İslam adına İslam'ı vurdular!

İslam adına İslam'ı vurdular!

Aydınlık gazetesi yazarı Doğu Perinçek bugünkü köşesinde Fransa'daki mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yapılan kanlı saldırıyı yazdı.

Perinçek'in yazısı şöyle:

Paris’te İslam adına İslamı vurdular.
Bu terör eyleminin kurbanları, evet Fransızlardır, ama asıl kurbanlar, Avrupa’da yaşayan Müslümanlardır. Afrikalısıyla, Arabıyla, Farsıyla, Asyalısıyla ve en başta da Türküyle bütün müslümanlar, şimdi ırkçı ve yobaz nefretinin hedefi haline getirildiler.
Öncelikle Fransız halkının ve Avrupa’da yaşayan herkesin acısını paylaşıyoruz. Başsağlığı diliyoruz.

MÜSLÜMANLARI SORGULAYAN EKONOMİK SÜREÇ
Olay üzerine Eski Almanya Başbakanı Helmut Schmidt’in yazdıkları ister isemez akla geliyor. Özellikle Die Maechte der Zukunft ve Die Selbstbehauptung Europas adlı kitaplarında, geleceğin dünyasında Avrupa’nın yerini tartışır. Karamsardır. Avrupa’nın 21. Yüzyılına bakar ve umudu yoktur. Avrupa, her alanda iddiasını kaybetmektedir. Ekonomik gidiş, ister istemez Avrupa’daki yabancı işgücünün sorgulanmasını gündeme getirecektir. İşsizliğin yükselmesi karşısında kabak Müslümanların başında patlayacaktır. Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Türkiye’den gelen yabancı işçiler, kaçınılmaz olarak Avrupa’daki ırkçı ve dinci bağnazlığın hedefi olacaklardır. O nedenle Müslüman işgücünün kabul edilmesi, Avrupa açısından yanlış olmuştur. Bunlar, Helmut Schmidt’in görüşleridir ve sarsıcı ekonomik krizlerin eşiğinde bulunan dünya ve Avrupa koşullarında çok ciddî uyarılar içermektedir.

HIRİSTİYAN ZENGİNLER KULÜBÜ
Batı Avrupa ekonomisinin ufuklarına baktığımız zaman, Müslüman işgücü ve hatta girişimciler için iç açıcı işaretler göremiyoruz. Ekonomik bunalımlar ve artan işsizlik, Avrupa’da çalışan Müslümanların ülkelerine geri gönderilmesi talebini gündeme getirecektir.
Bugün Avrupa’da ırkçılık ve yobazlık, somut olarak Müslüman ve Türk düşmanlığı olarak sahne alıyor. Avrupa Birliği, köklerini “Hıristiyan Uygarlığı”na bağlamaktadır. Bayrağı bile bunu dile getiriyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Kabul edilmeyişi iki nedenle açıklanıyor. Birisi Zenginler Kulübünde değil, ikincisi Hıristiyan değil, Müslüman.

MÜSLÜMANLARI VURUR
Paris’teki terör eylemini kim yaptı, iki günde belli olur. Ama kimin yaptırdığı çok daha önemli bir sorudur.
Hazreti Muhammet gibi insanlık tarihinin büyük bir insanına yöneltilen hakaretler, bırakalım Müslüman Dünyasını, insanlık değerleri açısından da ayıbın ötesinde rezilliktir. Ancak buna tepki, insan öldürmek olamaz. Bu eylem, insanlığı Hz. Muhammet’e saygıya çağırmıyor, Avrupa’daki ırkçı ve yobaz bağnazlığını Müsülümanlara karşı kışkırtıyor.
Avrupa’da İslam adına terör, döner Müslümanları vurur. Zaten Müslümanlara karşı bağnazlığın ekonomik zemini var. Bu zemine bir de nefreti katmak, Müslümanların hayrına değildir. İnsanlığın da hayrına değildir.

AVRUPA UYGARLIĞININ DEĞERLERİ
Fransız halkının acısını paylaşıyoruz. Ancak bunun ötesinde Avrupa’da demokratik devrimlerin değerlerini elbirliğiyle yaşatma göreviyle karşı karşıyayız. Dinsel ve millî hoşgörü, inanç ve kanaatlere saygı, toplumları inciten davranışlardan kaçınmak, düşünceyi açıklama özgürlüğü, hangi inanç ve milletten olursa olsun herkese eşitlik ve saygı, bugün Avrupa’da yaşayan herkesin öncelikli ihtiyacıdır, en başta Müslümanların elbette.

DEMOKRATİK DEVRİMLERİN
ÇAĞIMIZDAKİ ÖNCÜLERİ
Demokratik devrimler, kapitalizmin öncüsü olan Avrupa ve Kuzey Amerika’da başladı. Ancak 20. Yüzyılın başından beri artık demokratik devrimlerin coğrafyası, AsYa, Afrika ve Latin Amerika’dır. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa, dünya gericiliğinin merkezi haline geldi. Bu durumda, Mazlumlar Dünyasının insanları, Avrupa’da hoşgörü ve özgürlüğün en güvenilir gücüdür. Ancak onlar, Avrupa’nın asıl sahipleri olan halkların demokratik geleneğiyle birleşmek durumundadırlar.
Avrupa uygarlığının demokratik mirası, ne olursa olsun kendi anayurdunda da ölmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Perinçek-İsviçre Davası’nda verdiği karar, bu açıdan gerçek Avrupalıların deyişiyle “Çok cesurdur, mükemmeldir ve umut vericidir.”

İNSANLIK CEPHESİ
Elbette bütün dünyada, ama özellikle Avrupa’da, hoşgörü, kardeşlik, barış ve karşılıklı anlayış için bir İnsanlık Cephesi oluşturmak, önemli bir görev. Burada özellikle Afrikalı, Ortadoğulu, Asyalı göçmenlere büyük iş düşüyor. Özellikle de Türklere. Çünkü Türkler, Asya’da millî demokratik devrimin başını çektiler. Atatürk Devrimiyle yarattığımız insancıl ve laik birikim, Avrupa için de bir güvencedir.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
drobga - 2 yıl önce
öncelikle dindar biriyim saldırıyı kınıyorum ama şunu söylüyorum benim inancım hz.i̇sayi kötülememe izin vermez.çünkü günahtır.bir ateist bir yahudi olsam bile ben insanların değer verdiği uğruna göz yaşı döktüğü bir peygamberi asla kötülemem.bu fransız dergisine tek diyeceğim umarım aynı yanılgaya düşüp aynı karikatürleri paylaşmazlar.saygı duymazsan saygı görmezsin
Avatar
misafir - 2 yıl önce
bu gibi müslümanlık ve insanlık karşıtı, profesyonelce tezgahlanmış olaylara alıştık zaten de, benim korktuğum şey, 2015 ve 2016 senelerinde bu sahtekarca saldırıların artması ve bunun küresel bir dini ve etnik savaşa dönüşmesi. bunu körükleyen şer güçleri güçlerine güç katarkeni masumlar ölmeye devam ediyor. sözde "yeni dünya düzeni" tamamlandığında, sanırım gerçek savaş başlayacak. ama bu kez savaş masumlara karşı değil, bu şer odaklarına karşı. inşallah aptalca hollywood filmleri, iğrennç müzikleriyle geldikleri yere giderler bu figuranlar. ülkemizin işgaline güçleri yetmez çünkü önünde her ne kadar para delisi bankerler/iş adamları olsa da, arkamızda "yüce hak" var.