Nihat Genç yazdı: Gurban, bir de hele, barış nedir

Nihat Genç yazdı: Gurban, bir de hele, barış nedir

Ulusal Kanal programcısı usta gazeteci yazar Nihat Genç, "barış" kelimesinin içinin boşaltıldığını, herkes tarafından iğrenilen bir hale geldiğini yazdı.

Barışın PKK tehdidinin PKK şantajının ekranlardaki silahı olduğunu belirten Genç, "Dünyalıların anladığı 'barış’ta terör yok, şantaj yok, tehdit yok, katliam yok, dünyalıların bildiği barış’ta hukuk var eşitlik var yurttaşlık var kardeşlik var bölüşüm var. Otuz yıllık yazarlık hayatlarında sarımsak görmüş vampir gibi bir tek yurttaşlık kelimesini kullanmaya çekinmiş insanlar, bir kez ırk dil din ayrımsız imtiyazsız eşitlik ve bölüşüm üzerine tek bir yazı dahi kaleme almamış insanlar, bize barış dersleri veriyor." ifadelerini kullandı.

Odatv'de yayımlanan, "Gurban, bir de hele, barış nedir" başlıklı yazısında yazılı ve görsel basının durumuna değinen Genç, "Barış dedikçe ekrandasın, barış dedikçe kahraman özgürlükçü gazetecisin." dedi.

Nihat Genç'in yazısı şöyle:

PKK ve PKK destekçisi yazarların dilindeki ‘barış’ kelimesi iç savaşın en korkunç ‘sembolü’ haline çoktan geldi.

Barış, diyalog, masaya oturmak, bunlar, PKK’nın savaş stratejisi.

Barış kelimesi çoktan Türkiye’ye diz çöktürmek, Türkiye’yi bir terör örgütüyle masaya oturtmak, Türkiye’den özerk federal etnik imtiyazlar neyse toprak ve siyasi tavizler kopartmanın adı, bilmeyen duymayan kaldı mı?

Bir kelimecik içini doldurun, neyin barışı…

Masaya kim oturacak?

Kiminle diyalog kurulacak?

Ve ne müzakere edilecek?

BARIŞ KELİMESİNDEN ARTIK HERKES İĞRENİYOR

Otuz yıldır kullandığınız PKK ’nın iç savaş stratejisi barış kelimesinden artık herkes iğreniyor. Ekranda PKK destekçisi yazarlar barış kelimesiyle konuşunca milletin barış’tan kusması geliyor.

İçi boş ne anlam ifade ettiği belli olmayan her PKK’lı yazarın ağzına doladığı bir ‘barış?’ lafı otuz senedir dönüp duruyor?

Nedir barış, ne olursa barış oluyor, bir cümlecik şu barışın içini açın, birkaç kelimecik söyleyin.

Deyinki şunlar olursa ‘barış’ olur, biz de anlayalım.

Hala ekrana çıkmış hala Şirin Payzın Ezgi Başaran ağızları hala sallıyorlar, hala ne olduğunu kimsenin bilmediği barış lafıyla piyasa yapıyorlar.

Hala barış lafıyla milleti sersem ahmak sanıyorlar, hala barış lafıyla özgürlükçü kahramancılık oynuyorlar… Hala barış kelimesiyle akıl veriyorlar.

Kim barıştan söz ediyorsa, bu barışın ne olduğunu nasıl olduğunu olabileceğini bir iki cümle söylemesi gerekmez mi?

BARIŞ, PKK TEHDİDİNİN PKK ŞANTAJININ EKRANLARDAKİ SİLAHI

İşte yıllarca gittiler geldiler masanın her türlüsüne oturmadılar mı, ne oldu, Apo, madde madde ortaya koydu, ‘öz savunma gücü’ istiyoruz, dedi.

Hem barış hem bir etnik yapının silahlandırılması ne demek?

Hem barış diyorsun hem PKK’ya güneydoğuda asker polis olma imtiyazları ve silahlanma hakkı veriyorsun.

O küçücük zekalarıyla hala barış lafıyla algı oluşturma derdindeler.

Terör örgütü kanlı eylemler yapacak, koro ‘barış’ kampanyası başlatacak.

Terör örgütü tehdit edecek, koro ekranlarda barış festivalleri başlatacak.

Terör örgütü çoluk çocuk dağa kaldıracak, koro, ayağa kalkıp ‘siz faşistler siz çatışmacılar, sizin yüzünden’ diyecek…

Barış, PKK tehdidinin PKK şantajının ekranlardaki silahı.

Bir de dünyalıların normal insanların bildiği bir ‘barış’ var.

Dünyalıların anladığı barış’ta terör yok, şantaj yok, tehdit yok, katliam yok, dünyalıların bildiği barış’ta hukuk var eşitlik var yurttaşlık var kardeşlik var bölüşüm var…

Otuz yıllık yazarlık hayatlarında sarımsak görmüş vampir gibi bir tek yurttaşlık kelimesini kullanmaya çekinmiş insanlar, bir kez ırk dil din ayrımsız imtiyazsız eşitlik ve bölüşüm üzerine tek bir yazı dahi kaleme almamış insanlar, bize barış dersleri veriyor.

BARIŞ DEDİKÇE EKRANDASIN

Bu topraklar üzerinde yaşayan herkes bütün hak alanlarında siyasi ve sosyal olarak eşittir, diyememiş, barış’ı hep bir PKK terör örgütü hep etnik ırkçılığın konusu yapmış insanlar, şimdi bize ‘barış’ öğretiyor…

Barış, ekranlarda sahtekarların iç bayıltıcı melodramına çoktan dönüştü.

Bir de ne bilmişler ne burnu havada hödükler sormayın.

Her PKK kanlı eyleminden sonra ekranda hala millete ‘barış’ nutku çekiyorlar.

PKK’nın ekran sözcüleri içi boş barış laflarını edince biz de vay be adama helal olsun, ne büyük adam barış diyor, deyip, boyun eğeceğiz.

‘Irkçılığı’ din yapmış bir etnik silahlı örgütün ‘barış’ sözcülerine inanacağız.

Amerika’yı ve silahları arkasına alıp otuz yıldır kendi halkını acımasızca öldüren insanların ‘barış’ teranelerine hala bu millet inanacak…

Ve hala, ortalık, barış lafını papağan gibi ağızlarına aldıkça kendini kahraman gazeteci büyük özgürlükçü, büyük insanlık düşünürü sanan ucuz kolpa yazarlardan geçilmiyor.

Kolayını bulmuşlar, bakmışlar ki barış lafının uyuşturucu etkisi bayağı iş yapıyor.

Barış dedikçe ekrandasın, barış dedikçe kahraman özgürlükçü gazetecisin.

Terör örgütünün kucağında mıyım beni bu ekranda bu barış laflarıyla kim oynatıyor, diye tek kelime kendini sorgulamayacaksın…

Barış mı, he valla doğru diyon gurban, biz cahal köylü faşo insanlık düşmanı katil olduğumuz için ne bilek barışı marşı… Bak gene Aydın Doğan’ın tivisinden telefon ettiler, bu akşam programa gel, Allah rızası için bu cahal millete beş-on tane daha barış lafı bir ediver, memleket dün geceden bugüne uyumadı senin ekranda bu sefer kaç tane barış lafı edeceğini merak ediyor.

Bak gurban dün gece saydım yüzeli tane barış lafı geçirdin, bugün yazını okudum, otuzüç tane.

Bu akşam yeni bir rekor bekliyorum, şöyle beş yüz tane barış döktür, millet yazar gazeteci memleket evladı görsün.

ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.