banner863

İşçi Partisi'nden Acil Özgürlük Paketi

İşçi Partisi’den, uzun tutukluluğa çözüm ve yeniden yargılamaya ilişkin yasa önerisi. İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mehmet Cengiz, “Acil Özgürlük Paketi” adı altında topladıkları dört maddelik öneriyi milletvekillerine gönderdiklerini bildirdi.

İşçi Partisi'nden Acil Özgürlük Paketi

 F tipi yapılanma eliyle yargı üzerinden,Orduya ve milli güçlere karşı sürdürülen tertiplere herkesin karşı çıktığını söyleyen İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Cengiz, "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" diyerek, sorunun çözümü için yapılması gereken yasal değişiklik önerisini açıkladı.

Bu önerilerini bütün milletvekillerine gönderdiklerini belirten Cengiz'in açıklaması şöyle:

Başbakanından Adalet Bakanına, Meclis Başkanından Ana Muhalefet liderine değin herkes, Özel Görevli Mahkemeler üzerinden yürütülen tertiplerden söz ediyor. Orduya ve milli güçlere kurulan kumpastan bahsediyor.
Ancak, aylardır bu kanunsuzluklara son verecek somut adım atılmadı.

Bugün öncelikle yapılması gerekenler belli:

- Yargısız infaza dönüşen uzun tutukluluklara son verilmelidir. Azami tutukluluk süresinin, "2 + 1 = 3 yıl" olduğu kabul edilmelidir.

Mevzuatımızda yasal dayanağı bulunmayan ve temyiz aşamasındaki tutukluluğu tutukluluktan saymayan "tutuklu" ve "hükmen tutuklu" ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.

- Tasfiye halindeki Özel Görevli Mahkemelerin geçici bir hükümle görevlerini sürdürmesine olanak tanıyan düzenleme ve kapatılmış bu mahkemeleri bir başka adla kuran yasa hükümleri yürürlükten kaldırılmalıdır.

Özel Görevli Mahkemelerin görevlerinin sona erdiği 2 Temmuz 2012 tarihinden sonra verdiği kararlar, kesinleşmiş olsa dahi görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde yeniden ele alınmalı ve davalar yeniden görülmelidir.

İşte, "Acil Özgürlük Paketi"nde öncelikle yer alması gereken zorunlu düzenlemeler bunlar.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!

Uzun tutukluluğa son verilmesi, Özel Görevli Mahkemelerin kaldırılması ve yeniden yargılamaya ilişkin gerekçeli yasa değişiklik önerimizi ekte sunuyoruz. Herkesi göreve çağırıyoruz.

Gerçekten sorumluluk duyuluyorsa, bu somut önerinin gerçekleşmesi için bir hafta yeterlidir.

ACİL ÖZGÜRLÜK PAKETİ

Uzun tutukluluğa son verilmesi,
Özel Görevli Mahkemelerin kaldırılması
ve yeniden yargılamaya ilişkin yasa değişiklik önerisi :


Madde 1.

(1) 5271 sayılı kanunun 102. maddesinin 2. fıkrasında geçen 'uzatma süresi' ibaresi, 'tutukluluk süresi' olarak değiştirilmiştir.

(2) Aynı maddenin 3. fıkrasının sonuna; 'Bu maddede öngörülen sürelerin hesabında, hüküm kesinleşinceye kadar tutuklulukta geçen süreler dikkate alınır' cümlesi eklenmiştir.

Madde 2.

(1) 6352 sayılı kanunun Geçici 2. Maddesinin 4, 5 ve 7. fıkraları ile 3713 sayılı kanunun 10. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) 5271 sayılı kanunun mülga 250. maddesine göre görevlendirilmiş mahkemelerce, bu mahkemelerin görevlerinin sona erdiği 02.07.2012 tarihinden sonra verilmiş kararlar, kesinleşmiş olsa dahi, görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde yeniden ele alınır ve bu davalar yeniden görülür.

Madde 3.

Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4.

Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

Özel Görevli Mahkemeler eliyle sürdürülen yargılamalarda, ölçüsüz tutukluluk, yargısız infaza dönüşmüştür.
Mevzuatımızda bulunmadığı halde, bazı Avrupa ülkelerindeki düzenlemelerden esinlenerek yapılan "tutuklu" ve "hükmen tutuklu" ayrımıyla temyiz aşamasındaki tutukluluğun tutukluluktan sayılmaması bu durumu daha da ağırlaştırmıştır.

Bu nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102. maddesinde değişiklik yapmak gerekmiştir.
Öte yandan; Özel Görevli Mahkemelerin, 2 Temmuz 2012 tarihinde kapatıldıkları halde ellerindeki davaları bitirmekle özel olarak görevlendirilmesi ciddi sakıncalar yaratmıştır. Tasfiye halinde iken verdikleri kararlar, kamuoyunda haklı tepkilere neden olmuştur.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan Özel Görevli Mahkemelerle ilgili düzenlemeler 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na aktarılarak, bu mahkemelerin bir başka adla görevlerini sürdürmeleri kabul edilemez. Bunların da kapatılmaları ve yargılamaların olağan mahkemelerde yapılması gerekmektedir.

