Kılıçdaroğlu, Beştepe'ye neden gittiğini açıkladı


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu özel bir televizyon kanalında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları;

Beştepe'deki liderler zirvesinde 'Cadı avı' endişesini dile getirdim.  Hükümet doğal olarak darbe girişimine karşı hukuku çalıştıyor, önlem alıyor. İktidar yetkileri dağıtırken belli unsurlara dikkat etmeli. Savcılar kamuoyu gözünde soru işaretleri yaratmamalı. Darbeciler hukuk içerisinde yargılanmazsa devletin darbecilerden farkı kalmaz.

"DEMOKRASİNİN UZLAŞMA KÜLTÜRÜ OLDUĞUNU UNUTMUŞTUK"

Siyasi partiler olarak kendilerimiz oturup özeleştiri yapmalıyız. Özeleştiri yaparsak birbirimizi daha iyi anlarız. Türkiye öyle bir atmosfere sürüklenmişti ki, iktidarın söyledikleri doğru, muhalefetin her söylediği yanlış algısı oluşmuştu.Birbirimizi dinlemeliyiz. Demokrasinin uzlaşma kültürü olduğunu unutmuştuk. Demokrasilerde insanlar bir masanın etrafında oturur görüşünü beyan eder ve uzlaşır. Biz bu süreçte uzlaşmayı bekliyoruz. Bu konuşmayı sadece sözlerimizle değil yüreğimizle de yapmalıyız. 

SINAV SORULARININ ÇALINMASI

Sınav sorularının çalındığı söyleniyor. Ben bununla ilgili milletvekili arkadaşlarımı da görevlendirmiştim bu konuyu araştırmaları için. Sınav sorularının çalınmasıyla ilgilil dosyaların büyük kısmı kapatıldı. Sınav soruları çalınıyor belli bir gruba dağıtılıyor. Bunlar doğru değil.

BEŞTEPE'YE NEDEN GİTTİ?

Demek ki bir özeleştiri ihtiyacımız var ve bunu yapmalıyız. Dün Hayati Yazıcı'nın konuşması da önemliydi. Demek ki uzlaşma kültürünün demokrasinin vazgeçilmezi olduğunu fark ettik. Önemli olan bu sıcak atmosferin ötesine geçtiğimizde de devam etmesi.

Darbe sonrası yaşananlar malum. Ertesi gün Ankara'ya döndüm. Parlamentoda bir toplantı vardı. Konuşma yaptık. Ertesi gün sayın Cumhurbaşkanı aradı. Darbeye karşı olan tavrımız dolayısıyla teşekkür etti. Darbeye karşı çıkmak siyasi partilerin görevidir. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı'nın özel kalemi arayarak Saray'a davet etti. Biz de arkadaşlarımızla konuştuk. Olağanüstü bir durum olduğu için Saray'a gittik. Dört siyasi parti liderinin de orada olmasını isterdim. Sonuçta şöyle bir tablo var. Yapılan görüşmeler, hükümetin verdiği bilgiler, bizim görüşlerimizin alınması gibi ortak bir memnuniyetle toplantı yapıldı.

"HDP'NİN DE BEŞTEPE'DE OLMASI GEREKİYORDU"

HDP liderinin de orada olmasına yarar görüyorum. 5 Milyon oy alan bir siyasi partinin ağırlıklı olarak Kürt kardeşlerimizin verdiği oylar. Parlamentonun yayınladığı darbe karşıtı bildiriye onlar da imza attılar. Dolayısıyla darbeye karşı olanlar, demokrasiyi savunanlar aslında Türkiye'nin tüm siyasi partileri. Türkiye'de grubu olsun olmasın bütün siyasi partiler darbeye karşı ortak tavır koydular. Bu bizim demokrasi tarihinde bir ilkimizdir. Kimseye haksızlık edilmemesi gerekiyor. 

