banner863

Hikmet Çiçek'ten Soner Yalçın'a açık mektup

Hikmet Çiçek'ten Soner Yalçın'a açık mektup

Aydınlık gazetesi yazarlarından Hikmet Çiçek, bugün köşesinde 'Soner Yalçın'a açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazısında 'Bu bir sınıf mücadelesidir' diyen Çiçek, Soner Yalçın'ın 8 Kasım'da Sözcü gazetesindeki "Cumhuriyet gazetesi" başlıklı yazısında yer alan bazı ifadelere değindi.

Çiçek'in yazısı şu şekilde:

Sevgili Soner, Sözcü’de 8 Kasım günlü “Cumhuriyet gazetesi” başlıklı yazında, “Cumhuriyet’teki ‘meleklerin cinsiyetini’ konuşma zamanı değil; Cumhuriyet’teki iktidar tartışmalarına son verip, içten gönüllülükle gazeteyi ve yazarlarını savunma vaktidir. ‘Bizden değilse yıkılsın’ anlayışı doğru değildir... Gün Cumhuriyet’le dayanışma günüdür. Çünkü... Mevzubahis olan basın özgürlüğüdür” diyorsun.

Aydınlık’ta Cumhuriyet gazetesi hakkında yazılan haber ve yorumlara değişik tepkiler geliyor. “Cumhuriyet’e operasyon yapılırken böyle yazılır mı?” diyenler oluyor, “az bile yazdınız” diyenler de. Bu arada Aydınlık’a, Cumhuriyet’teki “değişim” süreci ile ilgili yeni bilgiler de ulaşıyor.

AYDINLIK MI TUTUKLADI?

Akın Atalay, “Aydınlık gazetesi sevdalıları” diyor. Vakıf Başkanı Orhan Erinç 6 Kasım 2016 günü Berin Nadi’yi anma töreninde yaptığı konuşmada, “bu saldırıların yolunu açan uygulanmasını kolaylaştıran kişiler, ya Aydınlık gazetesi’nin köşe yazarı ya da Ulusal Kanal Televizyonu’nun programcılarıdır diyebiliyor. Cumhuriyet dünkü başyazısında Aydınlık’ı “Yeminli Cumhuriyet düşmanı” ilan ediyor. Sanırsınız ki, Cumhuriyet yönetici ve yazarlarına tutuklama kararını Aydınlık vermiştir! Sevgili Soner,Biliyorsun, hayatımın uzun bir bölümünü cezaevinde geçirdim. Son olarak Ergenekon tertibinde 6 yıl yattım. Hiçbir insanın, buna şimdi tutuklanan Cumhuriyet yöneticileri, yazarları, çizerleri de dahil, haksız yere “içeride” bir gün bile kalmalarına vicdanım “evet” demez.

SINIF MÜCADELESİ

Akın Atalay, Hikmet Çetinkaya ya da Can Dündar ile kişisel bir meselemiz yok. Bazıları, Aydınlık’ın Cumhuriyet yöneticilerine karşı haberlerini iki gazete arasındaki rekabete veriyorlar. Gazeteler arasında rekabet olur ama Cumhuriyet’le böyle bir derdimiz de yok. Lütfen şunu görünüz. Melih Cevdet Anday, Oktay Akbal, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, İlhan Selçuk, Server Tanilli, Tahsin Yücel, Mustafa Ekmekçi, Mehmed Kemal, Uğur Mumcu, Ümit Zileli, Orhan Birgit, Adnan Binyazar,

Turgay Fişekçi, İnci Aral, Ülkü Tamer, Bekir Coşkun geleneği/çizgisi, yok artık Cumhuriyet’te. Onların yerini, ikincicumhuriyetçi liberaller aldı. Cumhuriyet’i yıktılar, şimdi karşımızda “Yeni Cumhuriyet” var.

Bu bir sınıf mücadelesidir. Sınıflar arasındaki bir mücadele. Amerikan emperyalizminin işbirlikçisi bir örgüt ile, FETÖ örgütü ile, ona karşı çıkanlar ve ona kol kanat gerenler arasındaki bir mücadele. Terör örgütü PKK’ya karşı çıkanlarla, ona 
ayfalarını açanlar arasındaki bir mücadele.Gerisi laf-ü güzaf!

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emrah X - 3 hafta önce
Hikmet Çiçek söylemek istediklerimizin sözcüsü ve tercumanı olmuş bu yazıyla. Eline sağlık. Soner Yalçın mesleki duygusallık segiliyor, onu da anlıyorum ama kısa ve geçici bir depreşme olacak diye umut ediyorum.
Avatar
keramettin can bilek - 3 hafta önce
Hikmet Çiçek'in gazetecilik ve yazarlık kıdemi Soner Yalçını soluksuz bırakır. Soner Yalçın sadece bir yazardır, gazetecidir. Hikmet Çiçek ise gazeteciliğin yanında bir çok artısı olan biridir. Devrimcidir. Soner Yalçın Hasan Yalçınları unutmuş çoktan.