba bağlayıp masum insanların ortasında patlatmak için kullanılmadığı, bu vatanın bağımsızlığı için mertçe savaşmayı ifade ettiği yıllar.

Dedemin 33 kurşun deliği olan bir pelerini var, ilginç bir savaş anısı olarak sonradan Tarih Kurumu'na bağışlanmış.

Fotoğrafın ilginç ve benimle ilgili hikâyesine gelelim: 1933 yılının Cumhuriyet Bayramı'nda çekiliyor. Uşak'ın ilk fotoğrafçısı Hüsnü Kazım Özler tarafından. Babamın deyimiyle "Foto Kazım".

Fotoğrafta gördüğünüz siyah ceketli, kravatlı adam, babamın kuzeni! Dedem Mücahit Asım'ın eşinin (yani babaannemin) dayısının oğlu Kamil Kabalak. Uşak o zaman Kütahya'ya bağlı bir ilçe ve Kamil Bey de o ilçenin belediye başkanı.



FOTOĞRAF NASIL BULUNDU?

1990'ların başında babam bu fotoğrafı evde buluyor! Resimdeki kuzeni Kamil Kabalak'ın oğlu Hasan Kabalak'a, Ankara'ya yolluyor. Onlar da Genelkurmay Başkanlığı'nın arşivine gönderiyorlar. Fakat arşive yanlışlıkla Ankara'da 1929'da çekilmiş diye kaydediliyor. 2007 yılında, fotoğraftaki Kamil Kabalak'ın yeğeni, (maalesef çok yakın zamanda rahmetli olan) Tuğgeneral Zeki Güngör, dayısının bulunduğu resmi, bir askeri tesiste "Ankara–1929" yazısıyla görüyor. Düzeltilmesi için dava açıyor. Fotoğrafın Uşak'ta çekildiği tespit ediliyor.

Bu topraklarda yaşayan her ailenin, fotoğrafı olmasa da buna benzer onlarca Kurtuluş Savaşı anısı, şehidi, gazisi vardır.

Ama şunu söylemem gerek: Şimdilerde vatandaş ayıran, sevmediğini ülkeden kovan, şunlara vatan haini, bunlara Beyaz Türk, ötekine Bizans Tohumu cart curt diyenler var ya... Yav kimse üstüne alınmıyor güzel kardeşim! Sen o lafı söyleyip milleti birbirine düşman etmeye çalıştığınla, o ibretlik halinle öyle kalıyorsun.

Çünkü harbiden biz fotoğraftaki gibi "Cumhuriyet'i işte böyle kazandık". Şapkalısı, yemenilisi, kravatlısı, sakallısı, saçı kapalısı, saçı görüneni, şalvarlısı, takım elbiselisiyle... Envai çeşit kadın ve erkekle. Milyonlarca, birbirine benzemeyen, ama hepsi de çok vatansever insanla. Yarın bu ülkede canımızın istediği gibi dini bayram kutlayabileceğiz ya. Tatile gideceğiz, kurban kesip, ziyaretler yapıp çikolata filan ikram edeceğiz ya hani... İşte hepsi Atatürk ve bu insanların sayesindedir!

Ha, bu memleketten toprak koparıp başka ülke kurmak isteyen, bunun için eline silah alıp terör yaratanlar, bir zahmet sınırdan çıkıp beğendiği herhangi bir coğrafyada kendi çapında girişimlerde bulunabilir. Ama onları ayrı tut, geri kalan bütün vatandaşlar, fikirlerinden, hayat tarzlarından, ırk ve mezheplerinden, oy verdikleri partiden bağımsız olarak, fevkalade bizdendir, gayet yerli ve millidir, baş tacıdır.

Ben ve benim gibilere de bazen Beyaz Türk filan deniyor ya. Hatta kimileri ileri gidip kendince daha aşağılayıcı şekilde "Beyazlar" diye hitap ediyor. Kurtuluş Savaşı olurken bizlerin aileleri İngiliz'le Fransız'la işbirliği yapıp, Paris'te beyaz şarap içip beyaz çikolata filan yemiyorlardı. Kurşun yiyorlardı! Bir de bulabilirlerse mısır koçanı filan. Misal, annemin babası, savaşta açlıktan ölmek üzereyken bir tarlada tek mısır koçanı bularak hayatta kalmış. O koçan sayesinde yürümeye devam edip birliğine yetişmiş. Anlatabildim mi? Siyaset uğruna birbirimize isim takıp hangimiz daha makbul ve değerli vatandaşız diye ayırmayı bırakalım mı artık? Çünkü biz Cumhuriyet'i, resimde de görüldüğü gibi, böyle kazandık: Çok zor!