"BEŞTEPE'DE YARGI BAĞIMSIZLIĞININ ÖNEMİNDEN BAHSETTİM"

Yargı bağımsızlığının önemini Beştepe'deki zirvede ifade ettim. Önümüzdeki süreçte grupbaşkanvekilleri bir araya gelerek bir mutabakat sağlayabilirler. Bizim anayasa ile ilgili düşüncelerimiz belli. Biz anayasanın ilk 4 maddesinin korunmasını istiyoruz. Türkiye'nin tümüyle darbe hukukundan arınması gerektiğini savunuyoruz.

"ER VE ERBAŞI LİNÇ ETMEK DE SUÇ"

Türkiye'nin AB'deki demokratik standartları yakalaması gerekiyor. Anayasa değişikliğinde sadece yargı ile ilgili düzenlemeler olacak. Hakimler veya savcılar tarafsızlıklarına gölge düşürmemeli. Darbecilerin yaptığı suç ama bir er ve erbaşı link etmek de suç.

İDAMIN YENİDEN GETİRİLMESİ

İdam olayını yeniden gündeme getirmemiz AB'de kaygı yarattı. Umarım hükümet idam gibi bir çılgınlığa imza atmaz.

HÜKÜMETE 'CANLI YAYIN' ÇAĞRISI

Hükümete çağrım, duruşmalar canlı yayınlansın. Yargılamaların canlı yayınlanmasını istiyoruz. Duruşmalar canlı yayınlansın. Bir süre için TRT'nin bir kanalı duruşmaları canlı yayınlayabilir. Gazetecilerin gözaltına alınması yargılama sürecine gölge düşürür.  Toplum gazetecilere darbeci kimliği yapıştırırsa çok büyük haksızlık olur. Balyoz'da haber kaynağınğ kimse sorgulamadı, hukuk çifte standardı kabul etmez.

BALYOZ VE ERGENEKON MAĞDURLARININ YENİDEN GÖREVE GETİRİLMESİ ÖNERİSİ

Bu durum bizim de önerilerimiz arasında. Taksim manifestosunun bir maddesi de buna ait.  Balyoz, Ergenekon gibi davalarda pek çok masum insan yargılandı ve çok acılar çekti. Biz onlara sahip çıktığımız için de bize darbeci dediler. Bu davaların kumpas olduğu ortaya çıktı. Bu devlet adaletli bir devletse onlara haklarını vermeli. Kaybedilen itibarları yeniden kazandırılmalı. 

"İSTİHBARAT DEĞİL YÖNETİM ZAAFİYETİ VAR"

Sayın Cumhurbaşkanı darbe girişimini eniştesinden öğrendiğini, Binali Yıldırım eşten dosttan ilk bilgileri aldık dediler. Herkes bilgi alıyor ancak devlet katından bilgi alan yok. Bu devlette liyakat sisteminin çöktüğünü gösteriyor. Hava Kuvvetleri Komutanı da eşinden bilgi aldığını söylüyor. Sayın Davutoğlu da aldığı bilginin MİT Müsteşarı'na suikast diye bilgi aldığını söylüyor. Aslında ortada bir istihbarat değil yönetim zaafiyeti var. İşi ehline vermezseniz, devlet içindeki yapıyı sağlıklı oluşturmazsanız bunun adı yönetim zaafiyetidir.

"DEVLETİ İNŞA SÜRECİ YENİDEN BAŞLAMALI"

Biz olsaydık böyle bir şeyin yaşanmasına izin vermezdik. Kim görevini yapmıyorsa da görevden alırdık. Görevini yapmıyorsa, işini yapmıyorsa, demokratik sisteme kumpas kuruyorsa bunun bir şekilde alınıp devre dışı bırakılması gerekiyor. Devleti yeni inşa sürecinin başlaması gerekiyor. Eğitim sistemimiz çökmüş vaziyette. Hiçbir anne-baba eğitim sisteminden memnun değil. Tepeden tırnağa yenilenmesi gerekiyor. 


Kaynak: Ajans Haber
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.