Tasfiye halindeki Özel Görevli Mahkemelerin, kapatıldıkları 2 Temmuz 2012 tarihinden sonra yaptıkları işlemler, verdikleri kararlar, kamu vicdanında haklı tepkilere neden olmuştur.

Bu nedenle, bu mahkemelerin kapatıldıkları tarihten sonra verdikleri kararlar, kesinleşmiş olsa dahi doğal mahkemelerde yeniden ele alınmalı, bu davalar yeniden görülmelidir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Tutuklulukta Geçecek Süre”ye ilişkin 102. maddesi, madde metninde yer alan ifade bozukluğundan dolayı, gerekçesine aykırı sonuçlar doğurmuştur. Maddenin 2. fıkrasında öngörülen tutukluluk süresinin, zorunlu hallerde 1. fıkrada olduğu gibi yarısı kadar uzatılabileceği; böylece "2 + 1 = 3 yıl" olacağı öngörülmek istenmişken; "tutukluluk süresi toplam üç yılı geçemez" yerine, "uzatma süresi toplam üç yılı geçemez" denildiğinden, yasa koyucunun iradesine aykırı şekilde, "2 + 3 = 5 yıl" olarak anlaşılmış ve böyle uygulanmıştır.
Oysa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bu düzenlemenin gerekçesinde:
“Tutuklamada geçen sürenin, makul olması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5 inci maddesinde öngörülmüş bir temel ilkedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bazı kararlarında görüldüğü gibi, tutukluluğun bu makul süreyi aşması, tazminat ödenmesini gerektirmektedir.
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararların, tüm Avrupa ülkelerince göz önünde tutularak, kanunlarında gerekli değişikliklerin yapıldığı bilinmektedir.
“Bu hususlar göz önünde tutularak maddede;
"...
“Ağır cezalı işlerde ise en fazla iki yıl tutuklama süresi öngörülmüştür.
"...
“Madde, bütünü ile şüpheli ve sanık haklarını koruma amacına yöneliktir” denilmektedir.
Kaldı ki, bir sürenin uzatmasının, aslından fazla olması düşünülemez ve kabul edilemez.
Öte yandan; ulusal mevzuatımızda "tutuklu" ve "hükmen tutuklu" ayrımı bulunmamaktadır. Kişi hakkındaki hüküm kesinleşinceye kadar tutuklulukta geçirdiği sürenin, yasada öngörülen bu azami süreden mahsubu gerekir. Aksi, masumiyet karinesi ile de bağdaşmaz. Bazı Avrupa ülkelerinin mevzuatlarında yer aldığı için, o ülkelerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında geçen bu ayrım, sorgulanmaksızın ithal edilmiş ve uygulanmıştır. Bu uygulama, aslında bir tedbir olan tutukluluğun, yargısız infaza dönüştürülmesine olanak tanımıştır.
Bu nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102. maddesinde bu değişiklikler yapılmıştır.

Madde 2.
Sakıncalı bulundukları için kaldırılan Özel Görevli Mahkemelerin, geçici bir hükümle ellerindeki davaları yürütmeleri ve karara bağlamaları ciddi sakıncalar yaratmıştır. Tasfiye halindeki bu mahkemeler, bağımsız mahkemeler; burada görev yapan yargıçlar da, ellerindeki işleri bitirmekle özel olarak görevlendirilmiş olduklarından doğal yargıç kabul edilmemişlerdir.

Bu durumda, bu mahkemelerin kapatılmalarına karar verildiği tarihten sonra, yani 2 Temmuz 2012'den sonra verdikleri kararların, bunlar kesinleşmiş olsalar dahi yeniden ele alınması, bu davaların yeniden görülmesi gerekmektedir.
Ancak, yeniden yapılacak bu yargılamaların adil olması ve güvenilirliğinin sağlanması için, bu mahkemeleri ad değiştirerek yeniden kuran 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinin de yürürlükten kaldırılması ve gerek bu yargılamaların ve gerekse bundan sonraki yargılamaların, doğal hakimlerle olağan mahkemelerde yapılması zorunlu görülmüştür.

Madde 3.
Bu düzenlemelerin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği öngörülmüştür.

Madde 4.
Bu kanun hükümleri, Bakanlar Kurulu'nca yürütülecektir.

ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
VATAN SAGOLSUN - 3 yıl önce
cengiz bey lutfen bukunku "bekir coskunun" yazisini okuyunuz" turkiye'de bugun oligarsi donemi yasanmaktadir,yargi sisteminin buharlasip uctugu bir sistemde bosuna cabalar-okuyun ve chp'nin halini bilin