Birbirimize "Bizans bilmem nesi", "Şu renk Türk, "Defolup gidecekler" diye laklak edersek, o isim taktığın adam tak diye şu tarz bir fotoğraf çıkarır koyar ortaya, sana çok fena kapak olur.

Herkese iyi bayramlar!'


ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Levent Tarsuslu - 1 yıl önce
Bravo Gülse Bilsel ! Sana daha bir farklı gözle bakacağım bundan böyle.Son zamanlarda şunu çok canlı bir şekilde gözlemliyorum;Milli ve Gayrımilli saflaşması teoride kalmıyor artık,ete kemiğe bürünüyor.Gülse Birsel'i Avrupa Yakası'da hem oyuncu hemde metin yazarı olarak tanıdım.O zaman çok beğeni ile izlediğimi hatırlıyorum.Her oyuncu bir yıldızdı ama espriler de harikaydı.Gülse'nin esprileri olmasaydı tutulmazdı diye düşünüyorum.Ama o zaman diziye eleştirim salt Nişantaşı yaşamını konu etmesiydi.Gülse bu donanımını ve zekasını yani sanatını keşke tüm Türkiye'nin sorunları için kullansa diyordum.Bu sabah yazısını okuyunca güzel bir bayram hediyesi almış gibi oldum.Cumhuriyetçiler Vatan ve Cumhuriyet için birleşmeli.iyi bayramlar dileğiyle.
Avatar
Nurcan - 1 yıl önce
Helal sana Gülse Birsel
Avatar
Elif Hatun - 1 yıl önce
O kadar net ve içten bir yazı ki... Aklına sağlık çılgın kız
Avatar
Yaşar Tülüş... - 1 yıl önce
Bravo...Gülse Bilsel...Bu Fotoğrafı...CUMHURİYETİ BİZ KURDUK Diyen...VE BU FOTĞRAFI CANLI-CANLI ÇEKİLMİŞ Diye!...Sunanlara DERS OLsun...BO FOTO Bir ANİMASYONDUR...:TEMSİLİDİR...MERMİLER TAHTADANDIR...LATİN ALFABE KABUL EDİLMİŞTİR...Yine de Bir YANLIŞI Düzelteceğim Galiba....O SİYAHLI KRAVATLI ADAM...UŞAK BELEDİYE BAŞKANI DEĞİL... UŞAK VALİSİDİR...Bu Animasyon O kadar Beğenilmiştir ki, ÇEŞİTLİ illerde Yerlerde DEFALARCA Kullanılmıştır!...
Misafir Avatar
b.kala - 1 yıl önce @Yaşar Tülüş...
nereden biliyorsun animasyon olduğunu. çıkıp birisi orijinalini gösterirse ne diyeceksin. bilip bilmeden atıp tutmayın. ayrıca genelkurmay arşivinde orijinali olduğu söyleniyor. ayrıca bildirilen kişi vali olsa ne olur, belediye başkanı olsa ne olur. senin rahatsız olduğun konu tahmin ediyorum gülse Birsel'in vurgu yaptığı konular değil mi? yapılan ayrımcılık, halkı çeşitli bölümlere ayırma, bölücülük yapılması ve birilerinin suçlanmasına değindiği için gülse birsele saldırıyorsun. yemezler, ülkeyi mustafa kemal Atatürk ve arkadaşları herkesin eşit olduğu, halkları ayrıştıran değil birleştiren ve türk vatandaşlığı potasında birleştiren büyük bir lider olduğunun göstergesidir. şimdikiler gibi değil senin anlayacağın. eğer Atatürk ve beğenmediğiniz cumhuriyet olmasaydı sinema filmi çekilen "OSMANLI DEVLETİ" sineması gerçek olacaktı. padişah bir sembol, ülkeyi İngiliz, abd ve İsrail yönetecekti. belki de istediğiniz buydu sizin. yaşasın türkiye cumhuriyeti ve ulu önder Atatürk.
Avatar
Barış - 1 yıl önce
Gülse seni öpüyorim öpüyorum öpüyorim! Süper yazmışsın!