Kim bu adaylar?

Cumhuriyet; bizzat Meclis eliyle, Amerikan denetimli gericilik ve bölücülüğe teslim edildi. Cumhurbaşkanlığı adaylarının belirlenme süresi saat 17.00 itibariyle doldu. Erdoğan, İhsanoğlu ve Demirtaş'ın dışında yeni bir aday için yeterli imza toplanamadı. Bu tabloda, seçim 3 aday arasında geçecek. Türkiye'nin önüne konulan 3 ismin ikisi Amerikancı islama, diğeri ise bölücülüğe hizmet ediyor. Ortak noktaları ise politikalarının merkezinde ABD denetimi olması!

Kim bu adaylar?

Türkiye 10 Ağustos'taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Amerikan denetimli gericilik ve bölücülüğün ellerine bırakıldı.

537 milletvekilinin bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 20 imza toplanamadı, Atatürk Türkiyesi'nin adayı olacak yeni bir isim çıkartılamadı. Bu sonuç, 10 Ağustos seçimine 3 adayla girilmesine neden oldu.

Adaylar, AKP'nin belirlediği Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin partilerinden bağımsız olarak öne sürdükleri Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP'li Selahattin Demirtaş. 3 ismin de buluştuğu nokta, ABD denetimli politikalar! 3 isim var ancak tek siyaset seçime giredecek.

Siyaset sahnesinde yer alması, ardından Başbakanlığa kadar yükselmesi ABD ile temasları sonucu gelişen Erdoğan 12 yıllık iktidarının her aşamasında bu bağımlılığını ortaya koydu.

Parti içinde kuvvetli tek adam görüntüsü verse de uluslararası alanda ABD ve İsrail'le her dönem sıcak ilişkiler kurdu.

Erdoğan'ın yanı sıra Çankaya'ya aday yapılan Ekmeleddin İhsanoğlu, kamuoyuna "çatı aday" adı altında dayatıldı. Oysa İhsanoğlu ne CHP ne de MHP'nin kurullarında belirlendi. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ikilisinin CHP ve MHP tabanına rağmen öne sürdüğü İhsanoğlu'nun bugüne kadar ki en önemli destekçisi Fethullah Gülen cemaati oldu.

Erdoğan-İhsanoğlu ikilisi 10 Ağustos yarışında rakip gibi görünse de, yol arkadaşlığı hiç bitmedi. 1980'li yıllardan bu yana İhsanoğlu ile aynı siyasal düzlemde hareket eden Erdoğan, onun İslam Konferansı Örgütü'ne Genel Sekreter seçilmesini de sağlayan kişiydi.

Uluslararası görevi sırasında, ABD politikaları dışına çıkmayan İhsanoğlu, Sivas Katliamı, Haziran eylemleri gibi konularda da AKP ile asla ters düşmedi. Oratdoğu politikalarında da, ABD'nin kontrolündeydi.

Çankaya'yı kuşatan 3'üncü hamle ise, HDP'den, yani bölücülüğün siyasal kanadından geldi. Selahattin Demirtaş ismi Köşk'e aday gösterildi. Demirtaş, Erdoğan-Öcalan ortaklığında yürütülen açılım sürecinin önemli akörlerinden biri oldu.

CHP'nin İhsanoğlu'nu aday göstermesi sol oyların Demirtaş yönelmesini sağlayacak  HDP'nin oy oranını yükseltmesi PKK'nın siyasallaşmasının ve bölünme taleplerinin artmasını sağlayacak.

Türkiye bu tabloyla, 3 yarışanı, tek kazananı olan bir tabloyla karşı karşıya kaldı.

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bumin göktürk - 2 yıl önce
türkiyemizin içine düşürüldüğü ampül felaketi henüz geçmiş değil. öncelikli amaç bu felaketin yaralarını sarmak, ulus kimliği ve türk devletini yeniden bina etmek olmalıdır. ulusal siyasetlerin birliği ile ampül patlatılır ve yargı önüne çıkarılırsa , bu ülke bizim daha çok seçimler olacaktır.
Avatar
che - 2 yıl önce
2 gerici + 1 bölücü = 3 yıkıcı
Avatar
serp - 2 yıl önce
3 ü de türk degil !
Avatar
UFUK - 2 yıl önce
3 vatansız!